Sonu PALI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "palı" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. Sonu palı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında palı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde palı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

AVRUPALI

7 harfli kelimeler

POMPALI, RAMPALI

6 harfli kelimeler

ÇAPALI, KAPALI, SOPALI, TAPALI, TIPALI, ARPALI, TOPALI, YAPALI, ZOPALI

4 harfli kelimeler

PALI

Bazı kelimelerin anlamları

PALI

Büyük kazık. Ağaç dalı. Pahalı.

TAPALI

Tapa konmuş olan, tıpalı.

ZOPALI

Geniş yollu bir çeşit kumaş: Nenesinin zopalı enterisini giyinmiş.

TOPALI

Bir kale önündeki açıklık.

ARPALI

Artvin kenti, Şavşat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Bayburt ili, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Gaziantep ilinde, İslâhiye ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Gümüşhane şehri, Torul ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kars şehrinde, Digor ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kütahya kenti, Dumlupınar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sivas kenti, Kangal belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Şanlıurfa şehrinde, Bozova belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Şanlıurfa ilinde, Hilvan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Trabzon kenti, Köprübaşı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

KAPALI

Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. İçe dönük yaradılışta olan. Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Geçilmez durumda olan. Açık olmayan (giyecek). Bulutlu, karanlık (hava). Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Başı örtülü (kadın). Gizli, saklı.

YAPALI

Konya kenti, Cihanbeyli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Sivas kenti, Ulaş ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

ÇAPALI

Çapalanmış (yer). Çapası olan.

RAMPALI

Yokuşu olan.

SOPALI

Elinde sopası olan.

POMPALI

Pompası olan.

AVRUPALI

Avrupa'da yaşayan, Avrupa halkından olan kimse. Avrupa'ya özgü, Avrupa ile ilgili olan.

TIPALI

Tapalı.

  -   -   -  

Anlamında PALI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PALI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BOT

Küçük gemi. Ağaç, plastik veya kauçuktan yapılmış küçük sandal. Uzun konçlu, kapalı ayakkabı.

AVRUPAİ

Avrupalılara özgü, Avrupalılara benzer, Avrupalılar gibi.

BARINMAK

Doğa etkilerinden korunmak için kapalı bir yere sığınmak. Bir yerde yatarak geceyi geçirmek. Yerleşmek, yaşamak için uygun şartlar bularak oturmak. Çevresiyle uyumlu, dirlik içinde yaşamak. Soyut kavram bir yerde etkili olmak, gelişecek ortamı bulmak.

AVRUPALILAŞMAK

Avrupalıların düşünce, davranış ve yaşantılarını benimsemek.

ÇEPEL

Kir, bulaşık, çamur, pislik. Bozuk, kapalı (hava). Ürüne karışmış yabancı madde. Çalı çırpı.

BULANIK

Bulanmış olan, duru olmayan. Açık seçik görünmeyen, net olmayan. Muş iline bağlı ilçelerden biri. Donuk, anlamsız, fersiz (bakış). Niteliği tam anlaşılmayan. Bulutlu, kapalı (hava). Bulanmış, duru olmayan bir biçimde.

BEDESTEN

Kumaş, mücevher vb. değerli eşyaların alınıp satıldığı kapalı çarşı.

ANIŞTIRMAK

Bir şeyi açıkça söylemeyip üstü kapalı anlatmak, dolaylı anlatmak, ima etmek, ihsas etmek.

APOKALİPTİK

Anlaşılmaz, kapalı, karanlık (söz veya yazı).

ÇIKMAZ

Sonu kapalı, çıkış yeri olmayan, hiçbir yere ulaşamayan yol, sokak. Çözüme ulaşmayan, çözüm yolu olmayan.

BOĞUNUK

Kısık, boğuk. Sıkıntılı, kapalı, donuk.

BİLMECE

Bir şeyin adını anmadan niteliklerini üstü kapalı söyleyerek o şeyin ne olduğunu bulmayı dinleyene veya okuyana bırakan oyun, muamma. Bilinmeyen şey, muamma.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ÇEMBER

Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Yazma, yemeni, başörtüsü. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.

BRIÇKA

Üstü kapalı, kışın kızak olarak kullanılan tek atlı, yaylı hafif araba.

BAĞLI

Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

AMPUL

İçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişe. İçinde sıvı durumda ilaç bulunan, kapalı cam tüp.

AHIR

Evcil büyükbaş hayvanların barındığı kapalı yer, hayvan damı.

BOŞANMAK

Karı ve koca mahkeme kararı ile birbirinden ayrılmak. Dertlerini, yakınmalarını anlatmak. Sıyrılmak, kurtulmak. Kapalı bir yerde bulunan insanlar birden dışarı çıkmak. Hayvan, başlığından, koşum takımından veya bağından kurtulmak. Baskı altında gergin duran bir şey, birden ve hızla kurtulmak. Bol bol akmak.