Sonu PALAMUT ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "palamut" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu palamut ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında palamut olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde palamut olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

PALAMUT

Uskumrugillerden, ortalama 1-2 kilogram gelen, eti esmer, büyüklüğüne göre "Çingene palamudu, torik, sivri, altıparmak, piçuta" adlarını alan, pulsuz bir balık, sivri (Pelamys sarda). Rulo biçiminde hazırlanmış kopya. Yurdumuzda yetişen meşe türlerinin uzunca, fındığa benzeyen, sert ve pürüzlü, bir yüksük içinde bulunan, tanen bakımından zengin meyvesi, pelit.

YAYLAPALAMUT

Antalya kenti, Kalkan bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

  -   -   -  

Anlamında PALAMUT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PALAMUT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ZİNDANDELEN

Palamut balığının iki kilodan ağır olanı.

ALTIPARMAK

Bir tür iri palamut balığı. Bu kumaştan yapılmış olan gelin giysisi. Ayrı renkte altı yolu olan kumaş.

SİVRİ

Ucu keskin ve batıcı olan. Genel tutumun veya geleneklerin dışında kalan, göze batıcı özelliği olan, aşırı. Ucuna doğru gittikçe incelen. Palamut.

ISKARMOZ

Gemilerin kaburgalarını oluşturan eğri ağaçların adı. Kürek takmak için kayık ve sandalın yan kenarına dikine yerleştirilmiş ağaç çubuk. Vücudu yuvarlak, uzunca, pullu, burnu sivri, küçük palamut boyunda bir balık (Sphyraena sphyraena).

ALABARAK

Palamut yiyen bir kuş.

PİÇUTA

Bir tür iri palamut balığı.

ARABACIBOZKÖY

Manisa ilinde, Palamut nahiyesine bağlı bir yer.

ALAFARLAK

Palamut ve çokça mısır yiyen alacalı bir çeşit kuş.

PELİT

Meşe ağacı. Bu ağacın meyvesi, palamut.

ACIK

Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Keder, ıstırap, elem. Merhamet, şefkat. Hiddet, gazap, öfke. Sıkıntı, eziyet: Şu işi görürken bana acık etme. Yaban armudu, ahlat. Sumak yaprağı, nar, ceviz, palamut kabuğu, şap gibi şeylerden yapılan ve içine boyanacak bez atılan sıvı. Azıcık, biraz. Acı, dert, ıstırap.

ALAFALAK

Palamut ve çokça mısır yiyen alacalı bir çeşit kuş. Alelacele, düzensiz. Güvercine benzeyen bir çeşit orman kuşu.

ALAĞABAK

Saksağan. Palamut, mısır yiyen ve sesleri taklit eden bir çeşit kuş.

GAROZ

Palamut ve toriğin iç organları.

BALEMİT

Palamut, çam ve meşe ağacının, meyvesi.

ALAKABAK

Boşboğaz, sözünde durmaz. Serseri, işsiz güçsüz, boş gezen. Palamut yiyen, sesleri yansıtan karga büyüklüğünde bir çeşit kuş.

PALAMUTLAMAK

Deriyi, sepilemek için palamut doldurulmuş çukura yatırmak.

KAYINGİLLER

İki çeneklilerden, palamut diye adlandırılan, meyveleri yüksüksü bir kadehçik içinde duran, kayın, meşe, kestane vb. kerestelik orman ağaçlarını içine alan bir familya, palamutlular.

TORİK

İri palamut balığı (Palemye sarda).

PALAMUTLAMA

Palamutlamak işi.

LAKERDA

Palamut, torik vb. balıklardan dilim dilim kesilerek yapılmış olan salamura.