PAKLA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "pakla" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. pakla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu pakla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pakla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

PAKLANMAK

8 harfli kelimeler

PAKLAMAK, PAKLANMA

7 harfli kelimeler

PAKLAĞU, PAKLAMA, PAKLAVA, PAKLAVI

6 harfli kelimeler

PAKLAK

5 harfli kelimeler

PAKLA

Bazı kelimelerin anlamları

PAKLA

Bakla. Bakla, fasulye.

PAKLANMA

Paklanmak işi.

PAKLANMAK

Temizlenmek.

PAKLAVI

Baklava.

PAKLAMA

Paklamak işi.

PAKLAVA

Baklava.

PAKLAK

İçinde paklama işlemi yapılan yer.

PAKLAMAK

Arıtmak.

PAKLAĞU

Baklava.

  -   -   -  

Anlamında PAKLA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PAKLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KIRPIŞTIRMAK

Göz kapaklarını çabuk çabuk açıp kapamak, kırpıp durmak.

MAKAS

Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç, sındı. Birbirine komşu iki demir yolu hattını hemen bunların uzantısındaki üçüncü hatta bağlamaya yarayan alet. Mobilyalarda yukarıdan aşağıya doğru açılan kapakları yatay konumda tutmak amacıyla yapılmış mafsallı, kollu kapak aracı. Su topunda iki ayağın teker teker yarım daire biçiminde çevrilmesiyle yapılmış olan bir hareket. Çatı ve köprülerde genellikle ağaç veya çelikten yapılan, ağırlığı karşılıklı iki ayağa veya duvara aktaran çatılmış kiriş sistemi. Üst uçları birbirine bağlı, alt uçları açık olan iki direkten kurulmuş, ağırlık kaldırma düzeni. Dirsek. Çalma, kırpma. Bazı araçlarda üst üste konulmuş birkaç yassı çelikten yay. Bazı eklem bacaklı hayvanların ön ayaklarında bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç. Birbirini kesen demir yolu kavşağı.

PÜRÜZALIR

Bir borunun ağzına biçim vermek, genişletmek veya çapaklarını, pürüzlerini almak için kullanılan, çevresinde kesici yüzü bulunan alet, rayba.

KALAMAZO

Banka, ticarethane vb. yerlerde kullanılan ve cilt kapakları özel bir düzen ve anahtarla gevşetilip sıkıştırılabilen defter.

ÇITÇIT

Üzerinde dikili bulundukları şeyin iki kenarını üst üste getirerek birleştirmeye ve tutturmaya yarayan, iki parçadan yapılmış metal nesne, fermejüp, kopça. Mobilya kapaklarını, kapıları kilitleme ve sürgülemenin dışında kapalı tutmaya yarayan ve az bir kuvvetle açılıp kapanmasını sağlayan iki parçalı metal veya plastik araç. Kadınların saçlarını daha uzun göstermek için taktıkları ek şaç.

KAYPAKLAŞMA

Kaypaklaşmak işi.

MİTRAL

Kalpte sol kulakçık ile sol karıncık arasında bulunan kapakla ilgili.

KIPMAK

Göz kapaklarını çabucak açıp kapamak, kırpmak.

LAHİT

Duvarları taş ya da tuğladan, üstü taş bir kapakla örtülü mezar. Taş veya mermerden oyma mezar.

KIRPIŞMAK

Göz kapakları çok ışıktan sık sık kırpılmak. Işık yanıp söner gibi olmak.

ARITMAK

Temizlemek, temiz duruma getirmek, paklamak. Katışıksız duruma getirmek, tasfiye etmek.

TEMİZLENMEK

Temiz duruma gelmek, arınmak, paklanmak. Kumarda öbür oyuncu veya oyuncularca bütün parası alınmak. Ortadan kaldırılmak, öldürülmek. Sakıncalı bir durum, iş düzelmek, bitmek. Kadınlarda aybaşı durumu sona ermek.

FAR

Taşıtların ön bölümünde bulunan, kısa ve uzun mesafeyi aydınlatmaya yarayan ışık düzeneği. Kadınların süs için göz kapaklarına sürdükleri çeşitli renkte boya, düzgün.

BRANDA

Ambar kapaklarının veya filikaların üzerine örtülen, muşamba benzeri, su geçirmez, kalın bez, branda bezi. Gemilerde tayfa ve erlerin yattığı dikdörtgen biçiminde, astarlanmış bezden yapılan, halatlarla bir yere tutturulan asılı yatak.

KIRPMAK

Parçalara ayırmak, kesmek, kırkmak. Göz kapaklarını açıp kapamak, kıpmak. Kesinti yapmak, tutumlu davranmak.

ÇAPAKLANMA

Çapaklanmak işi.

KIPIŞTIRMAK

Göz kapaklarını üst üste birçok kez açıp kapamak.

ÇİZME

Çizmek işi. Koncu diz kapaklarına kadar çıkan bir ayakkabı türü.

MENTEŞE

Kapı, pencere, mobilya kapakları vb. açılır kapanır şeylerde kullanılan, bir mille birbirine tutturulmuş, biri sabit, öbürü hareketli iki parçadan oluşmuş metal parça, reze.

AÇACAK

Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.