Kelimeler arşivi içinde; başında "oğaz" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. oğaz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu oğaz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde oğaz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
OĞAZ
Üvez ağacı ve meyvesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde OĞAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOĞAZLATMAK
Boğazlama işini yaptırmak.
ASMAK
Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak. Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. Üzerine takınmak, kuşanmak.
BOĞAZLAMA
Boğazlamak işi.
GICIK
Boğazda duyulup aksırtan, öksürten yakıcı kaşıntı. Sözleriyle, davranışlarıyla karşısındakini kızdıran, sinirlendiren, sıkan (kimse). Beyaz renkli, dağlıç koyununa benzer vücut yapısında, kuyruğu son omurlara kadar yağ kitlesi ile kaplı ve bu sebeple alt kısmı yuvarlakça görünen, kaba, karışık yapağılı bir tür koyun.
BOĞAZLAŞMAK
Birbirini boğazlamak. Kıyasıya dövüşmek.
BOĞUŞMAK
Birbirinin boğazına sarılmak, dövüşmek. Çabalamak, altından kalkmaya çalışmak, uğraşmak. Mücadele etmek.
BOĞAZLANMAK
Boğazlama işine konu olmak veya boğazlama işi yapılmak.
ARGIT
Geçit, boğaz, dağ boğazı, derbent. Keklik tutmakta kullanılan, tahtadan kapanların yan taraflarına bağlanan ağaç parça.
AĞIZLAMAK
Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.
ANJİN
Boğaz mukozasının şişmesi, boğak, hunnak.
BOĞAZKESEN
Bir boğazı savunmak için deniz kıyısında yapılmış olan hisar.
BADEMCİK
Boğazın iki yanında birer tane bulunan, badem biçimindeki organ.
BOĞAZLAŞMA
Boğazlaşmak işi.
GEVEZE
Çok konuşan, çenesi düşük, gevşek ağızlı, lafçı, lafazan, zevzek, lakırtı ebesi, ağız kavafı, lakırtı kavafı, çene kavafı, cır cır, çaçaron. Sır saklamayan, boşboğaz, ayran ağızlı.
CIZIRDAMAK
"Cızır" diye ses çıkarmak, cızıldamak. Boğazındaki gıcıktan dolayı kesik ve ince ses çıkarmak, cızıldamak.
BOĞAZSIZ
Boğazı olmayan. Çok az yemek yiyen, iştahsız (kimse).
BOĞAZLI
Boğazı olan. Çok yemek yiyen, yemek isteği çok olan, iştahlı.
BOŞBOĞAZLIK
Boşboğaz olma durumu.
BOĞAZLAMAK
Hayvan veya insanı boğazından keserek öldürmek. Gaddarca, kan dökerek öldürmek.
HIÇKIRIK
Çok yemek yeme veya sinirsel bir nedenle ve istemsiz olarak diyafram kasının kasılmasıyla hava akciğerlere geçerken boğazdan çıkan ve düzgün aralıklarla tekrarlanan ses. Çok ağlandığında çıkan ses.