OVALA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ovala" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. ovala ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ovala ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ovala olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

OVALANMAK, OVALATMAK

8 harfli kelimeler

OVALAMAÇ, OVALAMAK, OVALANMA, OVALATMA

7 harfli kelimeler

OVALAMA

6 harfli kelimeler

OVALAK

5 harfli kelimeler

OVALA

Bazı kelimelerin anlamları

OVALA

Yemli, yemsiz olta.

OVALAMAK

Ellerini bir şeye ya da birbirine sürtmek. Ezmek veya ufak parçalara ayırmak. Sertçe ovmak.

OVALANMA

Ovalanmak işi.

OVALATMAK

Ovalama işini yaptırmak.

OVALATMA

Ovalatmak işi.

OVALAMAÇ

Eritilmiş yağa ekmek doğrayarak yapılan bir çeşit yemek.

OVALAK

Keçi yavrusu, oğlak.

OVALANMAK

Ovalama işine konu olmak. Kendi kendini ovmak.

OVALAMA

Ovalamak işi.

  -   -   -  

Anlamında OVALA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OVALA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KOVALANMAK

Kovalama işine konu olmak.

KIŞ

Kuzey yarım kürede 22 Aralık-21 Mart tarihleri arasındaki zaman dilimi, sonbaharla ilkbahar arasındaki soğuk mevsim. Çok soğuk hava. Tavuk vb. kümes hayvanlarını kovalamak için çıkarılan ses.

KOŞMAK

Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. Koşuya çıkmak. Birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. Bir yere ivedilikle gitmek. Birini, bir işte görevlendirmek. Hayvanı çekeceği arabaya, sabana vb.ne bağlamak.

BASILA

Basımcılıkta, provalar için "basınız, basılsın" anlamında kullanılan bir söz.

KOVALANMA

Kovalanmak işi.

OVALIK

Ovası olan, ovalarla kaplı.

DÜZELTİCİ

Basılmak üzere dizilmekte olan bir eserin provalarını düzeltme ile görevli kimse, düzeltmen, musahhih.

SOBE

Genellikle kovalamaca, saklambaç vb. çocuk oyunlarında, ebeden önce davranıp daha önce kararlaştırılmış yere ulaşıldığında söylenen söz.

ANITMAK

Vurmaya niyet etmek, korkutmak kasdiyle vuracakmış gibi yapmak. Aptal aptal, şaşkın şaşkın bakarak durmak, baka kalmak. Elle kovalamak, ürkütmek: Arıyı anıtma büsbütün azar. Bön bön, aptal aptal bakmak. Anlatabilmek, aklına koymak. İşi özensiz yapmak. İlgisiz davranmak.

KIŞKIŞLAMAK

Genellikle kümes hayvanlarını "kış kış" diye kovalamak. Uzaklaştırmak.

KOŞMACA

Birbirini kovalayarak oynanan bir çocuk oyunu.

KOVALAYIŞ

Kovalama işi.

GÜDELEMEK

Ardına düşmek, kovalamak, sürmek.

KOVMAK

Sert veya küçük düşürücü sözlerle gitmesini söylemek, savmak, defetmek. İşine son vermek, görevinden atmak, uzaklaştırmak. Bir yerden sürüp çıkarmak, kovalamak. Varlığına son vermek, ortadan kaldırmak. Gözetmek.

OVMAÇ

Hamuru ovalayarak yapılmış olan kırıntılarla pişirilmiş çorba. Taze tarhana.

KOVALAMA

Kovalamak işi.

AFKALAMAK

Hırpalamak, dövmek: Çocuğu afkalama. Dayaktan sersemlemek, sarsılmak, afallamak. Karıştırmak, alt üst etmek, kabartmak: Fazla afkalama, içini dışına çıkardın. Örselemek, buruşturmak, hırpalamak. Ovalamak: Şu benim çamaşırları da afkalayıver.

KOVALANIŞ

Kovalanma işi.

ARIYICI

Bakıcı. Arayıcı. Kuyuya düşen kovaları çıkarmak için kullanılan çok uçlu çengel.

DÜZELTİ

Düzeltme işi, tashih. Basılmakta olan bir eserin provaları üzerinde özel düzeltme işaretleriyle yanlışları gösterme, tashih.