Kelimeler arşivi içinde; başında "oval" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. oval ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu oval ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde oval olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
OVALANMAK, OVALATMAK, OVALBUMİN, OVALBÜMİN
OVALAMAÇ, OVALAMAK, OVALANMA, OVALATMA, OVALIBAĞ
OVALAMA
OVALAK, OVALIK, OVALİS
OVALA, OVALI
OVAL
OVAL
Yumurta biçiminde olan, yumurtamsı, söbe, beyzi. Özellikle elips gibi iki simetri ekseni olan kapalı eğrinin oluşturduğu şekil.
OVALA
Yemli, yemsiz olta.
OVALANMA
Ovalanmak işi.
OVALIK
Ovası olan, ovalarla kaplı.
OVALİS
Oval, yumurtamsı, yumurta biçiminde olan.
OVALAMAÇ
Eritilmiş yağa ekmek doğrayarak yapılan bir çeşit yemek.
OVALATMAK
Ovalama işini yaptırmak.
OVALBÜMİN
Yumurta akının esas proteini olan bir glikoprotein.
OVALANMAK
Ovalama işine konu olmak. Kendi kendini ovmak.
OVALAMAK
Ellerini bir şeye ya da birbirine sürtmek. Ezmek veya ufak parçalara ayırmak. Sertçe ovmak.
OVALBUMİN
Yumurtanın akında bulunan bir albümin türü. Yumurta akında bulunan başlıca protein.
OVALAMA
Ovalamak işi.
OVALI
Ovada yaşayan, ova halkından olan.
OVALATMA
Ovalatmak işi.
OVALAK
Keçi yavrusu, oğlak.
OVALIBAĞ
Niğde şehrinde, Çiftlik ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde OVAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KIŞKIŞLAMAK
Genellikle kümes hayvanlarını "kış kış" diye kovalamak. Uzaklaştırmak.
BARBUNYA
Barbunyagillerden, kırmızı pullu, beyaz etli, kemikli bir balık, barbun (Mullus barbahıs). Taneleri yuvarlak, oval veya yassı, kırmızı benekli, bir tür fasulye.
OVMAÇ
Hamuru ovalayarak yapılmış olan kırıntılarla pişirilmiş çorba. Taze tarhana.
KOVMAK
Sert veya küçük düşürücü sözlerle gitmesini söylemek, savmak, defetmek. İşine son vermek, görevinden atmak, uzaklaştırmak. Bir yerden sürüp çıkarmak, kovalamak. Varlığına son vermek, ortadan kaldırmak. Gözetmek.
DÜZELTİCİ
Basılmak üzere dizilmekte olan bir eserin provalarını düzeltme ile görevli kimse, düzeltmen, musahhih.
KOVALANMA
Kovalanmak işi.
KOŞMACA
Birbirini kovalayarak oynanan bir çocuk oyunu.
KIŞ
Kuzey yarım kürede 22 Aralık-21 Mart tarihleri arasındaki zaman dilimi, sonbaharla ilkbahar arasındaki soğuk mevsim. Çok soğuk hava. Tavuk vb. kümes hayvanlarını kovalamak için çıkarılan ses.
RAGBİ
On beşer kişilik iki takım arasında oval bir topla oynanan oyun.
KOVALAMA
Kovalamak işi.
KOVALANIŞ
Kovalanma işi.
KOVALAYIŞ
Kovalama işi.
BEYZİ
Yumurta biçiminde, söbe, oval.
GÜDELEMEK
Ardına düşmek, kovalamak, sürmek.
KOVALANMAK
Kovalama işine konu olmak.
KAUÇUK
Gövdesi odunsu, öz suyu yapışkan, süt kıvamında, yaprakları oval biçimli, parlak ve kalın, sıcak ülke bitkisi, lastik ağacı, kauçuk (Ficus elastica). Bu maddeden yapılmış. Amerika, Asya ve Afrika'nın çeşitli ağaçlarından, özellikle lastik ağacından veya bazı petrol artıklarının birleşiminden elde edilen, dayanıklı ve esnek madde. Doğal kauçuktan hazırlanan dolgu gereci. Oturma ve yatma mobilyalarında esneklik sağlar.
KARTUŞ
Merminin arkasından namluya sürülen bezden veya kartondan barut kesesi, hartuç. Yazıcıya yerleştirilen mürekkep dolu tüp. Resim yazıda kralın adını diğerlerinden farklı bir biçimde göstermeyi sağlayan oval çerçeve. Dolma kalem içine yerleştirilen mürekkep dolu tüp.
KOŞMAK
Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. Koşuya çıkmak. Birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. Bir yere ivedilikle gitmek. Birini, bir işte görevlendirmek. Hayvanı çekeceği arabaya, sabana vb.ne bağlamak.
DÜZELTİ
Düzeltme işi, tashih. Basılmakta olan bir eserin provaları üzerinde özel düzeltme işaretleriyle yanlışları gösterme, tashih.
BASILA
Basımcılıkta, provalar için "basınız, basılsın" anlamında kullanılan bir söz.