Sonu ORUZ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "oruz" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu oruz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında oruz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde oruz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

BAŞLIYORUZ

5 harfli kelimeler

FORUZ, HORUZ, KORUZ, MORUZ

4 harfli kelimeler

ORUZ

Bazı kelimelerin anlamları

ORUZ

Düşün, düşünce. Düşünce.

HORUZ

Hanımların tek başlarına oynadıkları bir çeşit dans. Horoz.

KORUZ

Koyarız.

FORUZ

Horoz.

MORUZ

Kızgınlık sırasında yüzde oluşan buruşukluk. Siyah beyaz çizgili, yün ya da kıldan dokunmuş kumaş.

BAŞLIYORUZ

Yönetmenin çalışmaya başlamak istediğini gösterir buyruğu.

  -   -   -  

Anlamında ORUZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ORUZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YİYUZ

Yiyoruz.

OLAYIZ

Olalım, oluyoruz.

GELİK

Tarla, bağ ve bahçelerde yapılan basit bekçi kulübesi. Çocuk ayakkabısı, patik. Bir çeşit kadın ayakkabısı. Kestane bahçesi. Çitle çevrili ağıl. Kurumuş sebze yaprağı. Ahırın ön tarafında hayvanların barındığı yer. Geliyoruz. Çankırı ilinde, Çerkeş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Zonguldak kenti, Kilimli bucağına bağlı bir bölge.

KALLE

Para çekmecesi, kasa. Kumbara. Sincap. Sincabın kış için ceviz sakladığı yer : Bakın bir kalle buldum. Sebze yemeği, musakka. Kapuska. Haşlanmış, dövülmüş nohut, et ve soğanla yapılan yemek. Rendelenmiş kabak ve sütle pişirilmiş yemek. Komposto. Reçel. Kestane kabağından yapılan tatlı. Meyve kurusu ve etle yapılan tatlı. Domates salçası. Çavdarla karışık buğday. Toprak yumrusu, kesek. Karışık : Kaile yağ. Karışık: Yağları kaile edip yiyoruz.

DURUYAZ

Duruyoruz.

HORAZ

Av tüfeklerinde tetiğe dokunulunca mermiye çarpıp kapsülü ezen, çakmağın üst kısmı. Mor kiraz. Horoz. Horoz, karşılığı horuz. Arabada, falakanın takıldığı eğri, uzun demir. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta).

AŞK

Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.

ANNADÜZ

Anlatıyoruz.

DENİŞMEK

Bir yerde gerekli işleri ve hareketleri yapabilmek, her bakımdan idare etmek: Daracik yerde denişiyoruz. Büyüyüp serpilmek: Küçük çocuk iyi denişti. Değişmek. Değişmek (Çayağzı), karşılığı deişmek, deyişmek.

ORTAKSAMA

(Söz sanatı terimi). Karşımızdakine söz söylerken, yalnız onu ilgilendiren bir işe kendimizi de ortak gösterecek şekilde hitabetmemiz. Bir öğretmenin öğrencilere: Çalışmıyoruz, tembellik ediyoruz, sonra güçlük çekeriz demesi gibi. Kendi fikrimize ortak imiş gibi karşımızdakine söz söylememiz. Karşısındakine söz söylerken, yalnız onu ilgilendiren bir işe kendinizi de ortak gösterecek biçimde söz söyleme. Bir öğretmenin öğrencilere: "Çalışmıyoruz, tembellik ediyoruz, sonra güçlük çekeriz" demesi gibi. Kendi düşüncemize ortakmış gibi karşımızdakine söz söyleme.

ALACIK

Üzeri dal veya hasırla örtülen çoban evi, tarla, bostan, bağ kulübesi, çardak: Bağı beklemek için alacık yapıyoruz. Çul veya keçeden yapılan çadır. Göçebe çadırlarının üzerine konan eğri ağaç, eğilmesi kolay ağaç sürgünü. Bostan korkuluğu. Ormandaki küçük düzlük, ağaçsız yer: Davarı ormandaki alacıkta otlattım. Vücuttaki çok küçük leke: Bu ala sayılmaz, bir alacık. Yaylaya kurulan hasır bir çeşit çadır. Apaçık, açık kalan yer. Çardak, basit barınak, kulübe. Ağaç güme, çadır. Bağ ve bahçelerde yapılan tahta ya da hasır barınak. (Dereköy Uluborlu Isparta; Garibçe Güdül Ankara). Kastamonu şehri, Azdavay ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kastamonu şehrinde, Küre belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

BEDNUS

Tepsi, büyük sahan. Horuz.

AVSUN

Sihir, büyü, afsun. Üfürük, nefes: Bizim Alinin başı pek ağrıyor, hocaya avsunlattık da geliyoruz. Hoca ve şeyhlerin afsunlamakta kullandıkları bir madde. Telkin, tesir. Hastaları iyileştirmek için suya dökülen eritilmiş kurşun. Vücutta beliren kabartılar. Tavşan, kuş gibi hayvanları vurmak için kurulan pusu. Efsun. Efsun, büğü.