Kelimeler arşivi içinde; başında "oruya" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. oruya ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu oruya ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde oruya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ORUYA
ORUYA
Oraya.
Bu bölümde tanımı içerisinde ORUYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ESİRGEYİCİ
Koruyan, koruyucu.
CEVAP
Bir soruya, bir isteğe, bir söz, bir davranış veya yazıya verilen karşılık, yanıt.
GENÇ
Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı. Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan. Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç. Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan). Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy.
FEDAİ
Bir ülkü uğruna tehlikeli işlere girişerek canını esirgemeyen kimse, serdengeçti. Bir kimseyi veya bir yeri koruyan kimse.
KABUK
Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
KAMULAŞTIRMAK
Devlet veya kamu tüzel kişilerce, kamu yararı gerektiğinde kişinin hukukunu da koruyarak karşılığını peşin ödemek koşuluyla taşınmazların sahiplerinden izin alınmaksızın yasal yollarla tamamını veya bir kısmını almak, devletleştirmek, istimlak etmek, özelleştirmek karşıtı.
ARKALI
Arkası olan. Koruyanı, dayanağı olan, pistonlu, iltimaslı.
DOST
Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi anlaşılan kimse, düşman karşıtı. Sahibine sevgi gösteren hayvan. İyi geçinen, aralarında iyi ilişki bulunan. Erkek veya kadının evlilik dışı ilişki kurduğu kimse, zamazingo. Bir şeye aşırı ilgi duyan, koruyan kimse.
FANUS
Süslü, ayaklı fener. Genellikle silindir biçiminde olan mum, gaz lambası vb. aydınlatma araçlarının çevresini kapatarak rüzgârdan koruyan cam. Saat, mikroskop vb. araçları tozdan korumak için üzerlerine kapatılan, yarım küre biçiminde cam kap.
HİÇ
Olumsuz yargılı cümlelerde fiilin anlamını pekiştiren bir söz. Soru cümlelerinde belirsiz bir zamanı anlatan bir söz. Bir soruya açık bir cevap verilmek istenmediğinde cevap cümlesinin başına getirilen bir söz. Boş, değersiz, önemsiz olan şey veya kimse.
HAFIZ
Kur'an'ı bütünüyle ezbere bilen kimse. Bir şeyi anlamadan ezberleyen kimse. Koruyan, saklayan.
CEVAPLAMAK
Bir soruya, bir isteğe, bir söz veya yazıya karşılık vermek, yanıtlamak.
DOĞA
Kendi kuralları çerçevesinde sürekli gelişen, değişen canlı ve cansız varlıkların hepsi, tabiat, natür. İnsan eliyle büyük değişikliğe uğramamış, doğal yapısını koruyan çevre, tabiat. Bir kimsenin eğilimlerinin, içgüdülerinin hepsi, huy.
İFFETLİ
İffetini koruyan, sili, afif, afife.
ASKER
Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi ya da ödevi. Er. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan.
DUVAR
Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.
CIVIK
Fazla suyla karıştığı için biçimini koruyamayacak kadar sulanmış, cılk. Soğuk ve can sıkıcı şakalar yapan (kimse).
ÇIĞIRTKAN
Çağırtkan. Bir olayı, bir haberi yüksek sesle çevreye duyuran kimse. Çıkarı olduğu için birini övüp koruyan kimse.
EMANETÇİ
Ücret karşılığı eşyayı koruyan kimse. Bir görevi geçici olarak üstlenen.