ORTAY ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ortay" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. ortay ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ortay ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ortay olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

ORTAYAMAÇ, ORTAYAYLA, ORTAYOKUŞ, ORTAYUVAR

8 harfli kelimeler

ORTAYAZI

7 harfli kelimeler

ORTAYIL, ORTAYOL

5 harfli kelimeler

ORTAY

Bazı kelimelerin anlamları

ORTAY

Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi). Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).

ORTAYOKUŞ

Ağrı şehrinde, Murat bucağına bağlı bir bölge.

ORTAYIL

Cemre.

ORTAYOL

Rize ili, Pazar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Şanlıurfa ilinde, Halfeti ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Van şehrinde, Başkale ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ORTAYAYLA

Rize ilinde, Çamlıhemşin ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Van ilinde, Kocapınar nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ORTAYAZI

Amasya şehri, Suluova ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Diyarbakır şehri, Ergani belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Isparta şehri, Senirkent belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Van kenti, Albayrak bucağına bağlı bir bölge.

ORTAYUVAR

Yer havayuvarında katyuvarının üzerinde, sıcaklığın azaldığı, yaklaşık 60 km. ile 80 km. arasındaki katman.

ORTAYAMAÇ

Ağrı ili, Tutak ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında ORTAY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ORTAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BADİRE

Birdenbire ortaya çıkan tehlikeli durum.

AKSİYON

Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.

ARAŞTIRMAK

Birini veya bir şeyi bulmak için bir yeri gözden geçirmek. Bilimde ve sanatta yöntemli çalışmalar yapmak. Bir gerçeği ortaya çıkarmak için aramalarda bulunmak, sormak, soruşturmak.

AYRIMLAŞMA

Ayrımlaşmak işi, farklılaşma. Hücrelerin veya canlı organizmaların işlevlerine veya yaşayış türlerine ilişkin yapısal nitelik kazanması, farklılaşma. Bir iç kayanın katılaşması sürecinde yer ve zamana göre ayrımların ortaya çıkması, farklılaşma.

AÇINSAMAK

Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak, istikşaf etmek.

ATACILIK

Uzaklarda bulunan ve birçok kuşaktan beri görünmeyen birtakım özelliklerin yeni bir kuşakta birden ortaya çıkması, ataya çekme, atavizm.

ALKOL

Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.

BANKO

İş yerlerinde üzerine eşya koymaya elverişli, iş takibi için gelen kişiyle görevli arasına konulmuş tezgâh. Talih oyunlarında ortada toplanan paranın hepsine oynandığını anlatan bir söz. Talih oyunlarında, oyunu yönetenin ortaya koyduğu para. Talih oyunlarında oyunu yöneten kimse. Su altı tepeliği. Kesinlikle.

BAŞARIM

Elde edilen bir başarı. Herhangi bir olayı veya durumu başarma isteği ve gücü. Kişinin yapabileceği en iyi derece, performans. Herhangi bir eseri, oyunu, işi vb.ni ortaya koyarken gösterilen başarı, performans.

AKROSTİŞ

Her dizenin ilk harfi yukarıdan aşağıya doğru okunduğunda ortaya bir söz çıkacak bir biçimde düzenlenmiş manzume, muvaşşah, tevşih.

ABLİ

Yatay serenlerin ucuna bağlı bulunan ve bunları sağa, sola veya ortaya çevirmek için yararlanılan halat veya palanga.

AVCI

Avı kendine iş edinen kimse. Bir şeyi büyük bir istekle izleyen ve bulup ortaya çıkaran, tanıtan kimse. Gökyüzünün güneyinde bulunan bir takımyıldız, Cebbar, Orion. Başka hayvanları yakalamakta usta olan (hayvan).

AĞIRKANLI

Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.

ATIK

Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Atılmış, atılan. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.

AKIM

Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.

AMPİR

Fransa'da ortaya çıkıp daha sonra Avrupa'ya yayılmış olan yapı, mobilya, giyim vb.ne ait bir üslup.

AÇIKLANAN

Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.

ANESTEZİ

Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.

ANLAŞILMAK

Anlama işine konu olmak. Belli olmak, ortaya çıkmak.

ARIZ

Sonradan ortaya çıkan. Bulaşmış, musallat olmuş.