Kelimeler arşivi içinde; sonunda "oranlı" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu oranlı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında oranlı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde oranlı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ORANLI
Kendinde oran bulunan, nispetli, mütenasip, mütevazin.
BORANLI
Kapalı (hava).
Bu bölümde tanımı içerisinde ORANLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TAP
Eski evlerde tavana yakın açılan küçük pencere. 1.Okul sırası : Tapımda kitap var. Ev tavanlarında direkler üzerine konan tahtalar, silme tahtası. Uygun, oranlı. Leke, ben. Güç, kuvvet. Arka, art : Tapımı takip et. Doğru. Dikkat. Tepe ya da dağ üstündeki düzlükler. Güç: İhtiyarlık tapsıslıktır. Tandıra düşüp kül üstünde pişen ekmek. Arka, geri. Yetişir, kâfi. Doğru, hatasız. Tamamen, büsbütün, hep. Eşit, müsavi. Hemen, derhal.
UYGUN
Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.
NİSPETLİ
Oranlı.
İMİCİK
Ölçülü, oranlı, ılımlı.
DAĞILMAK
Toplu durumdayken ayrılıp birbirinden uzaklaşmak. Yavaş yavaş kaybolmak, yok olmak. Karışık duruma gelmek, düzeni bozulmak. Bir topluluğun, kuruluşun varlığı son bulmak, fesholunmak, münfesih olmak. Değer ve birimler belli etkenlerle, oranlı olarak bölünmek. Parçalanarak yayılmak, ufalanmak. Birliği, beraberliği bozulmak.
MÜTEVAZİN
Birbirine uyan, oranlı.
MEVZUN
Biçimli, düzgün, oranlı, uyumlu. Ölçülü.
EŞLENİK
Herhangi bir biçimde birbiriyle oranlı bulunan (nokta, çizgi, sayı).
ÇELİ
Mısır sapı: Tarladan bu çelileri toplattırmak lâzımdır. Keçi yavrusu: Çeli küçük iken sevilir. Dalga taşıyıcı ortamın sürücü kaynağa karşı gösterdiği hızla oranlı direni kuvvetinin oranlıluk değişmezi.
MÜTENASİP
Orantılı, oranlı, uygun.
HIRTI
İnce deri ya da gönden yapılmış çarık. Gereksiz, kalabalık eşya. Tarlaya, yaylaya gidilirken götürülen öteberi, eşya. Küçük kavun, karpuz. Sıskalıktan, cılızlıktan ya da gebelikten dolayı vücudu oranlı olmayan kimse. Davarların tüylerine yapışan diken, pıtrak dikeni. Kâğıt gibi ince: Seni hırtı kulak seni. Boşuna üren köpek.