Kelimeler arşivi içinde; başında "oradan" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. oradan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu oradan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde oradan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ORADAN
ORADAN
Sözü edilen yerden. İşaret edilen görece olarak uzak yerden.
Bu bölümde tanımı içerisinde ORADAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HOORDAN
İleriden, oradan.
GALEK
Domuzun burnundaki şişkin yer. Kaba kişi. Hizmetçi. Kötü kadın ya da halkın kötü tanıdığı kadın: Haydi oradan galeğin oğlu.
BULAMAÇ
Sulu, cıvık hamur. Karışık, oradan buradan toplanmış. Bu koyulukta yapılmış olan çeşitli hamur yemekleri.
DANLAYADÜŞMEK
Çıkagelmek: Biz söyleşirken oradan danlayadüştü.
HENCERİ
Nasıl: Oradan buraya henceri geldin. Nasıl.
ANDAN
Bahçe, bağ ve bostanda sulamayı kolaylaştırmak için, toprağın eğimine göre ayrılmış parçalar, maşala, evlek. Mademki, sonra, bakalım. Ondan. Tuzsuz pirinç lâpası. Ona. Sonra, ondan sonra. Ondan Ötürü. Oradan. Onunla.
ÇEĞNEK
Yol üstünde bir batak: Yolun orası çeğnek, oradan gitmeyelim.
HAVURDAN
Oradan.
HURDAN
Oradan. Şuradan.
ISKIRTMAK
Savuşmak, kaçmak: Baktım beni işe tutacak hemen oradan ıskırttım. Çalmak.
ARDMAK
Yükletmek: Şu çuvalı arkama ardırıver. Asmak, takmak: Şu heybeyi hayvana ardıver. Uzanmak: Oradan testiyi ardılda al. Yüklemek. Üstüne atmak, dolamak, asmak.
ODAN
Oradan.
KINITMAK
Dadanmak, tutkunlaşmak. Bir şeyi, bilgiyi olduğu gibi ansımak, ezberlemek. Kovmak : Hasan şu öküzü oradan kınıt ta gel.
TAKILMAK
Takma işi yapılmak. Biriyle, bir toplulukla sık sık birlikte olmak, onlara katılmak. Bir yerde bir süre kalmak, oyalanmak. Engelle karşılaşıp geçici olarak işlemez duruma gelmek. Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak. Birinin sürekli peşinden gitmek. Kahvehane, meyhane vb.ne sık sık gitmek, eğlenmek. Bir yere iliştikten veya dokunduktan sonra oradan kurtulamamak. Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak.
EMBELEŞİK
Bir çocuk ya da hayvanın hiç durmadan oradan oraya koşturup her şeyi yayıp dökmesi.
HORDAN
İleriden, oradan. Erkek arı. Oradan, şuradan.
AYDE
Çekil, yıkıl karşımdan, haydi haydi oradan anlamında ünlem.
KALP
Göğüs orta boşluğunda, iki akciğer arasında, vücudun her yanından gelen kirli kanı akciğerlere ve oradan gelen temiz kanı da vücuda dağıtan organ, yürek. Yalancı, kendine güvenilmeyen. Kalp hastalığı. Sevgi, gönül. Bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme. İşe yaramaz, tembel. Düzme, sahte, geçmez (para). Bir ülkenin, bir kuruluşun işleyiş, yönetim ve varlığını sürdürme bakımından en önde gelen yeri. Duygu, his.
KOMAN
Üç yaşında ve doğurmamış kısrak. Umut : Şu çalı altında komanım var, oradan bir tavşan kalkar. İbrik. Umut. Giresun ilinde, Alucra belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
MİYELOİD
Kemik iliğine ait, ondan köken alan veya kemik iliğine benzeyen. Omuriliğe ait olan. Kemik iliği hücrelerine benzeyen, ancak oradan köken almayan hücre.