Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ora" olan 4 harfli toplam 14 adet kelime bulundu. Sonu ora ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Ayrıca, başında ora olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ora olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Kelime anlamı için sözcüklerde bulunan linklerden faydalanabilirsiniz.
YORA
Un değirmenlerinde, üstteki taşın çevreye fırlattığı un. Kırıntı. Eğitim, incelik.
TORA
Fidan. Duvarı korumak için üzerine kaplanan tahta : Marangoza duvarın foralarını yaptırıyorum. Süpürge sapı. Torba. Donanım; çitf çubuk. Kumaş parçalarından yapılan top. Ta orada.
ŞORA
Şurası (ilerde bir yer için). Çorba. Şurası. Güherçile.
CORA
Sigara. Sazın az telli ve küçük tiplisi.
MORA
Böğürtlen. Yabançileği. Domuz yavrusu. Yorgan, yatak yüzü, gömlek, çamaşırlık dokumak için kullanılan krem ya da beyaz renkte pamuk ipliği. Dişlerin üzerinde biriken kir. Hastalık nedeniyle kadınlarda olan fazla kanama.
ÇORA
Tuz. Çorba. Her türlü yemek. Çamaşır ve bulaşık yıkamakta kullanılan bir çeşit toprak. Bir tür toprak.
HORA
Birçok kişi tarafından el ele tutuşarak oyun müziği eşliğinde oynanan bir halk oyunu.
KORA
Başlıca belirtisi kısa, çabuk, değişken yapıda irade dışı hareketler olan bir hastalık. Olgunlaşmamış üzüm, koruk. Anahtar. Kilit. Kapı mandalı, sürgü. Çivi. Uzun konçlu çorap. Bir parça, bir süre : Haydi çocuklar bir kora daha uyuyun. Ev sıvandıktan sonra duvarın altına bir sıra çekilen renkli sıva. Eski. Boyunduruğu sabana bağlayan zincirin takıldığı yer. Karda açılan ince yol, iz. Tırpan. Kapı kilidi. Karda açılan ince yol.
SORA
Sonra. Sonra (bk. sona, sonra, sunra). Sonra, karşılığı soa, sona.
GORA
Anahtar. Sürgü. Demir çivi. Çorap. Göre. Göre, nazaran. Koyun ve kuzuların boynuna takılan ceviz büyüklüğünde çan. (Yenikent Aksaray Niğde).
FORA
Yelken açtırma, mayna karşıtı. Ayakkabı üstüyle pençesi arasına konulan parça. Yelkenleri açtırmak için verilen komut.
BORA
Genellikle arkasından yağmur getiren sert rüzgâr.
DORA
Raf. Tepe, en yüksek yer, uç. Yüksek yer. Dağ doruğu. Bir şeyin üst kısmı, yukarısı, tepe. En yüksek yer, uç.
NORA
Peynir suyunun kaynatılmasından elde edilen bir peynir türü.