Kelimeler arşivi içinde; sonunda "onarmak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu onarmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında onarmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde onarmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ONARMAK
ONARMAK
Bozulmuş, eskimiş olan bir şeyi düzeltip işler veya kullanılır duruma sokmak, işe yarar duruma getirmek, tamir etmek. İşlenen bir kusuru, yapılmış olan bir yanlışlığı giderecek veya önleyecek davranışlarda bulunmak. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapmak, ilk duruma getirmek, restore etmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde ONARMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KÖPRÜCÜ
Köprü yapan kimse. Tombazlarla köprü kuran istihkâm kıtası. Osmanlı ülkelerinde, özellikle ordunun geçeceği yollar üzerindeki köprüleri onarmak ve korumakla görevli takım.
YAMAMAK
Yama koyarak onarmak, yamalamak. İstenmeyen kimseyi birine zorla vermek. İstenmeyen şeyi birine mal etmek.
DÜZELTMEK
Düzgün duruma getirmek. Bozukluğunu gidermek, onarmak. Yanlıştan kurtarmak, tashih etmek.
YAMALAMAK
Yama ile onarmak, yama vurmak.
AVADANLIK
Bir işi yapmak, bir aracı onarmak için kullanılan alet takımı.
İYİTMEK
Düzeltmek, onarmak.
ÖRMEK
İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak ya da geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak. Kumaşlardaki delikleri elde iplikle besleyerek kapatmak. Estetik kaygıyla, duygulu biçimde bir güzelliği ortaya koymak. Duvar yapmak veya onarmak. Saç, yele vb. şeylerin tellerini birkaç bölüme ayırıp birbirine geçirmek yolu ile dağınıklıktan kurtarmak. Müzik, edebiyat vb.nde bir özelliği oluşturmak, ortaya koymak.
GÖSELEMEK
Örme ya da dokuma eşyanın delik yerlerini örerek onarmak.
ILTARMAK
Çuval, heybe ve benzerleri şeyleri onarmak.
ONARMA
Onarmak işi.
YAPMAK
Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Davranmak, hareket etmek. Üretmek. Bir durum yaratmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Edinmek, sahip olmak. Olmasına yol açmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Olmak. Gerçekleştirmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Onarmak, tamir etmek. Evlendirmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Dışkı çıkarmak.
KALAFATLAMAK
Geminin kaplamasını kalafatla onarmak. Onarmak, çekidüzen vermek.
YUMURTA
Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Er bezi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Tavuk yumurtası. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.
DERAMETLEMEK
Hazırlamak, sağlamak, toplamak. Onarmak, düzeltmek: Elbiseyi terziye götür derametlesin.
HAVUZLAMAK
Gemiyi onarmak için havuza çekmek.
GÖZELEMEK
Örme ya da dokuma eşyanın delik yerlerini örerek onarmak. Gözetlemek.
DEREMETLEMEK
Hazırlamak, sağlamak, toplamak. Onarmak, düzeltmek.
İYİLTMEK
Düzeltmek, onarmak.
GÖRÜLEMEK
Çorabın eskimiş yerini örmek, onarmak.
GÖZELEMEG
Örme ya da dokuma eşyanın delik yerlerini örerek onarmak.