Kelimeler arşivi içinde; sonunda "oman" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. Sonu oman ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında oman olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde oman olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BİBLİYOMAN, TOKSİKOMAN
FOTOROMAN, KLEPTOMAN, MEGALOMAN, BALETOMAN, SİNEROMAN
DRAGOMAN
ÇACOMAN, KOLOMAN, TOLOMAN
OTOMAN, TEOMAN
ROMAN, FOMAN, KOMAN, SOMAN, TOMAN
OMAN
OMAN
Değirmenin su deposu, suyun hızlı dökülerek çarkın dönmesini sağlayan değirmen oluğu. Orman.
BİBLİYOMAN
Kitap düşkünü.
MEGALOMAN
Megalomaniye tutulmuş olan, kendini çok büyük gören kimse.
TEOMAN
Hun İmparatoru Mete'nin babası.
TOKSİKOMAN
Dıştan sağlanan her türlü maddeye, özellikle toksik bir maddeye karşı fiziksel ve ruhsal bir bağımlılık duyan, vücudunda bu maddenin yarattığı olağanüstü etkilerin arayışı içinde olan kişi.
SİNEROMAN
Sinema için kaleme alınan roman.
DRAGOMAN
Çevirmen.
TOLOMAN
Çok tüylü köpek yavrusu.
KOLOMAN
Pekmez konan büyük küp.
ÇACOMAN
Fındık çalısından yapılan, yaprak taşımakta kullanılan büyük sepet.
KLEPTOMAN
Kleptomaniye yakalanmış kimse.
FOMAN
Ot yığını. Mısır sapı yığını.
OTOMAN
Bir tür ipekli kumaş. Sedir biçiminde kanepe.
BALETOMAN
Bu sözcüğün anlamı Klasik, balet ile ilgili olup balet meraklısı anlamına gelir. Balet delisi.
ROMAN
İnsanın veya çevrenin karakterlerini, göreneklerini inceleyen, serüvenlerini anlatan, duygu ve tutkularını çözümleyen, kurmaca veya gerçek olaylara dayanan uzun edebî tür. Çingene. Bu türde yazılmış eser.
FOTOROMAN
Bir metinle bir dizi fotoğraftan oluşan hikâye veya roman.
Bu bölümde tanımı içerisinde OMAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BALAT
Orta Çağ'da, üç bentten oluşan bir Batı şiiri türü. Serbest biçimli, romantik, müzik araçlarıyla çalınan veya şarkı olarak okunan eser. Batı'da, belirli danslara eşlik eden bir şarkı türü.
DÖNÜŞTÜRÜCÜ
Aynı frekansta fakat yoğunluğu, gerilimi genel olarak farklı olan bir veya birçok değişik akım dizgesini, değişik bir akım dizgesine dönüştüren elektromanyetik indükleçli duruk araç, trafo, transformatör.
ANTEN
Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan cihaz. Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar. Duyarga.
ANLATI
Ayrıntılarıyla anlatma. Roman, hikâye, masal vb. edebî türlerde bir olay dizisini anlatma biçimi, hikâyeleme, hikâye etme, tahkiye.
KAHRAMAN
Savaşta veya tehlikeli bir durumda yararlık gösteren (kimse), alp, yiğit. Roman, hikâye, tiyatro vb. edebiyat türlerinde en önemli kişi. Bir olayda önemli yeri olan kimse.
KİLOHERTZ
Bir saniyede bin titreşimi olan elektromanyetik dalga boyu ölçüsü birimi.
ÇİNGENE
Hindistan'dan çıktıkları söylenen, dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan bir topluluk, Çingen, Kıpti, Roman. Bu topluluktan olan kimse, Çingen, Kıpti, Roman.
ÇEVİRMEN
Konuşmayı bir dilden başka bir dile çeviren kimse, çevirici, dilmaç, tercüman, dragoman. Herhangi bir metni bir dilden başka bir dile çeviren kimse, çevirici, dilmaç, mütercim.
KOMANDİTER
Komandit şirkette ancak kendi koyduğu para kadar sorumlu olan ortak.
ELEKTROMANYETİK
Elektromanyetizması bulunan veya bununla ilgisi olan.
KİŞİ
Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.
BETATRON
Elektronları hızlandıran elektromanyetik bir araç.
KOMANDİTE
Komandit şirkette sınırsız sorumlu olan ortak.
DİYALOG
Karşılıklı konuşma. Oyun, roman, hikâye vb. eserlerde iki veya daha çok kimsenin konuşması. Konuşmaya dayanılarak yazılmış eser. Anlaşma, uyum sağlama veya bu yolda çalışma.
ANİME
Japon çizgi romanı mangaların televizyon, sinema vb. için filmleştirilmiş biçimi.
ÇATI
Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Barınılan, sığınılan yer. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu.
EPİZOT
Bir romandaki ya da hikâyedeki olay. Dilim.
BENCİ
Kendini beğenen, kendini her konuda üstün gören, hodpesent, megaloman.
EROSÇU
Roman, hikâye, heykel, resim vb. sanat eserlerinde aşk konusuna ve cinsel ilişkilere geniş yer veren sanatçı.
BALKANLAR
Hırvatistan, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Slovenya, Arnavutluk, Makedonya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve Trakya'yı içine alan bölge.