Kelimeler arşivi içinde; sonunda "oluklu" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu oluklu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında oluklu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde oluklu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
OLUKLU
Oluğu olan. Üstünde yol yol olukları bulunan.
SOLUKLU
Yavaş yavaş, dinlene dinlene. Soluğu geniş, geniş nefesli, yorulmadan uzun zaman koşabilen.
Bu bölümde tanımı içerisinde OLUKLU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SOLUKSUZLAŞMA
Soluklu bir abanığın soluksuz olması (SOLUKSUZLAŞMIŞ, Désaspiré).
TARAZSIZ
Tarazı olmayan. Soluklu bir sesle devam etme özellikleri olmadığı için kapantılı abanıklara denir: p sesi ph' eye ve b'ye göre tarazsızdır.
YAĞMURLUK
Yağmurdan korunmak için üste giyilen giysi, trençkot, empermeabl. Çadır bezinden yapılmış olan ve yağmurdan korunmaya yarayan örtü. İçeriye doğru açılan pencerelerle dış kapılarda yağmur ve kar sularının içeriye girmesini önlemek için yapılmış oluklu parça.
SAVAKTAŞI
Değirmen suyunun istenilen yana çevrilmesi için konulan kapağın iki yanındaki oluklu taşlar.
ŞNORKEL
Dizel motorlu denizaltının su altında uzun süre kalmasını sağlayan düzen. Solukluk.
DAMLALIK
Bir sıvıyı damla damla akıtmak için bir ucuna kauçuktan yapılmış başlık geçirilmiş, öbür ucu sivri, cam veya plastikten araç. Bir yapıda çörtenleri ve dam oluklarını taşıyan yan duvar. Bulaşık teknesinin yanına konulan ve yıkanmış kap kacağın sularını tekneye akıtan oluklu bölüm.
LİMONLUK
Sera. Limon ağaçlarının bulunduğu yer, limon bahçesi. Üzerine kesilmiş limon bastırılıp sıkılan, ortası tümsek ve oluklu küçük araç. Merdiven, balkon vb. yerlerin kıyılarına çekilen, 20-30 santimetre yüksekliğindeki set, tavhane.
GÜLDEN
Gül soluklu, nefesi gül kokan.
FIT
Üzüm çiğnemek için tahtadan yapılmış oluklu sandık: Üzümleri fıta doldurun.
ENGEREKGİLLER
Örneği engerek olan zehirli yılanlar familyası. Sürüngenler (Reptilia) sınıfının, pullu sürüngenler (Squamata) yılanlar (Ophidia) alt takımının, oluklu zehir dişliler (Solenoglypha) bölümünden, başları üçgen biçiminde, kuyrukları kısa, doğurarak çoğalan, çok zehirli bir familya. (Viperidae),türleri iyi bilinirler.
DALDIZ
Marangozların kullandığı ağaç oymaya yarayan oluklu demir alet. Ağaçtan oyulmuş arı kovanı. Ağaçtan oyulmuş yayık. Petekten bal almak için kullanılan demir kepçe, demir bıçak.
YILANLAR
Sürüngenler (Reptilia) sınıfının, pullu sürüngenler (Squamata) takımından omuz ve kalça kemikleri olmayan, ayaksız, derileri pullarla örtülü, dilleri çatallı olup bir kınla kaplı, üst çenede bulunan sivri dişler zehirli olan türlerde zehir bezleri ile bağlantılı, deri değiştiren, etçil, işitme organları olmayan türlere sahip bir alt takım. (Ophidia), geniş-başlılar (Amblycephalidiformia) ve oluklu-zehirdişliler (Solenoglypha) olmak üzere 5 bölümüme ayrılırlar. Bartın ili, Kumluca bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
DALDUZ
Marangozların kullandığı, ağaç oymaya yarayan oluklu demir aygıt.
MAKARA
Üzerine iplik, tel, şerit vb. sarılan, kenarları çıkıntılı, ekseni boyunca delik silindir, bobin. Sürme kapak rayları üzerinde hareket edecek biçimde metal veya plastikten yapılmış değişik tiplerdeki sürme kapak aleti. Bir yükün yukarıya kaldırılmasını sağlayan araç. Ağır yüklerin kaldırılma ve indirilmesinde kullanılan, birbirine paralel iki veya daha çok tabla arasında dönen, kenarı çepeçevre oluklu tekerlek veya tekerleklerden oluşmuş mekanik alet.
TİRAD
Oyun kişilerinin uzun soluklu konuşmalarına verilen ad.
ŞİRELİK
Üzüm ya da dut suyunu süzmeye yarayan oluklu tekne. Sucuk, bastık yapmaya yarayan bir çeşit beyaz üzüm. Şirinlik, nişan töreninde içilen şerbet ve yenilen tatlı.
DİL
Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.
EĞDİ
Yüksek dallardaki meyveleri toplamaya yarayan çatal ağaç. Sebze diplerindeki otları kesmeye ve sebzelerin diplerini kabartmaya yarayan bir çeşit çapa. Ağaç kaşıkların içini oymaya yarayan bir çeşit araç. Sakaların kullandıkları su omuzluğu. Peteklerden bal almakta kullanılan eğri uçlu demir araç. Kaşık, kepçe ve tabak yapmak için kullanılan ağız kısmı yarım ay biçiminde araç. (Çınarlık Çarşamba Samsun; Kuzköy Akkuş Ordu). Ağaç, oymakta kullanılan oluklu âlet. Ucu eğri ağaç, gelberi.
GELİŞTİRMEN
Güreşçiyi soluklu, dayanıklı kılmak ve onun gücünü artırmak için yapılacak işleri hazırlık döneminde öğreten kişi. Bayındırlık etkinliklerinde özel kesimin ve özel girişimciliğin önemli payı olan ülkelerde, kentlerin yenilenmesi tasarlanan özeklerinde ya da gelişme alanlarında, yapı iyeleriyle kent yönetimi arasındaki ilişkilere aracılık eden, yerbölümleri, her türlü altyapısını hazırlayarak yapı yapmaya elverişli duruma getiren kimse.
GAB
Kap. İp. Büyükbaş hayvanları yemliğe bağlamak için ağaçtan U şeklinde bükülerek yapılmış ve açık tarafına deriden bağ veya zincir, 'kem' ve benzerleri geçirilerek yapılmış boyunluk. Kap, çanak çömlek, karşılığı gap. Kağnı ya da döven çekecek hayvanların boyunlarına geçirilen ters çevrilmiş U biçiminde, alt iki ucu birbirine bağlanan ağaç araç. (Oluklu Kağızman Kars).