OLMUŞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "olmuş" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. olmuş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu olmuş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde olmuş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

OLMUŞ

Olgunlaşmış, ergin.

OLMUŞLUK

Olmuş olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında OLMUŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OLMUŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ESKİ

Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık. Geçerli olmayan. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey.

GÖYNÜK

Yanık, yanmış. Acısı olan, elemli. Güneşte yanmış. İyice olmuş (yemiş). Orman yakılarak açılan tarla. Bolu iline bağlı ilçelerden biri.

DOYGUN

Her türlü gereksinimini gidermiş, tatmin olmuş, müstağni.

ERGİN

Olmuş, yetişmiş, kemale ermiş. Kişisel haklarını kendi kullanabilmesi için yasanın gösterdiği on sekiz yaşına gelmiş olan (kimse), reşit.

DOLMUŞÇULUK

Dolmuşçunun yaptığı iş.

FELÇLİ

İnmeli, felç olmuş, mefluç.

BAYRI

Çok eski zamanda var olmuş veya eskiden beri var olan, kadim.

DOLMUŞÇU

Dolmuş işleten kimse.

GÖMÜLÜ

Gömülmüş olan, toprak altında saklanmış olan, metfun. Batmış, kaybolmuş.

DOLU

Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü. Çok olan (iş, uğraş, olay vb.). İçi boş olmayan, dolmuş, meşbu, pür, boş karşıtı. İçki doldurulmuş bardak. Boş yeri olmayan, her yeri tutulmuş olan. Boş vakti olmayan, meşgul. İçinde atılacak mermisi bulunan (top, tüfek vb. ateşli silahlar). Tornacılıkta delik açılmamış (gereç). Bir yerde sayıca çok. Bir duygunun güçlü etkisinde olan.

HAZANDİDE

Solgun, sararmış, solmuş.

DİRİLEŞMEK

Bitkin, pörsümüş veya solmuşken yeniden diri duruma gelmek.

HARABELİK

Harap olmuş yer, ören.

AKTARIM

Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.

BABA

Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.

ATASÖZÜ

Uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz, deme, mesel, sav, darbımesel.

AĞARIK

Beyazlaşmış. Rengi solmuş.

DOYMUŞ

Bir şey yiyerek tok duruma gelmiş. Doyma durumuna gelmiş (gaz, sıvı veya elektromıknatıs), meşbu. İsteği kalmamış, isteği giderilmiş, tatmin olmuş.

DİRİLMEK

Güçlenip canlanmak. Bitki solmuş, pörsümüş durumdayken yeniden canlılık kazanmak, diri duruma gelmek. Öldüğü sanılan şey canlanmak. Yeniden etkin olmak, geçerli duruma gelmek. Hasta yeniden sağlığını kazanmak, iyileşmek.

ARIZ

Sonradan ortaya çıkan. Bulaşmış, musallat olmuş.