OKLAMAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "oklamak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. oklamak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu oklamak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde oklamak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

OKLAMAK

Ok gibi fırlamak. Okla vurmak.

  -   -   -  

Anlamında OKLAMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OKLAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇALIKLAMAK

Karanlıkta etrafı yoklamak.

STOKLAMA

Stoklamak işi.

ÇALLAMAK

Görmeden el yordamıyla aramak, yoklamak. El sallamak. Olayı görmeden, bilmeden sezmek. Gezip aramak. Yemekten önce birşeyler atıştırmak. Yemek tabağını ekmekle sıyırıp yemek.

YOKLAMA

Yoklamak işi, kontrol. Okullarda öğrencilerin bilgisini anlamak için yapılmış olan sınav. Bir topluluğu oluşturan üyelerin belli bir zaman ve yerde bulunup bulunmadığını anlamak için yapılmış olan sayma işlemi. Yeter sayı tespiti.

DARTMAK

Asılmak, abanmak. Uyuklamak. Çekmek, asılmak: Bu çocukların kulakları dartılmalı, yoksa uslanmazlar. Bir şeyi dengeye getirmek. Tartmak. Denemek için yoklamak: Kendimi bi darttım, baktım yıkılmıyom yürüdüm. El değirmeninde bir şey öğütmek. Eski türkçe tartmak: tartmak; ağır olmak. Çekmek. Esirgemek, menetmek, alıkoymak. Saklamak.

TERAZİLEMEK

Cambazlıkta kol veya sırık yardımıyla denge sağlamak. Bir şeyin ağırlığını elle yoklamak.

OKKALAMAK

Bir şeyin ağırlığını yaklaşık olarak anlayabilmek için elle yoklamak. Gereğinden çok övmek veya ilgi göstermek, koltuklamak, pohpohlamak.

BOKLAMA

Boklamak işi.

KOKLAMA

Koklamak işi.

ARAMAK

Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.

KARIŞTIRMAK

Karışma işini yaptırmak. İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak. Ayırt edememek, tam olarak seçememek. Üstünkörü okumak. Göz atmak, araştırmak, incelemek. Kurcalamak, oynamak. Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek.

ŞAKULLEMEK

Çekülle düşey doğrultusuna bakmak. Yoklamak.

ÇOKLAMAK

Çokça, bol bol: Çoklamak selam götür. Hep birden, tümüyle: Çoklamak geliverdiler.

KOKLAŞMAK

Birbirini koklamak. Anlaşmak, birbirini sevmek.

ŞAVULLAMAK

Yoklamak veya kollamak. Göz gezdirmek, araştırmak. Şakullemek.

KOKMAK

Koku çıkarmak. Çürüyüp bozularak kötü bir koku çıkarmak, kokuşmak. Koklamak. Kokusu gelmek. Olacağıyla ilgili belirtiler göstermek, olacağı hissedilmek.

BELLEMAH

Hasta yoklamak, hasta ziyaretine gitmek.

OKLAMA

Oklamak işi. Hedef noktaları dairesel olarak belirlenmiş nişan tahtasına küçük okların atılmasıyla oynanan bir oyun türü.

BAKMAK

Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.

SINAMAK

Değerini anlamak, gerekli niteliği taşıyıp taşımadığını bulmak için birini, bir nesneyi veya bir düşünceyi yoklamak, denemek, tecrübe etmek. Bilgisini, yeteneğini, yeterliliğini veya niteliğini yoklamak, imtihan etmek.