OKER ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "oker" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. oker ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu oker ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde oker olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

OKER

Hızlı, canlı, hareketli kimse.

OKERGİN

Hareketli, canlı olgun kimse.

  -   -   -  

Anlamında OKER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OKER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÜSLÜK

Başörtüsü, başa örtülen peştemal. Kadın önlüğü. Yabanlık giysi (kadın için). Giysi. Kısa üst giysisi (kadın için). Kağnı arabalarının üst bölümü. Poker oyununda kâğıda kaldırılan para. Kadın başörtüsü.

HİPERKERATOZİS

Boynuzsu tabakanın kısmen veya tamamen kalınlaşması veya bu histolojik bulguyla belirgin hastalık. Hiperkeratoziste hücreler çekirdeklerini kaybetmişlerse buna hiperkeratotik veya ortokeratotoik hiperkeratozis, hücre çekirdekleri kaybolmamışsa buna da parakeratotik hiperkeratozis veya parkeratozis denir. Gözde korneanın hipertrofisi.

POT

Kötü dikiş sebebiyle kumaşta oluşan büzülme veya kıvrım. Yanlışlık, hata, gaf. Poker vb. iskambil oyunlarında oyuncuların tümünce ortaya sürülen eşit miktardaki para veya fiş.

POKERCİ

Poker oynayan kimse.

FUL

Taşkırangillerden, birçok türü bulunan ağaççık ve bunun güzel kokulu beyaz çiçeği (Casmin sambac). Poker oyununda eldeki beş kâğıttan üçünün aynı renk veya biçimde, ikisinin başka bir renk veya biçimde olması durumu. Küçük taneli bir tür bakla.

AKANTOKERATOZ

Akantokeratodermi.

REMİ

Genellikle dört kişi arasında elli kâğıtlık bir deste ve iki jokerle oynanan bir iskambil oyunu.

FLOŞ

Selülozdan yapılan, parlak, bükümsüz iplik. Poker oyununda aynı renkten ve aynı türden beş kâğıt.

CÖKE

Joker, kısa boylu.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

POKERCİLİK

Poker oynama veya oynatma işi.

ANJİYOKERATOZİS

Çok sayıda anjiyokeratomun biçimlenmesi.

BOP

Poker oyununda, oyuna girmek için ortaya konması gereken en az miktar. İskambil oyunlarında ortadaki miktar kadar oyuna katıldığını belirten bir söz.

UVERTÜR

Operada, perde açılmadan önce orkestranın çaldığı parça. Pokerde oyuna başlayabilmek için gerekli el.

TAPİ

Pokerde kâğıtlar dağıtılmadan önce oyunculardan birinin fiş veya parasını ortaya sürdükten sonra önünde fişi veya parası kalmadığını belirtmek için söylediği söz.

RÖLANS

Konken, poker ve benzerleri oyunlarda konuşmadan önce zaman kazanmak veya sürülmüş olan parayı artırmak için söylenen söz.

REST

Pokerde, bir oyuncunun önündeki paranın tümü. Karşı çıkış.