Kelimeler arşivi içinde; başında "obje" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. obje ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu obje ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde obje olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
OBJEKTİFLİK, OBJEKTİVİST, OBJEKTİVİTE, OBJEKTİVİZM
OBJEKTİF
OBJE
OBJE
Nesne.
OBJEKTİVİTE
Nesnellik.
OBJEKTİFLİK
Nesnellik.
OBJEKTİVİST
Nesnelci.
OBJEKTİF
Nesnel, subjektif karşıtı. Fotoğraf makinesi, mikroskop, dürbün vb. optik aletlerde cisimlerden gelen ışınları alıp ekran üzerine aktaran mercek veya mercek sistemi.
OBJEKTİVİZM
Nesnelcilik.
Bu bölümde tanımı içerisinde OBJE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MUNCHKİNKEDİSİ
Amerika'dan köken alan, doğal yaşamda kendiliğinden yetişmiş evcil bir kedi ırkı olan, Amerikan kısa tüylülere benzeyen, kısa bacakları olması rağmen herhangi bir omurga problemi olmayan ve oldukça hızlı koşabilen, tüyleri kısa ve tüm renklerde olabilen, zarif vücutlarına rağmen korkusuz, cesur, hareketli ve meraklı yapıda, iyi huylu, sosyal ve eğlenceli, kolay eğitilebilen ve öğretildiği takdirde atılan objeleri istekle getirebilen, kısa tüylü kedi ırkı.
ZEKA
İnsanın düşünme, akıl yürütme, objektif gerçekleri algılama, yargılama ve sonuç çıkarma yeteneklerinin tamamı, anlak, dirayet, zeyreklik, feraset. Olayları bağımsız olarak düşünebilme, yeni durumlara başarıyla uyabilme, eylem ve tutumları belli bir düşünce ya da erek çevresinde toplayabilme yeteneği. Algılama, belleme, çağrışım yapma, imgeleme, yargıda bulunma, usavurma, soyutlama, genelleme gibi ruhsal işlevlerin tümüne verilen ad. (Not: Fr., İng. intelligence karşılığı Ruhbilim Terimleri Sözlüğii'nde anlak terimi önerilmiştir.).
POZ
Resim ve fotoğrafta duruş. Fotoğrafta objektifin açık kaldığı süre. Fotoğraf makinesinde kullanılan filmde her bir kare. Kurum, çalım.
OKÜLER
Optik aletlerinde objektiften aldığı ışınları göze veren mercek sistemi.
NESNE
Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Öznenin dışında kalan her konu, obje. Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç.
NESNELCİ
Nesnelcilik yanlısı olan, objektivist.
DÜRBÜN
Uzaktaki cisimlerin görüntülerini büyütmeye veya yaklaştırmaya yarayan, objektif ve oküler adlı iki mercekten oluşan optik alet, bakaç. Gözetleme deliği.
NESNELCİLİK
Öznenin değil nesnenin gerçekliğine dayanan bilgileri arayan akıl yolu, objektivizm.
NESNEL
Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı. Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif. Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif.
STEREOTROPİZM
Sarılıcı bitkilerin destek etrafında bükülmeleri gibi, katı bir obje ile temasa bağlı olarak bitkilerdeki büyüme hareketi.
UMBRA
Film üzerindeki görüntüde, objeyi sınırlayan alan.
SUBJEKTİF
Öznel, objektif karşıtı.
NEBELUNGKEDİSİ
Amerika'dan köken alan, en belirgin özellikleri geniş boyutlu yassı ve düz baş yapısı ve dolgun tüyleri olan, tüyleri çift kat olmasından dolayı vücut hatları pek belli olmayan, tüyleri orta uzunlukta, parlak ve tek renk tonlarında olup Amerika'da grinin açık tonları, İngiltere'de maviye dönen renklerde, atılan objeleri yakalayıp getirmekten çok hoşlanan, sevecen, hareketli ve oldukça zeki yapıda, yarı uzun tüylü kedi ırkı.
YASAMA
Yasa koyma, yasa yapma, teşri. Genel, soyut, objektif ve sürekli nitelikte kurallar koyma.
ZUMLAMAK
Bir nesnenin görüntüsünü büyütmek için objektifin odak uzaklığını değiştirmek, zum yapmak. Bir konunun belirli bir noktasına yoğunlaşmak.
PENUMBRA
Objenin kenarlarından teğet olarak geçen ışınların, radyografik görüntünün çevresinde oluşturduğu ve radyografik kaliteyi bozan açık ve dumanımsı renkte gölge.
MAGNİFİKASYON
Obje görüntüsünün, film üzerinde gerçek büyüklüğünden daha büyük olarak oluşumu sonucu oluşan biçim bozukluğu.
NESNELLİK
Nesnel olma veya nesnelerin gerçeğine dayanma durumu, afakilik, objektiflik, objektivite.
PERİFİTON
Su içerisindeki objelere tutunan canlılar.