Kelimeler arşivi içinde; başında "nırs" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. nırs ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu nırs ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde nırs olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
NIRS
Nır Spektrometre.
Bu bölümde tanımı içerisinde NIRS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SINIRSIZLIK
Sınırsız olma durumu, hudutsuzluk.
LASALCILIK
Kentsoylu toplumunun üretici güçleri geliştirmeye sınırsız bir olanak tanıdığı ve proleteryanın topluma yararlı hizmet sağladığı savından hareketle burjuva toplumunu meşrulaştıran ve marksizm karşıtı hareketin kuramcılarından biri olan Ferdinand Lassalle tarafından geliştirilen kuram.
LİMİTSİZ
Sınırsız, herhangi bir kısıtlama olmaksızın.
KOŞKU
Cümlenin yalnız bir tümcesinde geçen bir kelimenin rolünü öbür tümcelere de koşma işi: Biri kalemi, biri kitabı, öbürü de defteri alarak... gibi, ki "alarak" her üç tümceye koşulmuş bulunuyor. Kelime ilk, orta veya son tümcede geçtiğine göre koşku, BAŞTA KOŞKU (Protozeugma), ORTADA KOŞKU (Mésozeugma) ve SONDA KOŞKU (Hypozeugma) adını alır. (Söz sanatı terimi) Bir cümlenin yalnız bir tümcesinde geçen bir kelimenin rolünü öbür tümcelere de koşma işi. "Sen âlemi kör, herkesi sersem mi sanırsın" gibi ki "sen âlemi kör mü herkesi sersem mi sanırsın" yerindedir. Düven oku. (Belenören Keleş Bursa).
KOLLAR
Hız yarışlarında, çeyrek-sondan sonlamaya dek, iki kez yapılan koşuların ikisine birden verilen ad. Bunların ilkine "ilk kol", ikincisine ise "ikinci kol" denir. İki yarışı da aynı koşucu kazandığında dönü atlanır. Eğer bunların birini bir koşucu, öbürünü öteki koşucu kazanırsa, bir üçüncü yarış daha yapılır ki buna da "son kol" denir.
İSTİBDAT
Uyruklarına hiçbir hak ve özgürlük tanımayan sınırsız monarşi, despotluk, despotizm.
HUDUTSUZ
Sınırsız.
DOYUMSUZ
Tatmin olmayan. Bıkılmayan. Sonu gelmeyen, sınırsız.
ALABİLDİĞİNE
Sınırsız, uçsuz bucaksız bir biçimde. Olanca hızı ile. Aşırı derecede, gereğinden çok, gırla, sıvırya.
İNAN
İnanmak işi. Bir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme. Tanrı'ya duyulan sınırsız inanış, iman, itikat.
KOMANDİTE
Komandit şirkette sınırsız sorumlu olan ortak.
UZAY
Bütün varlıkların içinde bulunduğu sonsuz boşluk, feza, mekân. Bütün gök cisimlerinin içinde bulunduğu sınırsız boşluk.
GÜÇ
Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet, efor. Bir akarsuyun aşındırma ve taşıma yeteneği. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat. Sınırsız, mutlak nitelik. Bir toprağın verimlilik yeteneği. Ağır ve yorucu emekle yapılan, çetin, müşkül, kolay karşıtı. Yeterliliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış kimse. Birim zamanda yapılmış olan iş. Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik. Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet, devletler topluluğu. Zorlukla. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli.
ÇÖPLÜK
Çöplerin atıldığı veya biriktirildiği yer, çöp tenekesi, küllük, süprüntülük, gübürlük, mezbele, mezbelelik. Çok kirli yer. Her türlü yetkinin sınırsızca kullanıldığı yer.
FANTEZİ
Sonsuz, sınırsız hayal, fantazya. Serbest biçimli beste veya alaturkada serbest biçimli şarkı. Değişik heves, değişik beğeni, değişik düşünüş. Süslü ve türü değişik olan.
ÖLÜMSÜZLÜK
Ölümsüz olma durumu, ölmezlik. Kalıcılık, ebedilik. Sınırsız bölünme yeteneğinde olan hücre, immortalité.
GAYRİMAHDUT
Sınırsız, sonsuz, uçsuz.
OSMAK
Karşılaştırmak : Herkesi kendine osma, aldanırsın. Sanmak. Şaşırıp kalmak. Darılmak. Yorulmak. Saymak, önem vermek. Bıkmak.
KORPORATİZM
Fransız devriminden sonra Orta Avrupa'da düşünce olarak ortaya çıkan, daha sonra yeni korporatizm adını alan, ilk kez İtalya'da Mussolini'nin iktidara gelmesiyle uygulanan ve ardından Almanya ve İspanya'daki diktatör rejimlerce de benimsenen, sınıfların loncalar biçiminde tanımlandığı ve devletin loncaları temsil eden bir organ olarak iktisadi hayata sınırsız bir biçimde müdahale ettiği, iş çevreleriyle sendikalar arasındaki sınıf çatışmasını dengelenmeye çalıştığı ve özünde kapitalist sistemin korunduğu, sosyalizm ve sendikalizm karşıtı olan iktisadi sistem. karşılığı korporatist devlet.
HAŞIRLANMAK
Suda az pişmek: Kaz haşırlanırsa rahat yolunur.