NÜKLEİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "nüklei" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. nüklei ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu nüklei ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde nüklei olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

NÜKLEİ

Çekirdek grubu.

  -   -   -  

Anlamında NÜKLEİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NÜKLEİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EKZONÜKLEAZ

Nükleik asit zincirinin uç kısmından nükleotitleri tek tek uzaklaştıran enzim. Genellikle ribonükleotit veya deoksiribonükleotit zincirlerinin son kısmındaki fosfodiester bağlarının hidrolizini katalize eden ve mononükleotitleri meydana getiren herhangi bir nükleaz.

KİLOBAZ

Nükleik asitlerde 1000 nükleotide eş değer uzunluk birimi. 1000 nükleotitten oluşan baz dizilimi, kb.

NÜKLEAZ

Nükleik asitleri kısa oligonükleotit parçalarına ya da tek nükleotide hidrolize eden deoksiribonükleaz, ribonükleaz, endonükleaz, ekzonükleaz gibi enzimler grubu. Kan serumunda bulunan bakterilerin nükleoproteinlerini parçalayan.bir enzim. Nükleik asitler kısa oligonükleotit parçalarına veya tek nükleotite hidrolize eden deoksiribonükleaz, ribonükleaz, endonükleaz ve ekzonükleaz gibi enzimler grubu. Nükleik asitlerdeki fosfodiester bağlarını hidrolize ederek mononükleotitleri veya oligonükleotitleri meydana getiren ve endonükleazlar, ekzonükleazlar, ribonükleazlar ve deoksiribonükleazlar olarak sınıflandırılan enzimler.

NÜKLEOKAPSİT

Virüsün dış örtüsü olan proteinle, nükleik asidinin birlikte oluşturduğu yapı. Bazı virüslerde nükleokapsit lipoprotein bir zar içinde, diğerlerinde çıplak olur. Virüsün nükleik asidini çevreleyen protein kılıf. Kapsitle birlikte nükleik asidin oluşturduğu virüs yapısı.

İŞARETLEME

İşaretlemek işi. Nükleik asit molekülüne veya herhangi bir kimyasal maddeye radyoaktif bir molekülün sokulması. Hayvanların göç yollarını ya da yaşama alanlarını öğrenmek amacıyla takılan özel alet ya da yapılan işaretler. Kolleksiyon örneklerine ya da mikroskop preparatlarına açıklayıcı bilgilerin konması. Etiketleme.

AMPLİFİKASYON

Ontogeni ve filogenide yapısal ve görevsel kompleksliğin gittikçe artırılması yönündeki değişiklikler. Bir DNA parçasının kopya sayısının in vitro ya da konak hücresi içinde fazla üretilerek artırılması. Bir nükleik asit parçasının kopya sayısının in vitro veya konak hücre içinde fazla üretilerek artırılması. Mikroskopta görüş sahasının genişletilmesi. Özel bir nükleik asit baz dizisinin birçok kopyasını oluşturan in vitro çoğaltma işlemi.

ENDONÜKLEAZ

Nükleik asit zinciri içindeki bağları belirli yerlerden kesen enzimler grubunun genel adı. Ribonükleotit veya deoksiribonükleotit zincirlerinin iç kısmındaki fosfodiester bağlarının hidrolizini katalize eden ve poli veya oligonükleotitleri meydana getiren herhangi bir nükleaz.

DNA

Deoksiribonükleik asit.

İNTERFERON

Hücrelerin virüslere karşı oluşturdukları özel savunma maddesi. Virüslere ya da nükleik asitlere karşı fibroblastlar tarafından oluşturulan interferon alfa (IFN alfa) ve interferon beta (IFN beta), lenfositler tarafından salgılanan interferon gama (IFN gama) gibi maddeler. IFN alfa ve IFN beta günümüzde kanser hücrelerinin büyümesine karşı ilaç olarak kullanılmaktadır. Başta viral enfeksiyon olmak üzere ve diğer mikroorganizmalara cevap olarak konak hücreleri tarafından salınan, bağışıklığın düzenlenmesinde, özellikle tümör hücrelerine karşı koymada ve doğal öldürücü hücreleri aktive etmede etkinlikleri olan doğal glikoproteinler. İnterferon alfa; çeşitli akyuvarlardan salınır, antiviral ve tümör hücrelerine karşı etkinliği olan interferonlar, interferon beta (IFN beta); fibroblastlar, epitel hücreleri ve makrofajlardan salınır, virüslere karşı etkili interferonlar, gama (IFN gama); T-lenfositlerden salınır, bağışık cevabın düzenlenmesinde rol alır.

HİPOKSANTİN

Ölüm sonrası balık kasında oluşan ve balığın tazeliğinin bir ölçüsü olarak da kullanılan bir kimyasal madde. Nükleik asitlerin yapısına girmeyen ve pürin metabolizmasında rol oynayan bir pürin bazı.

NÜKLEOPROTEİN

Proteinlerin nükleik asitlerle kurduğu moleküler birlik.

HETERODUBLEKS

Genetik rekombinasyon esnasında, farklı ebeveynlere ait çift moleküllerin tamamlayıcısı olan tek iplikleri arasında baz çiftleşmeleriyle meydana gelen DNA. Her bir ipliğin farklı bir kaynaktan geldiği ve bu nedenle tam olarak tamamlayıcı olmadığı çift heliks nükleik asit molekülü. DNA çift ipliğinde bir ya da daha fazla yanlış bağlanmış bazların bulunuşu.

HİSTON

Kromatinin yapısına giren basit protein. Ökaryotların hücre çekirdeğinde nükleik asitle birleşik olarak bulunan ve DNA'nın paketlenmesine yardımcı olan lizin ve arjinin gibi bazik amino asitlerden zengin protein. Özellikle çekirdeğin kimyasal yapısında bulunan sade bir protein.

HİBRİDASYON

İki tür arasında yapılan birleştirme. İki farklı türe ait DNA tek sarmallarının birbiriyle kısmi çift sarmallar oluşturması. Monoklonal antikor tekniğinde, miyeloma hücreleriyle dalak hücrelerinin kaynaştırılması işlemi. Destek tabakadaki nükleik asitlerin işaretli problarla muamele edilmesi işlemi.

MAKROMOLEKÜL

İçinde genellikle pek çok kere tekrarlanan atom gruplarından meydana gelmiş bir veya birçok yapısal motif bulunan molekül. Proteinler, polisakkaritler, nükleik asitier gibi molekül ağırlığı birkaç bin Dalton'dan büyük organik moleküller. Karmaşık moleküllerin tekrarlanmasıyla oluşan büyük molekül. Proteinler, polisakkaritler ve diğer doğal ve sentetik polimerlerde olduğu gibi birkaç binden milyonlara uzanan molekül ağırlığına sahip çok büyük polimerik zincir yapısına sahip bir molekül. Çok sayıda monomer birimlerin veya yapı taşlarının bir araya gelmesiyle meydana gelen protein, nükleik asit, polisakkarit gibi biyopolimerler.

AFLATOKSİKOZİS

İnsan ve hayvanlarda aflatoksinler tarafından oluşturulan mutagenezis, karsiogenezis, teratogenezis, mitozun ve bağışıklık sisteminin baskılanmasıyla belirgin zehrin metabolitlerinin makromoleküllere, nükleik asitlere ve nükleoproteinlere bağlanması sonucu biçimlenen akut veya genellikle kronik seyirli zehirlenme.

MEGABAZ

Nükleik asitierde 1000000 nükleotide eş değer uzunluk birimi.

KAPSİT

Virüslerin nükleik asidinin dışında bulunan, bazı virüslerde tek tip, diğerlerinde birkaç tip proteinden oluşan kılıf. Virüslerin nükleik asitinin dışında bulunan, bazı virüslerde tek tip, diğerlerinde birkaç tip proteinden oluşan protein kılıf. Virüs nükleik asidini çevreleyen, kapsomerlerden oluşmuş virüs yapı ögesi.

KAPSOMER

Virüslerde nükleik asidi saran, proteinden oluşmuş kapsidi meydana getiren ve tek bir gen ile kontrol edilen protein birimler. Virüsün kapsit yapısını oluşturan bireysel protein moleküllerinden oluşmuş alt üniteler.

ADENİN

Nükleik asitlerin yapısında bulunan azotlu bir pürin. Adenozin nükleositin, adenozin trifosfatın (ATP), nikotinamit adenin dinükleotidin (NAD), nikotinamit adenin dinükleotit fosfatın (NADP), flavin nükleotit, flavin adenin dinükleotit (FAD) ve flavin mononükleotidin (FMN) yapısında bulunan azotlu bir baz. Adenozin nükleositin, adenozin trifosfatın (ATP), adenozin difosfatın (ADP), (AMP), nikotinamit adenin dinükleotitin (NAD), nikotinamit adenin dinükleotit fosfatın (NADP), flavin nükleotitin, flavin adenin dinükleotitin (FAD), flavin mononükleotitin (FMN) ve nükleik asitlerin yapılarında bulunan azotlu bir pürin bazı. Nükleik asitlerin, adenozin trifosfat, nikotinamit adenin dinükleotit, nikotinamit adenin dinükleotit fosfat ve flavin adenin dinükleotidin yapısına giren bir pürin bazı.