Sonu NİTE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "nite" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu nite ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında nite olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde nite olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

HİPERİMMÜNİTE

11 harfli kelimeler

JOSEPHİNİTE, OTOİMMÜNİTE

10 harfli kelimeler

ALKALİNİTE, ANTİJENİTE, PATOJENİTE

8 harfli kelimeler

AFFİNİTE, İMMÜNİTE, KOMÜNİTE, SALİNİTE

5 harfli kelimeler

ÜNİTE

4 harfli kelimeler

NİTE

Bazı kelimelerin anlamları

NİTE

Nasıl, niçin.

ÜNİTE

Birlik, birleşmiş olma durumu. Bir görevi, işi sürekli olarak yapmak üzere oluşturulmuş birlik. Birim. Dersin bölümlerinden her biri. Bir kümenin her elemanı veya bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, birim.

SALİNİTE

Tuzluluk.

PATOJENİTE

Bir etkenin hastalık oluşturma yeteneği. Hastalık oluşturma özelliği, patolojik değişiklikler veya hastalık oluşturma yeteneği.

OTOİMMÜNİTE

Selftoleransın zayıflaması ya da bozulması durumunda ortaya çıkan, bağışıklık cevabının kendi antijenlerine (vücutta oluşan) karşı oluştuğu anormal bir durum. Vücudun kendi organ ve dokularındaki antijene karşı antikor oluşturması durumu. Bağışıklık hücrelerinin veya antikorların vücudun normal dokularındaki biyokimyasal belirteçleri tanımayarak âdeta onu yabancı bir unsur olarak görmesi ve onunla reaksiyona girmesi, otoimmün cevap. Konak için zararlı, bağışıklık mekanizması yönünden amacından sapmış bir reaksiyondur. Otoimmün bir hastalık oluşumuna öncülük edebilecek graves hastalığı, miyastenia gravis, romatizmal ateş, glomerulonefritis ve benzerleri durumlar.

ALKALİNİTE

Bir maddenin alkali reaksiyon gösterme durumu veya derecesi. Alkalik özellikte olma.

ANTİJENİTE

Vücuda giren antijenin kendisine karjı antikor oluşturma yeteneği, bu yeteneğin derecesi, antijenisite, immünojenisite. Bir antijenin antikoruyla bağlanabilme yeteneği.

JOSEPHİNİTE

ABD nin Oregon eyaletinde bulunan doğal nikel ve demir alaşımı.

AFFİNİTE

İki kimyasal madde arasındaki karşılıklı çekicilik, eğilim, meyil. Antijen ve antikor arasındaki bağlanma gücü. Karşılıklı etkileşme değeri göz önüne alındığında, iki molekül arasındaki bağlanma gücü. İki kimyasal madde veya ilaç-almaç arasındaki çekicilik. İlgi, eğilim, cazibe, meyil.

İMMÜNİTE

Bağışıklık.

HİPERİMMÜNİTE

Bağışıklığın yüksek oluşu, artmış bağışıklık.

KOMÜNİTE

İyi bir şekilde birbirinden ayrılmış bitki veya hayvan toplulukları. Topluluk. Belli çevresel koşullara sahip bir ortamda yaşayan bitkisel ve hayvansal popülasyonların bir araya gelmesiyle oluşan topluluk.

  -   -   -  

Anlamında NİTE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NİTE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKADEMİK

Akademi ile ilgili olan. Bilimsel niteliği olan.

APTALCA

Biraz aptal, alık salık. (apta'lca) Aptala yaraşır nitelikte, aptal gibi, aptalcasına.

AĞIT

Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi. Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi. Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.

ANILAŞMAK

Anı niteliği kazanmak.

ALTIN

Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

AKSAKAL

Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.

ALAMETİFARİKA

Ayırıcı nitelik, ayırıcı özellik.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

AKIŞKANLAŞTIRMA

Akışkanlaştırmak işi. Akışkanların niteliğini düzeltmek üzere yoğunlaşmış bir akım içinde parçacıkların yüzmesini sağlayan yöntem.

ANITSAL

Anıt niteliğinde olan, anıta benzeyen, abidevi. Görkemli.

ANNELİK

Anne olma niteliği veya durumu, analık. Anneye yakışan davranış.

AĞIRKANLI

Ağırcanlı. Hippokrates'in ortaya attığı ağırcanlılık, soğukluk, kolayca duygulanmayış gibi nitelikleri kendinde toplayan kişilik tipi.

ARTİSTİK

Güzel sanatların gerektirdiği niteliğe uygun.

ANLAMAK

Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.

ANIT

Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.

ALMAŞLI

Almaş niteliği olan.

AMA

Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.

AİLE

Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.

ACIKLI

Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.