Kelimeler arşivi içinde; başında "netice" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. netice ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu netice ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde netice olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
NETİCELENDİRİLMEK
NETİCELENDİRİLME
NETİCELENDİRMEK
NETİCELENDİRME
NETİCELENMEK, NETİCELEŞMEK, NETİCESİZLİK
NETİCELENİŞ, NETİCELENME, NETİCELEŞME
NETİCESİZ, NETİCETEN
NETİCE
NETİCE
Sonuç.
NETİCELENDİRME
Sonuçlandırma.
NETİCETEN
Sonuç olarak.
NETİCELENİŞ
Sonuçlanış.
NETİCELENME
Sonuçlanma.
NETİCELENMEK
Sonuçlanmak.
NETİCELEŞMEK
Sonuca erişmek.
NETİCELENDİRİLME
Sonuçlandırılma.
NETİCESİZLİK
Sonuçsuzluk.
NETİCELEŞME
Neticeleşmek işi.
NETİCELENDİRİLMEK
Sonuçlandırılmak.
NETİCELENDİRMEK
Sonuçlandırmak.
NETİCESİZ
Sonuçsuz.
Bu bölümde tanımı içerisinde NETİCE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HULESEYİ
Netice.
SONUÇLANDIRABİLME
Sonuçlandırabilmek işi, neticelendirebilme.
MEAL
Anlam, kavram, mefhum. Ortaya çıkan şey, sonuç, netice.
SONUÇLANDIRILMA
Sonuçlandırılmak işi, neticelendirilme.
SONUÇLANDIRILMAK
Sonuca ulaştırılmak, neticelendirilmek.
SONUCU
Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.
SONUÇLANMA
Sonuçlanmak işi, neticelenme.
FOTOPERİYODİKLİK
Bitkilerin gün ışığına maruz kalmaları neticesinde bileşimlerinde meydana gelen ritmik değişiklikler.
BİKERE
Bir kere. Artık, bu defa, bundan sonra. Bunun üstüne, netice olarak.
SONUÇLANMAK
Sonuca ulaştırılmak, sonuca bağlanmak, bitirilmek, neticelenmek, intaç edilmek.
ARINNAMAK
Önceden hesaplamak, göze almak: Ben zaten bu neticeyi arınnamıştım.
SONUÇLANDIRMAK
Sonuca ulaştırmak, bitirmek, neticelendirmek, intaç etmek.
SONUÇSUZ
Sonuca ulaşamayan, sonuç vermeyen, neticesiz.
SONUÇLANDIRMA
Sonuçlandırmak işi, neticelendirme.
BİKEREMİZ
Bunun üstüne, netice olarak.
SONUÇ
Bir olayın doğurduğu başka bir olay ya da durum, netice. Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey. Sürmekte olan veya biten bir yarışmanın veya spor karşılaşmasının sayı bakımından durumu, skor. Yazının veya sözün bitim bölümü. Öz, özet.
BULGU
Var olduğu hâlde bilinmeyeni bulup ortaya çıkarma işi ve bu işin sonunda elde edilen şey. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç, netice. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan, hekimin saptadığı işaret.
FOSFORESANS
Bir maddenin sıcaklık artışı olmaksızın ısıtılması, ışığa maruz bırakılması veya bir elektrik boşalımına uğratılması neticesinde elektronik triplet seviyesinden daha düşük singlet seviyesine ışığın sürekli emisyonu. Floresanstan farkı ilk ışınlama ile son ışımanın eş zamanlı olmamasıdır.
BİKEZ
Bunun üstüne, netice olarak.
SONUÇLANIŞ
Sonuçlanma işi, neticeleniş.