NESNEL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "nesnel" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. nesnel ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu nesnel ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde nesnel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

NESNELLEŞTİRMEK

14 harfli kelimeler

NESNELLEŞTİRME

12 harfli kelimeler

NESNELLEŞMEK

11 harfli kelimeler

NESNELCİLİK, NESNELLEŞME

9 harfli kelimeler

NESNELLİK

8 harfli kelimeler

NESNELCİ, NESNELER

6 harfli kelimeler

NESNEL

Bazı kelimelerin anlamları

NESNEL

Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı. Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif. Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif.

NESNELCİLİK

Öznenin değil nesnenin gerçekliğine dayanan bilgileri arayan akıl yolu, objektivizm.

NESNELLEŞMEK

Nesnel duruma gelmek.

NESNELCİ

Nesnelcilik yanlısı olan, objektivist.

NESNELLEŞTİRME

Nesnelleştirmek işi. Bir olayı ya da kavramı, değişik kimselerin üzerinde görüş birliğine vararak anlaşabilecekleri biçimde duyulara açık duruma getirme işlemi.

NESNELER

eşyâ. -töresi: eşyâ hukuku.

NESNELLEŞTİRMEK

Nesnelleşme işini yaptırmak.

NESNELLİK

Nesnel olma veya nesnelerin gerçeğine dayanma durumu, afakilik, objektiflik, objektivite.

NESNELLEŞME

Nesnelleşmek durumu.

  -   -   -  

Anlamında NESNEL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NESNEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKAÇ

Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.

AYRILMAZLIK

Özelliklerin, kendilerini taşıyan nesnelerle, ilineklerin tözle bağlantısı, kalıcılık karşıtı.

BÜTÜN

Eksiksiz, tam. Bozuk olmayan (para). Birlik, tamlık. Parçalanmamış. Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi.

DİZMEK

Bazı nesneleri iplik, tel vb.ne geçirmek. Yan yana veya üst üste sıralamak. Harfleri yan yana getirerek yazı düzenlemek. Düzenlemek, hazırlamak.

DİŞİ

Yumurta oluşturan veya yavru doğuran (birey). Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden girintili olan. Yumuşak, kolay işlenen (maden). Kadın. Şuh, işveli, çekici. Verimli, doğurgan. Erkeği tarafından döllenecek biçimde oluşmuş (hayvan veya bitki).

CIRT

Kâğıt, kumaş vb. yırtılırken çıkan ses. Nesneleri birbirine bağlamakta kullanılan, çentikli, plastik kelepçe.

DOKUNUM

Çevremizdeki nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derimiz aracılığıyla bildiren duyarlık yeteneği, lamise.

AFAKİLİK

Nesnellik.

ÇİFT

Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler). Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş. Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan. Küçük maşa ya da cımbız.

CANLICILIK

Olup bitenin, ruhlar alanının gizli güçleri tarafından yönetildiğine inanan ilkel anlayış, animizm. Çocukta bir düşünce biçimi olarak bütün cisimlerin canlı olduğuna inanma. Bağımsız bir ruhsal varlığın insanda ve doğa nesnelerinde yerleşik olduğuna inanan ilkel dinî görüş. Tek ve aynı ruhun fikrî ve organik hayatın ilkesi olduğunu ileri süren öğreti.

CAYIRDAMAK

Nesneler "cayır" sesi çıkararak yanmak veya yırtılmak.

DOLAMAK

İplik, şerit, tel vb. nesneleri bir şeyin üzerine döndürerek sarmak. Sarmak, kavuşturmak.

BİRİKTİRMEK

Toplayıp yığmak. Bir şeyi ölçülü kullanarak artırmak, tasarruf etmek. Öğrenme, yarar sağlama vb. sebeplerle bazı nesneleri bir araya getirmek, koleksiyon yapmak.

DOKUNMAK

Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek. Almak, kullanmak, el sürmek. Karıştırmak. Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak. İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak. Hafifçe değmek. Sağlığını bozmak. Dokuma işi yapılmak. Tedirgin etmek, sataşmak. İlişkin, ilgili olmak, değinmek.

DESEN

Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerine yapılmış olan çizim. Görsel bir etki yaratmak amacıyla yapılmış çizgi resimlerin hepsi. Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerinde varlıkları, nesneleri belirli çizgilerle gösterme, tasvir etme. Desen yapma sanatı.

ADCILIK

Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.

ALTLIK

Tabak, bardak vb. nesnelerin altına konulan şey. Hayvanların altına yayılan ot veya saman. Arabaya koşulan atların yolları kirletmemesi için kuyruğunun altına yerleştirilen torba.

DAMITMAK

Gaz ürünler elde etmek için, bazı katı nesneleri ısı yoluyla temel ögelerine ayrıştırmak, imbikten çekmek, taktir etmek. Sıvı karışımlarda, karmaşık, değişken birleşimleri oluşturan ögeleri, özellikleri belirli ürünlere ayırmak.

ARAÇ

Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Taşıt.

ÇALKAR

Tahıl tanesini yabancı nesnelerden seçmeye veya tohumlukta kullanılacak tahılı ayırmaya yarayan döner kalburlu araç, çalkağı, çalkak.