Kelimeler arşivi içinde; başında "nene" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. nene ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu nene ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde nene olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
NENENBEŞİK
NENEHATUN
NENELİK, NENEMEK
NENELİ
NENEŞ
NENE
NENE
Nine. Anne.
NENELİ
Ordu ilinde, Perşembe ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
NENELİK
Üvey anne, üvey nine.
NENEŞ
Çok yaşlı: Neneş bir garı.
NENEHATUN
Erzurum ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
NENEMEK
Ne eylemek, ne yapmak.
NENENBEŞİK
Bebekleri uyutmak için yapılan eğreti beşik, salıncak.
Bu bölümde tanımı içerisinde NENE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SAĞIN
Doğruluk kuralına uygun olan. Sözün anlatılmak istenene tam karşılık olması, tam uygun düşmesi niteliği, sahih.
REKLAM
Bir şeyi halka tanıtmak, beğendirmek ve böylelikle sürümünü sağlamak için denenen her türlü yol. Bu amaç için kullanılan yazı, resim, film vb.
ANNE
Çocuğu olan kadın, ana, valide, kocakarı, mader, nene, aba. Yavrusu olan dişi hayvan.
NİNE
Torunu olan kadın, büyükanne, nene. Yaşlı kadın. Yaşlı kadınlar için kullanılan bir seslenme sözü.
TABLET
Düz ve yassı biçimli, çiğnenecek veya yutulacak madde. Eski medeniyetlerden kalma, pişmiş veya güneşte kurutulmuş kilden yapılmış, üzerinde çivi yazısı ile metin yazılı belge.
GÜZEL
Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı. Güzellik kraliçesi. Görgü kurallarına uygun olan. İyi, hoş. Güzel kız ya da kadın. Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı. Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran. Adamakıllı, şiddetli. Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde. Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran. Sakin, hoş (hava). Pek iyi, doğru.
ÇIĞNAH
Ayak altı, çok çiğnenen yer.
ÇİĞNEMLİK
Ağızda çiğnenecek miktarda olan, çiğnem.
ÇIĞNEK
Ayak altı, çok çiğnenen yer.
ÇEYNEM
Bir kere çiğnenecek kadar. Bir ağız dolusu.
GÖRÜNÜŞTE
Dıştan göründüğüne göre, görünene inanmak gerekirse, görünene bakılırsa, zahiren.
SENSEN
Ağızdaki kokuları gidermek için çiğnenen baharlı bir madde.
ÇIĞNAK
Ayak altı, çok çiğnenen yer. İneğin boynuna takılan ipe dizilmiş çıngıraklar.
ÇİYNEMTİ
Ağızda çiğnenecek nesne.
BOLUM
İçinde üzüm çiğnenen tahta tekne. Üzüm ezildikten sonra şırasının aktığı yalak.
ÇİĞNENEBİLME
Çiğnenebilmek işi.
TEPME
Tepmek işi. Suda çiğnenerek keçeleştirilen yünden dokunmuş (kumaş, keçe vb.). Tekme.
YUMUŞAK
Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.
DENENEBİLME
Denenebilmek işi.
SAKIZ
Bazı ağaçların ve özellikle sakız ağacının kabuğundan sızan, çiğnendiğinde yumuşayan, hoş kokulu, beyaz renkli reçine. Sakız ağacı. Şekerli ve kokulu ağızda çiğnenen eğlence yiyeceği, ciklet. Vücudu beyaz olup başta ve ayaklarda belirgin siyah işaretler bulunan, ince kemik yapılı ve yüksek ayaklı, ince yağsız uzun kuyruklu bir tür koyun.