Kelimeler arşivi içinde; başında "nefret" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. nefret ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu nefret ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde nefret olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
NEFRET
NEFRET
Bir kimsenin kötülüğünü, mutsuzluğunu istemeye yönelik duygu. Tiksinme, tiksinti.
Bu bölümde tanımı içerisinde NEFRET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AŞERMEK
Hamilelikte bazı yiyeceklere karşı aşırı düşkünlük göstermek, çok arzulamak veya nefret etmek, tiksinmek.
İĞRENMEK
Bir şeyi tiksindirici bulmak, istikrah etmek. Aşağılık, bayağı bulmak, hoşlanmamak, nefret etmek.
ÇİĞRİŞMEK
Nefret etmek. İki şeyin birbirine sürtünmesinden meydana gelen gıcırtıdan iç ürpermek: Öyle yapma içim çiğrişiyor.
TİKSİNTİ
Tiksinme işi, tiksinme, nefret.
ULAN
Ey. Öfke ve nefret anlatan bir seslenme sözü.
ÇİĞİRTMEK
Nefret etmek.
BUĞZETMEK
Kin beslemek, nefret etmek.
KARGIMAK
Birine, Tanrı'nın, insanların sevgi ve ilgisinden yoksun kalıp nefretlerine uğraması dileğinde bulunmak, ilenmek, kargışlamak, lanet etmek, lanetlemek.
MENFUR
Nefret edilen, iğrenç, tiksindirici.
MİZANTROP
Merdümgiriz. İnsandan nefret eden (kimse).
YEZİT
Nefret edilen kimseler için kullanılan bir söz. Hilekâr, sahtekâr.
KARGIŞLI
Tanrı'nın ve insanların nefretine, lanetine uğramış, melun, lanetli.
ÇİĞRİMEK
Nefret etmek. Biraz korkmak: Köpekten çiğridim.
ÇİĞREMEK
Nefret etmek. Bağırıp çağırmak. Soğuk suyla yıkanan insan, üşüdükten sonra çişi gelmek.
DÜŞMAN
Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı. Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar. Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse. Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları. Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse. Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.).
YUF
Kınama, üzüntü, nefret bildiren bir söz.
ÇİĞİRMEK
Nefret etmek. Çağırmak, davet etmek.
MELUN
Tanrı tarafından lanetlenmiş olan, lanetli. Lanetlenmiş kimse. Nefretle karşılanan, kötü.
TİKSİNME
Tiksinmek işi, ikrah, istikrah, nefret.
BUĞUZ
Kin besleme, nefret etme.