NECİK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "necik" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. necik ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu necik ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde necik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

NECİK

Nedir. Adın necik ?.

  -   -   -  

Anlamında NECİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NECİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PİZOLİT

Kalsiyum karbonat birleşimli, nohut büyüklüğünde, yuvarlağımsı kalsit tanecikleri veya bunların bağlanmasıyla taş durumuna geçen kireç taşı.

GRANÜL

Bir maddenin en küçük tanesi. Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler.

KROMATOFOR

Plazması pigment tanecikleriyle dolu, çokgen veya yıldız biçiminde, belirli uzunlukta veya kısalabilir uzantıları bulunan hücre.

ISLATMA

Islatmak işi. Bağlayıcının pigment taneciklerini tamamen sarması.

BULGURLANMA

Bulgurlanma işi. Güneş yüzeyinde bulgurcuk denilen taneciklerin kaynaşması olayı.

YAKMAÇ

Sıvı yakıtı kolayca yanabilecek taneciklere ayırarak püskürten araç, brülör.

TANECİKLİ

Küçücük tanelerden oluşmuş. Yüzeyi taneciklerle kaplı gibi görünen.

KUM

Silisli kütlelerin, kayaların, doğal etkenlerle parçalanarak ufalanmasından oluşan, deniz kıyısı, dere yatağı vb. yerlerde çok bulunan, ufak, sert tanecikler. Vücuttaki bezlerin, özellikle böbreğin ürettiği ince ve katı tanecikler. Armut, ayva vb. meyvelerin etli bölümlerindeki sert tanecikler.

DEMET

Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam. Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. Bitki ya da çiçek destesi. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon.

KARNABAHAR

Turpgillerden, çiçekleri etli ve tanecikli bir görünüşte olan, yaprakları lahana yaprağına benzeyen, sebze olarak kullanılan bir bitki (Brassica oleracea botrytis).

AEROSOL

Gaz içerisinde dağılmış ve gazla sarılmış 10 mikrometreden daha küçük çaplı sıvı veya katı parçacıklarından oluşan çok fazlı sistem. Uygun bir çözücüde çözdürülmüş etken maddeyle itici gazdan oluşan ve aletle çevreye püskürtüldüğü zaman küçük tanecikler hâlinde yayılan ilaç.

PROSTAT

Erkeklerde idrar torbasının altında bulunan, siyeğin başlangıç bölümünü çevreleyen ve meni yapımında görev alan, iç salgı da salgılayan bez, kestanecik. Bu organda oluşan hastalık.

IŞINIM

Işın veya tanecik yayımı, ışıma, radyasyon. Isının, bir kaynaktan ışın ve dalga hareketi yoluyla yayılması, ışıma, radyasyon. Uzayda yayılan bir dalgayı oluşturan ögelerin bütünü, ışıma, radyasyon. Bir enerjinin ışık demeti durumunda yayılması, ışıma, radyasyon.

BULUT

Atmosferdeki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan, biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrılan yığın. Keder, endişe. Herhangi bir şeyden oluşan yoğun yığın.

SERPİNTİ

Dökülen veya akan bir şeyden sıçrayıp serpilen bölüm. Damlacıklar, tanecikler durumunda, azar azar yağan yağmur veya kar, çilenti. Bir şeyin etkisi azalarak kalan veya gelen kısmı.

PROTON

Atom çekirdeğinde her biri (+1) pozitif elektrik yükü taşıyan tanecik. Hidrojen atomunun çekirdeği.

DİYORİT

Özellikle plajiyoklazdan oluşan, saydam, üstü tanecikli derinlik kayacı.

KROMATİN

Hücre çekirdeğinde küçük tanecikler, düzensiz kitleler veya ağ biçiminde bulunan, soya çekim olaylarını sağlayan, bazı boyalarla hemen boyanabilen madde.

BENEK

Herhangi bir şey üzerindeki ufak leke, nokta, puan. Güneş lekeleri yöresinde görülen, parlak taneciklerden ve parlak damarlardan oluşmuş bölüm, fakül.

İS

Dumanın değdiği yerde bıraktığı kara leke. Yakıtın tam yanmamasından oluşan, dumanla yükselen kömürleşmiş tanecikler. Sürme.