Sonu NDA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "nda" olan, toplam 100 adet kelime bulunmaktadır. Sonu nda ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında nda olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde nda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ANTİPROPAGANDA, VAKTİZAMANINDA

13 harfli kelimeler

HINGIZINGINDA

12 harfli kelimeler

HADDİZATINDA

11 harfli kelimeler

ELİKOYNUNDA, CAMİLİMANDA, DAKİKASINDA, KINIKININDA

10 harfli kelimeler

YANBAŞINDA, BARRAMUNDA, PROPAGANDA, AHIRISINDA

9 harfli kelimeler

NAZARINDA, TIKIRINDA, NAYATINDA, SULARINDA, ZAMANINDA, KIDAĞINDA, İBOLLANDA, BİDAHANDA, SIRASINDA, ESNASINDA, GIYABINDA, OLMİYANDA

8 harfli kelimeler

HAKKINDA, ALABANDA, ANAKONDA, BURŞUNDA, HARMANDA, TURVANDA, TIRMANDA, ALAVANDA, ALAMANDA, KISMANDA, ZIMNINDA, İCABINDA, MEYDANDA, MISRANDA, TURFANDA, TAFRANDA, ZARFINDA

7 harfli kelimeler

LOĞANDA, LOGONDA, MARANDA, KIYINDA, YAYINDA, ŞOHUNDA, ÜŞBUNDA, VAKONDA, KURANDA, HARANDA, HAÇANDA, NAHANDA, RAVANDA, ELKUNDA, MAGANDA, PAYANDA, KUMANDA, BOZANDA, BİDENDA, BAYANDA, SONUNDA, ARBANDA, UĞRUNDA, VERANDA, YAKINDA, ALTINDA, YANINDA, AHRINDA

6 harfli kelimeler

ORENDA, ORANDA, AKANDA, BRANDA, ANINDA, AJANDA

5 harfli kelimeler

FUNDA, FONDA, CUNDA, VANDA, ŞUNDA, KUNDA, YANDA, SINDA, MANDA, SONDA, PANDA, RANDA, CINDA, MUNDA, KANDA, HUNDA, HANDA, BUNDA, GINDA, CANDA

4 harfli kelimeler

ONDA, ANDA, UNDA, İNDA

3 harfli kelimeler

NDA

Bazı kelimelerin anlamları

NDA

Onda (III. teklik şahıs zamiri bulunma hâli).

HADDİZATINDA

Aslında.

VAKTİZAMANINDA

Vaktiyle.

DAKİKASINDA

Hemen o anda.

KINIKININDA

Cinsel birleşme durumunda : Ben onları kınıkınında gördüm.

YANBAŞINDA

Yanı başında.

TIKIRINDA

Yolunda, düzen içinde.

HINGIZINGINDA

Olsa olsa, en son derecede: Hıngızıngında 16 guruş pul parası ziyan ederim. Bir işin başlayacağı ya da sona ereceği an: iş hıngızıngında iken geldim.

NAZARINDA

Birinin düşüncesine göre, birinin gözünde.

NAYATINDA

Nihayetinde, sonunda.

ANTİPROPAGANDA

Karşı propaganda.

BARRAMUNDA

Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, kemik dilligiller (Osteoglossidae) familyasından, l m kadar uzunlukta, Brezilya ırmaklarında yaşayan bir tür. (Scleropages leichhardti), Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının kemik-dilligiller (Osteoglossidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 1 m. Brezilyanın Nett ve Mary ırmaklarında yaşar.

ELİKOYNUNDA

Utangaç, sıkılgan (insan). Düşünceli (insan).

PROPAGANDA

Bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla söz, yazı vb. yollarla gerçekleştirilen çalışma, yaymaca.

AHIRISINDA

Sonunda.

CAMİLİMANDA

İçel ili, Yenice bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

  -   -   -  

Anlamında NDA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

AÇAN

Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

ABAKÜS

Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.

ACEMAŞİRAN

Klasik Türk müziğinde kullanılan şet makamlarından biri.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

AÇIKTAN

Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

ABARTI

Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.

AÇIKÇI

Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

ABBAS

"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

AÇIKLANAN

Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.

ABARTILI

Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.

ACEMLEŞMEK

Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

ABARTMAK

Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.

ABANİ

Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.