Sonu NASİ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "nasi" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu nasi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında nasi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde nasi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

NASİ

Nasıl. O şekilde ki, öyle ki.

ŞİNASİ

Tanımaya, anlamaya özgü, tanımak, bilmekle ilgili.

DOMUZLAHANASİ

Yılanyastığı denilen bitki.

  -   -   -  

Anlamında NASİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NASİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

NASİHATÇİLİK

Nasihatçinin işi.

NASİPSİZ

Nasibi olmayan, kısmetsiz. İstediğine ulaşamayan.

NASİPLENMEK

Nasibini almak.

ÖĞÜTLEME

Öğütlemek işi, nasihat.

ÇİL

Orman tavuğugillerden, eti için avlanan, ormanlarda yaşayan bir kuş, dağ tavuğu (Tetrastes bonasia). Aynada oluşan leke. Çoğunlukla yüzde oluşan kahverengi küçük benekler. Tüyünde küçük benekler bulunan (hayvan). Bitki köklerindeki kıla benzer ince uzantılar. Yeni ve parlak (para veya altın).

NASİPLİ

Nasibi olan, kısmetli. Her istediğine kolayca ulaşan.

NASİPSİZLİK

Nasipsiz olma durumu.

ÖĞÜT

Bir kimseye yapması veya yapmaması gereken şeyler için söylenen söz, nasihat.

İNŞAALLAH

"Allah dilerse, Allah nasip ettiyse" anlamlarında dilek anlatan bir söz. Allahın izniyle.

NASİPLENME

Nasiplenmek işi.

ORANLI

Kendinde oran bulunan, nispetli, mütenasip, mütevazin.

ÖĞÜTLEMEK

Birine bir şeyi yapmasını veya yapmamasını söylemek, nasihat etmek.

ÖĞÜTÇÜ

Öğüt veren kimse, nasihatçi. Vaiz.

KISMET

Tanrı'nın her kişiye uygun gördüğü yaşama durumu, nasip. Talih, kader, şans. "Şimdiden belli değil, ya olur ya olmaz" anlamlarında bir seslenme sözü. Olayların kötü sonuçlarını tevekkülle karşılama durumu. Evlenme talihi.

BEHRE

Pay, nasip, hisse.

NASİPLİLİK

Nasipli olma durumu.

ORANTILI

Aralarında orantı bulunan, mütenasip. Bir orantıyla ilgili olan. Bir niceliğin iki, üç, . kez çoğalması veya azalması, başka bir niceliğin o nispette çoğalmasını veya azalmasını gerekli kılarsa "bu iki nicelik birbiriyle orantılıdır" denir.

BEHRESİZ

Payı, nasibi, hissesi olmayan, bibehre.

UYGUNSUZ

Uymayan, yakışık almayan, yaraşmayan, münasebetsiz, namünasip. Kötü davranışlarda bulunan, çirkin hareketleri olan.

UYGUN

Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.