Kelimeler arşivi içinde; sonunda "nasi" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu nasi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında nasi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde nasi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
NASİ
Nasıl. O şekilde ki, öyle ki.
ŞİNASİ
Tanımaya, anlamaya özgü, tanımak, bilmekle ilgili.
DOMUZLAHANASİ
Yılanyastığı denilen bitki.
Bu bölümde tanımı içerisinde NASİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
UYGUNSUZ
Uymayan, yakışık almayan, yaraşmayan, münasebetsiz, namünasip. Kötü davranışlarda bulunan, çirkin hareketleri olan.
KISMET
Tanrı'nın her kişiye uygun gördüğü yaşama durumu, nasip. Talih, kader, şans. "Şimdiden belli değil, ya olur ya olmaz" anlamlarında bir seslenme sözü. Olayların kötü sonuçlarını tevekkülle karşılama durumu. Evlenme talihi.
NASİHATÇİLİK
Nasihatçinin işi.
NASİPSİZ
Nasibi olmayan, kısmetsiz. İstediğine ulaşamayan.
BEHRE
Pay, nasip, hisse.
NASİPLİLİK
Nasipli olma durumu.
ORANTILI
Aralarında orantı bulunan, mütenasip. Bir orantıyla ilgili olan. Bir niceliğin iki, üç, . kez çoğalması veya azalması, başka bir niceliğin o nispette çoğalmasını veya azalmasını gerekli kılarsa "bu iki nicelik birbiriyle orantılıdır" denir.
ÖĞÜTLEMEK
Birine bir şeyi yapmasını veya yapmamasını söylemek, nasihat etmek.
NASİPLİ
Nasibi olan, kısmetli. Her istediğine kolayca ulaşan.
NASİPSİZLİK
Nasipsiz olma durumu.
ÖĞÜTÇÜ
Öğüt veren kimse, nasihatçi. Vaiz.
ÖĞÜT
Bir kimseye yapması veya yapmaması gereken şeyler için söylenen söz, nasihat.
BEHRESİZ
Payı, nasibi, hissesi olmayan, bibehre.
NASİPLENME
Nasiplenmek işi.
ÖĞÜTLEME
Öğütlemek işi, nasihat.
İNŞAALLAH
"Allah dilerse, Allah nasip ettiyse" anlamlarında dilek anlatan bir söz. Allahın izniyle.
ORANLI
Kendinde oran bulunan, nispetli, mütenasip, mütevazin.
ÇİL
Orman tavuğugillerden, eti için avlanan, ormanlarda yaşayan bir kuş, dağ tavuğu (Tetrastes bonasia). Aynada oluşan leke. Çoğunlukla yüzde oluşan kahverengi küçük benekler. Tüyünde küçük benekler bulunan (hayvan). Bitki köklerindeki kıla benzer ince uzantılar. Yeni ve parlak (para veya altın).
UYGUN
Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.
NASİPLENMEK
Nasibini almak.