Kelimeler arşivi içinde; sonunda "narma" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu narma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında narma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde narma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
NARMA
Tuz ve karabibere batırılmış ekmek lokması.
ONARMA
Onarmak işi.
KANARMA
Mercimek çorbası.
Bu bölümde tanımı içerisinde NARMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TAMİR
Onarma, onarım. Yapılan bir yanlışı, kusuru düzeltmeye çalışma.
ONARTMAK
Onarma işini birine yaptırmak, tamir ettirmek.
YAMAMAK
Yama koyarak onarmak, yamalamak. İstenmeyen kimseyi birine zorla vermek. İstenmeyen şeyi birine mal etmek.
ÖRMEK
İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak ya da geçirerek işlemek veya tezgâhta dokumak. Kumaşlardaki delikleri elde iplikle besleyerek kapatmak. Estetik kaygıyla, duygulu biçimde bir güzelliği ortaya koymak. Duvar yapmak veya onarmak. Saç, yele vb. şeylerin tellerini birkaç bölüme ayırıp birbirine geçirmek yolu ile dağınıklıktan kurtarmak. Müzik, edebiyat vb.nde bir özelliği oluşturmak, ortaya koymak.
KALAFATLAMAK
Geminin kaplamasını kalafatla onarmak. Onarmak, çekidüzen vermek.
KALAFAT
Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi. Aşağısı dar, yukarısı geniş bir tür yeniçeri başlığı. Onarma, tamir etme. Osmanlı Devleti'nde vezir veya yüksek mevkide devlet adamlarının giydikleri bir başlık.
KÖPRÜCÜ
Köprü yapan kimse. Tombazlarla köprü kuran istihkâm kıtası. Osmanlı ülkelerinde, özellikle ordunun geçeceği yollar üzerindeki köprüleri onarmak ve korumakla görevli takım.
ONARIMCI
Onarma işini yapan kimse, tamirci.
TELEVİZYONCULUK
Televizyon yapma, onarma veya satma işi. Televizyoncunun yaptığı iş.
ONARICI
Onarma işini yapan kimse. Hasar görmüş hücreleri canlı duruma getiren madde.
ONARIM
Onarma işi, tamirat, tamir. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapma, ilk durumuna getirme, restore etme. Tarihî eser niteliği taşımayan yapıların onarılması, renovasyon.
RADYOCULUK
Radyo yapma, onarma veya satma işi. Radyo kuruluşlarını işletme ve yönetme işi.
YAMA
Delik ve yırtığı uygun bir parça ile onarma, kapatma. Deride geniş leke. Bu iş için kullanılan parça.
PRES
İşletme, onarma, düzletme vb. işlemlerin uygulanması için bir nesneyi, iki ağırlık arasında mekanik olarak sıkıştırmaya yarayan alet, mengene, cendere. Baskı. Üzüm, elma, zeytin vb. meyve ve sebzeleri sıkarak suyunu, yağını çıkarmakta kullanılan alet veya araç.
DÜZELTMEK
Düzgün duruma getirmek. Bozukluğunu gidermek, onarmak. Yanlıştan kurtarmak, tashih etmek.
AVADANLIK
Bir işi yapmak, bir aracı onarmak için kullanılan alet takımı.
ONARILMAK
Onarma işine konu olmak, onarma işi yapılmak.
MENGENE
Onarma, işleme, düzeltme vb. işlemlerin uygulanacağı nesneyi sıkıştırıp istenildiği gibi tutturmaya yarayan bir tür alet. Pres.
TÜFEKÇİLİK
Tüfek yapma veya onarma işi. Tüfek satıcılığı.
YAMALAMAK
Yama ile onarmak, yama vurmak.