NAR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "nar" olan, toplam 104 adet kelime bulunmaktadır. nar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu nar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde nar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

NARINCALISÜLEYMAN

15 harfli kelimeler

NARINCALIPITRAK

14 harfli kelimeler

NARENCİYECİLİK

13 harfli kelimeler

NARKOTİZASYON

12 harfli kelimeler

NARHISLANMAK

11 harfli kelimeler

NARENCİYECİ, NARKOLEPTİK, NARKOZCULUK

10 harfli kelimeler

NARILDAMAĞ, NARKOLEPSİ, NARKOZİTÖR, NARLIHOPUR, NARLIKIŞLA, NARLISARAY, NARSİSTLİK, NARTAŞLARI

9 harfli kelimeler

NARARMUDU, NARÇİÇEĞİ, NARENCİYE, NARGİLLER, NARIBEYZA, NARINCALI, NARKOTİZM, NARLIDERE, NARLIKAYA, NARLIKUYU, NARLIÖREN, NARSİSİZM, NARZANLAR

8 harfli kelimeler

NARAĞACI, NARBENKİ, NARGEDİK, NARHANIM, NARHİSAR, NARHYURT, NARİNLİK, NARKOSAN, NARKOTİK, NARKOZCU, NARLIOVA, NARSIRTI, NARSİLEN

7 harfli kelimeler

NARASIN, NARASİN, NARDANE, NARDENK, NARDÜZÜ, NARFAŞA, NARGELE, NARGİLE, NARGÜLÜ, NARINCI, NARİNCE, NARLICA, NARSİST, NARSUYU, NARTEKS

6 harfli kelimeler

NARANT, NARBAT, NARBIZ, NARBİS, NARBUS, NARCIL, NARDAN, NARDEK, NARDİN, NAREKE, NARENÇ, NARGAN, NARGÖZ, NARGÜL, NARINÇ, NARİYE, NARKOZ, NARKÖY, NARLAK, NARLIK, NARMAN, NARPIZ, NARPİS, NARPUÇ, NARPUŞ, NARPUZ, NARTER, NARTÜK, NARVAL, NARVEN

5 harfli kelimeler

NARAN, NARAT, NARES, NARİÇ, NARİK, NARİN, NARİS, NARLI, NARLU, NARMA, NARYA

4 harfli kelimeler

NARA, NARE, NARH, NARİ, NART

3 harfli kelimeler

NAR

Bazı kelimelerin anlamları

NAR

Nargillerden, yaprakları karşılıklı, çiçekleri büyük, koyu kırmızı renkte, küçük bir ağaç (Punica granatum). Bu ağacın kırmızımtırak sarı sert bir kabukla örtülü, içinde çok sayıda kırmızımtırak, sulu taneler bulunduran yuvarlak yemişi.

NARLISARAY

Samsun şehri, Vezirköprü ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

NARINCALISÜLEYMAN

Manisa kenti, Kula ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

NARSİSTLİK

Özseverlik.

NARILDAMAĞ

Korkunç ses çıkarmak: Dev kimi narıldar.

NARENCİYECİLİK

Narenciyeci olma durumu.

NARINCALIPITRAK

Manisa şehrinde, Kula ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

NARKOTİZASYON

Uyuşturma.

NARKOZCULUK

Narkozcunun işi.

NARKOLEPTİK

Narkolepsiyle ilgili olan.

NARLIKIŞLA

Osmaniye ili, Kadirli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Tokat ilinde, İğdir nahiyesine bağlı bir bölge.

NARENCİYECİ

Narenciye üreticisi.

NARKOZİTÖR

Narkozcu.

NARLIHOPUR

Hatay şehrinde, Kırıkhan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

NARHISLANMAK

Sinirlenmek.

NARKOLEPSİ

Zaman zaman aniden beliren karşı konulmaz uyku eğilimiyle belirgin patolojik durum.

  -   -   -  

Anlamında NAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKILLANMAK

Karşılaşılan olayların sonuçlarından yararlanarak davranmak. Uslanmak.

AFFETTUOSO

Bir parça yumuşak ve duygulu bir biçimde çalınarak.

AĞALANMAK

Ağa tavrı takınarak çalım yapmak.

ABAKÜS

Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.

AHRETLİK

Ahret kardeşi olan kadınlardan her biri. Öbür dünyada karşılığı görüleceğine inanarak yapılmış olan (iş veya iyilik). Besleme kız, beslek.

AKVARYUMCU

Akvaryum işiyle uğraşan kimse, akvarist. Bilim ve sanatı kullanarak akvaryum ortamında balık vb.ni besleyen kimse, akvarist.

AĞIRSAMAK

Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

ALLEGRO

Canlı, neşeli ve hızlı bir biçimde (çalınarak).

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

ALINMAK

Alma işi yapılmak. Uyarlanmak. Elde edilmek. Bir sözün, bir davranışın kendisine söylediğini veya yapıldığını sanarak incinmek, kırılmak.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

AÇIKÇI

Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse.

ALEM

Bayrak. Minare, kubbe, sancak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, madenden yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs, ayça. Simge.

AÇIKGÖZ

Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).

AKTÜER

İstatistiklere dayanarak sigorta primlerini, risklerini hesaplayan kimse.

ALLEGRETTO

Allegrodan biraz daha ağır bir biçimde (çalınarak).

ACCELERANDO

Gittikçe hızlanarak.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

ALEMCİ

Camilerin kubbelerine, minarelerine alem yapan veya takan kimse.