Kelimeler arşivi içinde; başında "namus" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. namus ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu namus ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde namus olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
NAMUSSUZCASINA
NAMUSSUZLUK
NAMUSLULUK, NAMUSSUZCA
NAMUSLUCA
NAMUSKAR, NAMUSSUZ
NAMUSLİ, NAMUSLU
NAMUS
NAMUS
Bir toplum içinde ahlak kurallarına ve toplumsal değerlere bağlılık, iffet. Dürüstlük, doğruluk.
NAMUSKAR
Namuslu.
NAMUSLUCA
Namuslu bir biçimde.
NAMUSSUZ
Ahlak kurallarına uygun davranmayan, ahlak kurallarını çiğneyen. Ahlak kurallarına uygun davranmayarak, ahlak kurallarını çiğneyerek. Kızgınlıkla söylenen bir söz.
NAMUSLİ
Namuslu; doğru; iyi.
NAMUSSUZCA
Namussuz bir biçimde, namussuzcasına.
NAMUSLULUK
Namuslu olma durumu, namuskârlık.
NAMUSLU
Ahlak kurallarına uygun olarak davranan, namuskâr. Olması gerektiği gibi.
NAMUSSUZLUK
Namussuz olma durumu. Namussuzca davranış.
NAMUSSUZCASINA
Namussuzca.
Bu bölümde tanımı içerisinde NAMUS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LEKE
Kirliliği gösteren iz. Güneş, ay, yıldız veya herhangi bir gezegenin parlak yüzeyinde görülen karanlık bölüm. Yüz kızartacak durum, namussuzluk, kara, şaibe. Bir yüzeyde türlü sebepler dolayısıyla oluşan farklı renk. Vücudun herhangi bir yerinde oluşan değişik renk.
KALTAK
Üzeri meşin, halı vb. şeylerle kaplanmamış olan eyerin tahta bölümü. İffetsiz, namussuz kadın. Kuskunsuz eyer.
İFFET
Cinsel konularda ahlak kurallarına bağlılık, sililik. Namus.
SÖVME
Sövmek işi, sövgü, küfretme. Bir kimsenin namus, onur ve kişiliğine yapılmış olan her türlü saldırı.
LEKELEMEK
Bir şeyi kirletmek, bir şey üzerinde leke oluşturmak. Birine, namusa dokunur bir suç yüklemek.
ABIRU
Yüz suyu. Irz, namus, şeref, haysiyet.
DOĞRU
Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
ARLI
Namuslu, utangaç, sıkılgan.
ABIR
Obur, çok yiyen. Küçük çocukların kasık ve koltuk altlarına pudra yerine sürülmek üzere nane, mersin, kekik, gül ve cennet süpürgesi yapraklarının döğülmesinden elde edilen toz. Namus, şeref, haysiyet. Utanma, hicap, haya. Kılık, kıyafet, biçim. Utanma, hicap, hayâ.
YEDİRMEK
Yemesini sağlamak. Bir şeyi azar azar başka bir şeyin içine karıştırarak belli olmayacak duruma getirmek. Ağzına yiyecek vermek, beslemek, karnını doyurmak. Bir fazlalığı herhangi bir biçimde kullanmak. Nefis, namus, şan, kibir vb. kavramlarla kullanıldığında yakıştırmak, yaraştırmak. Bir kimseye rüşvet vermek.
ABUR
Obur, çok yiyen. Kaba, anlayışsız, vurdumduymaz. Küçük çocukların kasık ve koltuk altlarına pudra yerine sürülmek üzere nane, mersin, kekik, gül ve cennet süpürgesi yapraklarının döğülmesinden elde edilen toz. Namus, şeref, haysiyet. Kılık, kıyafet, biçim. Öğme, medih. Karalâhana, fasulye ve mısır unu ile yapılan bir çeşit yemek. Kekliklerin gelme zamanında ilk gelen keklikler.
LEKELEME
Lekelemek işi. Namusa dokunur bir suç yükleme, iftira etme.
TECAVÜZ
Saldırı. Başkasının hakkına el uzatma. Aşma, ötesine geçme. Namusuna saldırma, sarkıntılık.
EKSİKSİZ
Eksiği olmayan, tam, tamam. Tam olarak. İyi, namuslu, temiz.
KALTABAN
Namussuz. Şarlatan, yalancı, hileci.
DELİKANLI
Çocukluk çağından çıkmış genç erkek. Gençlere bir seslenme sözü. Sözünün eri, dürüst, namuslu (kimse).
ABRUY
Yüz suyu. Irz, namus, şeref, haysiyet.
KİRLETMEK
Kirli duruma getirmek, pisletmek. Namusuna, onuruna zarar verecek bir suç yüklemek, lekelemek. Küçük veya büyük abdestini yapmak, pislemek. Kadının ırzına geçmek, namusuna zarar vermek.
LEKESİZ
Lekesi olmayan, tertemiz. Namuslu.
KABADAYI
Kendine özgü namus kurallarını esas alıp toplum kurallarının dışına çıkarak zorbalık yapan kimse. Bir şeyin en iyisi, başta geleni. Yürekli.