Kelimeler arşivi içinde; başında "naksı" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. naksı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu naksı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde naksı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
NAKSI
NAKSI
Tuzlu suya ekmek kırıntısı ve benzerleri şeyleri koyarak yapılan sulu hayvan yemi, yal.
Bu bölümde tanımı içerisinde NAKSI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
IŞIMETKİNLİK
Dayanaksız kimi öğecik çekirdeklerinin kendiliğinden parçalanması özelliği.
GAYRİMÜMKÜN
Olanaksız.
İMKANSIZLAŞMAK
Olanaksızlaşmak.
BOYNUZ
Bazı hayvanların başında bulunan, tırnaksı bir maddeden, uzun, kıvrık veya çatallı korunma organı. Bu organdan yapılmış. Kurşun borudan kol alma işleminde kullanılan demirden yapılmış alet.
İMKANSIZLAŞTIRMA
Olanaksızlaştırmak işi.
ENTOPROCTA
Çanaksı solucanlar.
DAYANAKSIZLIK
Dayanaksız olma durumu.
OLGUCULUK
Araştırmalarını olgulara, deneylere, gerçeklere dayayan, fizikötesi açıklamaları kuramsal olarak olanaksız ve yararsız gören Auguste Comte'un açtığı felsefe çığırı, pozitivizm. Bu çığırın gerçekçilik akımını doğuran edebî eserlerde uygulanmış biçimi.
İMKANSIZ
Olanaksız. olanaksız.
DÜŞÜLKÜ
Gerçekleştirilmesi olanaksız olan dizge ya da tasarı. Ancak imge gücüyle tasarlanabilen, kusursuz yönetim düzeni.
MUHAL
Olamaz, olmaz, olmayacak, olması, gerçekleşmesi olanaksız.
İMKANSIZLAŞMA
Olanaksızlaşma.
OLANAKSIZLAŞMA
Olanaksızlaşmak işi, imkânsızlaşma.
OLAMAZ
Olmasını önleyecek derecede güçlü engelleri bulunan, olanaksız, gayrimümkün. Hayret, şaşırma bildirmek için kullanılan bir söz.
OLANAKSIZLIK
Olanaksız olma durumu, imkânsızlık.
GÖRECİLİK
Göreci olma durumu. Bir yaşantının büyük ölçüde önceki yaşantılara bağlı olması yüzünden, anlaşılması ve değerlendirilmesinin de önceki yaşantıların bilinmesine bağlı olduğunu ileri süren görüş. İnsan bilgisinin nesnel çevreyi yansıtmadığını, nesnel gerçekliği tanımanın olanaksız olduğunu, bu bakımdan insan bilgisinin ancak göreli olduğunu savunan öğreti. (Fizikteki görecilik kuramı ile karıştırılmamalıdır.). Evrensel olarak geçerli evrensel ilkeler bulunmadığını, tüm ahlaki ilkelerin kültürlere ve bireysel tercihlere göreli olduğunu, tüm ahlak ilkelerinin bir kültür veya toplumun uzlaşımları bağlamında geçerlilik kazandığını veya ahlaki bir ilkenin geçerliliğini belirleyen şeyin bireysel tercihler olduğunu savunan anlayış.
PENÇE
Yırtıcı hayvanların ön ayaklarının parmaklarıyla tırnakları. El. Ayakkabının tabanındaki kösele. Etkisinden kurtulmak olanaksız, etkisi çok olan güç.
ASILSIZ
Doğru olmayan, temelsiz, köksüz, dayanaksız, yalan (haber). Uydurma.
OLANAKSIZLAŞMAK
Olanaksız duruma gelmek, imkânsızlaşmak.
DÜŞÜLKE
Tasarımsal, belki de gerçekleştirilmesi olanaksız bir toplumsal durumu betimleyen felsefe yapıtı. Toplumsal konularda gerçekleştirilemez olduğu savlanan, çarpıcı görünüşlü herhangi bir öneri. İngiliz yazarı Thomas More'un Utopia adlı yapıtında betimlendiği gibi, her şeyin en güzel, en doğru, en yararlı biçimde düzenlendiği düşsel ülke.