MÜLKİYE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "mülkiye" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. mülkiye ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu mülkiye ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mülkiye olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MÜLKİYE

Devlet yönetimindeki sivil görevliler sınıfı.

MÜLKİYET

Sahiplik.

MÜLKİYELİ

Siyasal Bilgiler Okulu öğrencisi veya bu okulu bitirmiş kişi.

  -   -   -  

Anlamında MÜLKİYE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MÜLKİYE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SİSMONDİCİLİK

Üretimin gittikçe artması ve buna karşı tüketirnin aynı hızla artmamasına bağlı olarak Say yasasının işlemeyeceğini ve iktisadi bunalımların kaçınılmaz olduğunu ve bunun çözümü olarak da işçilerin üretim araçlarının mülkiyetine sahip olmaları gerektiğini ileri süren, ütopik sosyalistlerden J. C. L. Simonde de Sismondi öncülüğündeki akım.

ANAMALCI

Üretim araçlarını özel mülkiyetinde bulunduran kimse, anamal sahibi, sermayedar, sermayeci, kapitalist. Anamalcılık düzenini benimsemiş kimse, kapitalist.

SAHİPLİK

Sahip olma durumu. Kendisinin olan bir şeyi yasa çerçevesi içinde dilediği gibi kullanabilme hakkını taşıma durumu, iyelik, mülkiyet.

REPARTİMİENTO

İspanya'nın koloni yapılanmasında dar anlamda yalnızca yerlilerin köle olarak dağıtımı, geniş anlamda ise mal, mülkiyet ve hizmetlerin kolonide yaşayan İspanyollara resmi olarak dağıtımı. Aynı tür bir sistem Peru'da mita, Meksika'da cuatequil olarak adlandırılmıştır.

KURUM

Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese.

MİLLİLEŞTİRMEK

Milli bir nitelik vermek. Özel sektöre ait yerli ve yabancı firmaları devlet mülkiyetine geçirmek, ulusallaştırmak.

MİLLİLEŞTİRME

Millileştirmek işi. Bir ülkede yabancılara ait bir şirket veya taşınmazın hükümet tarafından bedeli ödenip satın alınarak devlet mülkiyetine geçirilmesi. karşılığı kamulaştırma.

EL

Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü. Ülke, yurt, il. Kez, defa. Halk, ahali. İskambil oyunlarında her bir tur. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü. Yakınların dışında kalan kimse, yabancı. Oba, aşiret. Sahiplik, mülkiyet. İskambil oyunlarında oynama sırası.

KONDOMİNYUM

Uluslararası hukuka göre iki bağımsız ülkenin eşit haklara sahip olduğu bir bölge. Bir taşınmazın çeşitli kısımlarının farklı kişilerin mülkiyetinde, kalan kısımının ise bu kişilerin ortak mülkiyetinde olması.

OLMAK

Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

DEVİR

Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası. Dönme, dönüş. Bir hareket, birbirinin aynı olan ve eşit zamanlarda yapılmış olan başka hareketlerden oluştuğunda hareketlerin her biri veya bunların yapılması için geçen her zaman aralığı, periyot. Bir görevin bir kimseden bir başkasına geçmesi. Aktarılma. Bir malın mülkiyetini veya bir mal üzerindeki hakkı bir başkasına geçirme. Sürekli ve düzenli değişme, çevrim. Dolaşma.

KİRALAMA

Kiralamak işi. Anlaşmaya göre kira süresinin bitiminde mülkiyetin kiracıda bırakılabilmesi durumu. Bir taşınır veya taşınmazın kullanım hakkının belli bir süre için ve belli bir kira karşılığında kiracıya verilmesi.

SAHİBE

Herhangi bir şey üzerinde mülkiyeti olan kadın.

HİSSEİŞAYİA

Ortak mülkiyette ayrılmamış pay.

KOMÜNİZM

Bütün malların ortaklaşa kullanıldığı ve özel mülkiyetin olmadığı toplum düzeni, komünistlik. Böyle bir düzenin kurulmasını amaçlayan siyasi, ekonomik ve toplumsal öğreti, komünistlik Komünizm, komünistliği tüm dünyaya yayılmasını hedefler. Bu amaçla Lenin'in mantığıyla yola çıkarak bir adım ileri, iki adım geri taktiği uygular. Yani komünizm'in gelişmesi için gerekirse geri adım atmış gibi davranır veya görüşlerinde değişiklikler yapmış gibi gözükür. Ülkemizde son 40 yıldır terör eylemi gerçekleştiren sol örgütlerin tamamına yakını Komünizm'den etkilenen ateist, marksist, leninist örgütlerdir. Bunlara örnek olarak PKK, DHKP-C ve MLKP verilebilir..

SAHİP

Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.

DEVRETMEK

Dönmek, dolaşmak. Baştan sona değin okumak, bitirmek. Bir malın mülkiyetini, bir mal üzerindeki hakkı başkasına geçirmek. Aktarmak.

TAPU

Bir taşınmazın üstündeki mülkiyet hakkını gösteren belge. Tapu işlerinin yürütüldüğü kuruluş.

MAL

Bir kimsenin, bir tüzel kişinin mülkiyeti altında bulunan, taşınır veya taşınmaz varlıkların bütünü. Esrar. Bayağı, aşağılık, kötü kimse. Alınıp satılabilen her türlü ticaret eşyası, emtia. Büyükbaş hayvan. Orospu.

İKTA

Bir kişinin mülkiyetinde olmayıp devlete ait olan toprakların vergilerinin veya gelirlerinin asker veya sivil erkâna hizmet ve maaşlarına karşılık verilmesi.