Kelimeler arşivi içinde; sonunda "müjde" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu müjde ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında müjde olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde müjde olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MÜJDE
MÜJDE
Muştu. Sevindirici haber verileceği zaman söylenen bir söz. Muştuluk.
Bu bölümde tanımı içerisinde MÜJDE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEŞARETTİN
Dinin müjdesi.
HONÇA
Gelin evinden damat evine gönderilen gerdeklik yemek ve tatlı. Gelin ve damada ikram edilen meyve, çerez. Gelin ve damat evlerine tepsi içerisinde gön derilen hediye, çerez. Gelin evine kına ile beraber gönderilen kuru yemiş. Oğlan evinden kız evine giden nişan hediyesi. Perşembe akşamı kız evinden oğlan evine gönderilen yemek. Cuma günü geline götürülen baklava, börek ve benzerleri şeyler: Geline gelen honçalar pek yağlı ve tatlısı bol olmuş. Geline giden yiyecek. Çocuk doğduğu zaman dağıtılan çerez. 10.. Gelişigüzel yapılmış yufka ekmeği durumu. 1. Kuru yemiş. 1. Piliç kızartması. Armağan: Evine honçasız gidemeyiz. Davarlar kuzuladığı zaman, ağanın çobana verdiği bahşiş. Müjde karşılığında verilen armağan, bahşiş. Bir kadının kocası evinden gizlice babası evine gönderdiği eşya. Üstünde yemek de yenilen hamur tahtası. Hediye. Hamur tahtası.
MUŞTULU
Muştusu olan, müjdeli.
MÜBEŞŞİR
Muştu veren, müjde getiren (kimse).
BEZİRLİYH
Müjde bahşişi; hayırlı olsun bahşişi.
MUŞTULANMAK
Sevinçli bir haber verilmek, müjdelenmek.
DÖLCEK
Kuyudan su çekmeye yarayan ağaç ya da bakırdan yayapılmış kova. Kuzunun doğduğunu müjdeleyen çobana sahibinin verdiği bahşiş. Fındık dalları ile yapraklı ağaç dallarından yapılan kuzu ağılı. (Derekuşculu Görele Giresun).
BEŞİRE
Müjde getiren, müjdeci. Güler yüzlü, güleç.
ÖNCÜ
Önden gelen, önde olan, artçı karşıtı. Önde gidip haber ulaştıran kimse. Önder, kılavuz. Yürüyüşte kolun ilerisinden giden kıta, pişdar, artçı karşıtı. Bir sanat ve düşünce akımını, çağına göre yeni bir görüşü başlatan kimse veya eser, müjdeci, avangart.
MÜJDECİLİK
Müjdeci olma durumu.
MUŞTULAMAK
Sevinilecek bir iş, olay vb.nin olduğunu birine haber vermek, müjdelemek.
FETİHNAME
Bir yerin alındığını müjdelemek için hükümdarların yabancı devlet adamları, şehzadeler, valiler vb.ne yazdıkları resmî mektup.
TEBŞİR
Müjdeleme, muştulama.
MUŞTULUK
Muştucuya verilen armağan, müjdelik.
MUŞTUCU
Muştu getiren, savacı, müjdeci.
BEŞİR
Müjde getiren, müjdeci. Güler yüzlü, güleç.
GÜNERİM
Günün iyi haberi, müjdesi.
DÖLECEK
Kuzunun doğduğunu müjdeleyen çobana sahibinin verdiği bahşiş.
MUŞTULANMA
Muştulanmak işi, müjdelenme.
MUŞTU
Sevindiren haber, sava, müjde, erim, beşaret.