MUZU ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "muzu" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. muzu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu muzu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde muzu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MUZU

Domuz yavrusu. Düşman. Cadı. Kinci. Arabozucu. Baş belası. Zarar veren, zarar yapan. Engel. Hastalık yapan, hastalığı arttıran. Armut kurusu. Zararlı hayvan, muzır.

MUZULAMAK

Söz getirip götürmek.

MUZUK

Üstünde odun yarılan kütük.

MUZUMSUZ

Lüzumsuz.

  -   -   -  

Anlamında MUZU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MUZU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GALEK

Domuzun burnundaki şişkin yer. Kaba kişi. Hizmetçi. Kötü kadın ya da halkın kötü tanıdığı kadın: Haydi oradan galeğin oğlu.

CODMANÜÇGENİ

Yeni oluşan kemik dokusunda periostun meydana getirdiği yükselti nedeniyle radiografilerde görülen üçgen şeklindeki alan. Osteosarkomlara, birincil veya metastatik tümörlere, enfeksiyona veya yerel subperiostal irritasyonlara özgü bir bulgudur, Codman mahmuzu.

BANKIÇ

Dişi yaban domuzu.

KOBAY

Kobaygillerden, bilimsel araştırmalarda kullanılan bir deney hayvanı, Hint domuzu (Cavia porcellus). Deney konusu.

CONALAĞARI

Masallarda adı geçen cadı kadın. Belden yukarısı çıplak olup sol memesi sağ omuzuna, sağ memesi sol omuzuna atılmış olarak anlatılır.

GABAN

Meşe kozalağı. İri, büyük, seçme. Yokuş: Burası çok gaban. Geçit vermeyen dik ve sarp kayalar. Dağların ve kayaların yarılmasıyle meydana gelen geçit, yol. Büyük taş yığını. Yaban domuzu. Eski türkçe kaban: kayalık sırt; taşlık ve balkanlık yamaç.

RUMUZLU

Rumuzu olan.

GEREZA

Maymunlar (Primates) takımının Eski Dünya maymunugiller (Cercopithecidae) familyasından, 70 cm kadar uzunlukta, 60 cm kadar ucu beyaz ve püsküllü bir kuyruğa sahip, tembel, omuzundan kaidesine kadar iki taraftan sarkan ak, ipeğimsi kıllara sahip, Habeşistan'da sürüler hâlinde yaşayan bir tür. (Colobus guereza) Maymunlar (Primates) takımının uzunkuyruklumaymungiller (Cercopithecidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 70, ucu beyaz püsküllü olan kuyruğu 60 cm. Baş parmakları yoktur. Yüzü insana çok benzer. Tembeldir. Karamsı-mavimsi renkte kıllıdır. Omuzundan kaidesine kadar iki taraftan yele gibi sarkan ak, ipeğimsi kıllara sahiptir. Güzelliğinden dolayı çok avlanır. Habeşistanda sürüler halinde yaşar.

BANKIŞ

Dişi yaban domuzu.

BAKLA

Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, yeşil kabuklu ve taneli bir bitki (Vicia faba). Bir zinciri oluşturan halka veya parçalardan her biri. Bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi.

ÇAVDARMAHMUZU

Buğdaygillerin ve en çok çavdarın, başağı üzerinde türeyip koyu mor renkte bir horoz mahmuzunu andıran, 1-4 santimetre uzunluğunda, 2-7 milimetre genişliğinde, az çok kıvrık, kolayca kırılabilen, özel kokulu, silindir yapılı çubuklar hâlinde olan ve hekimlikte kullanılan asklı mantarlardan biri (Claviceps purpurea).

ÇALĞUÇ

Dişi yaban domuzu.

BEZELYE

Baklagillerden, yurdumuzun her yanında yetiştirilen, fasulyeye benzer, tırmanıcı bir bitki (Pisum sativum). Bu bitkinin yuvarlak tanesi.

BANGIŞ

Dişi yaban domuzu.

ÇALGUÇ

Azgın erkek domuz. Domuzun uzun azı dişi. Domuzun boynuzu.

KIZBÖCEKLERİ

Çeşitli türleri, kimi yaprak solucanların arakonakçısı olarak konumuzu ilgilendiren, kanatları eşit, camsı, uçuşları sürekli ve hızlı, avcı böcekler takımı.

FINDIK

Kayıngillerden, kuzey yarım kürenin ılık yerlerinde ve yurdumuzun genel olarak Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen, boyu 6-7 metre, yaygın tepeli bir ağaççık (Corylus avellana). Bu ağaççığın sert bir kabuk içinde bulunan yağlı, nişastalı ürünü. Hileli zar.

HEBE

Heybe. Nişan töreninde oğlan tarafının kız tarafına verdiği para: Eminenin hebesini aldık. Çobanların omuzuna aldıkları giysi, kebe.

MAHMUZLU

Mahmuzu olan.

EŞLEME

Eşlemek işi, bağlaşım. ve TV Görüntü ve ses kuşakları arasındaki bağ, senkronizasyon. Aynı anda ortaya çıkarma; zamanca uyuşturma. Bir oyun çalışmasının son evresinde oyunculuk, dekor, giysi, ışıklama, ses ve görüntü etmenleri gibi tüm öğelerin uyum içinde geliştirilmesi için yapılan çok yönlü bireşim çalışması. Görüntü ile ses kuşakları arasında gerekli bağı anlatır genel terim. Ses ile resmin ya film üzerindeki yerleri ya da bunların görüntülük üzerinde işitilme ve görülme zamanlarıyla ilgili durum. Bir sesin, ilgili olduğu resimle uyuşumunu sağlama; görüntü ile sesin birlikte, düzgün olarak gitmesi durumu. Eşleme imleri yardımıyla alıcı ışıtacındaki tarama ile almaç ışıtacındaki tarama arasında tam bir uyuşum sağlama. Bir sözcüğü, bir kavramı eşdeğerleriyle açıklama: Atatürk, yurdumuzun kurtarıcısı, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmıştı.