MUTA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "muta" olan, toplam 37 adet kelime bulunmaktadır. muta ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu muta ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde muta olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

MUTAASSIPLAŞMAK

14 harfli kelimeler

MUTAASSIPLAŞMA

13 harfli kelimeler

MUTASARRIFLIK

12 harfli kelimeler

MUTAASSIPLIK, MUTAROTASYON

11 harfli kelimeler

MUTASYONİZM, MUTASYONİST

10 harfli kelimeler

MUTAZARRIR, MUTAVASSIT, MUTASAVVIF, MUTASAVVER, MUTASARRIF

9 harfli kelimeler

MUTAASSIP, MUTAMADIN, MUTALLAKA, MUTAJENİK, MUTAJENEZ, MUTABAKAT

8 harfli kelimeler

MUTANTAN, MUTAVAAT, MUTARİZA, MUTASYON, MUTAHHAR, MUTAFLAR

7 harfli kelimeler

MUTAFLI, MUTABIK, MUTASIM, MUTAGEN, MUTARRA, MUTAJEN

6 harfli kelimeler

MUTANT

5 harfli kelimeler

MUTAK, MUTAF, MUTAT, MUTAR, MUTAZ

4 harfli kelimeler

MUTA

Bazı kelimelerin anlamları

MUTA

Veri. Muta nikâhı. Geçici kazanç.

MUTASAVVIF

Tasavvuf inançlarını benimseyerek kendini Tanrı'ya adamış kimse, İslam gizemcisi, sufi.

MUTASYONİZM

Değişinimcilik.

MUTAZARRIR

Zarar görmüş, zarara uğramış.

MUTASARRIFLIK

Mutasarrıfın görev ve makamı. Sancak.

MUTASARRIF

Kendinde kullanım hakkı olan, elinde bulunduran. Sancak beyi.

MUTAASSIP

Bağnaz.

MUTASYONİST

Değişinimci.

MUTAASSIPLAŞMA

Mutaassıplaşmak işi.

MUTAROTASYON

Optikçe aktifliğin zamanla değişmesi. Optikçe etkin maddelerin özgül çevirme derecelerinin değişmesi.

MUTASAVVER

Tasarlanmış, düşünülmüş.

MUTAASSIPLAŞMAK

Mutaassıp duruma gelmek.

MUTALLAKA

Boşanarak dul kalmış kadın.

MUTAMADIN

Mütemadiyen, devamlı.

MUTAASSIPLIK

Bağnazlık.

MUTAVASSIT

Aracı.

  -   -   -  

Anlamında MUTA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MUTA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BİNBAŞI

Orduda rütbesi yüzbaşı ile yarbay arasında bulunan ve asıl görevi tabur komutanlığı olan subay.

BEY

Erkek adlarından sonra kullanılan saygı sözü. Satma, satış. As. Zengin, ileri gelen kimse, bay (I). Aşığın çukur yüzünün arkasındaki yumru bölge. Küçük bir toplumun veya küçük bir devletin başkanı. Erkek sıfatlarının hemen arkasına eklenir. Eş, koca. Komutan. Erkek özel adları yerine kullanılan bir söz.

BAŞKUMANDANLIK

Başkomutanlık.

ALIŞILMIŞ

Her zamanki, mutat.

FATİH

Zafer kazanan, fetheden (kimse). İslam devletlerinde bir ülkeyi veya bir şehri savaşarak alan hükümdar ve komutanlara verilen unvan. İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. Büyük ve önemli bir iş bitiren (kimse).

BAŞBUĞ

Eski Türklerde baş, başkan, komutan. Osmanlı Devleti'nde savaş zamanı başka birliklerden ayrılıp bir araya getirilerek oluşturulan birliğin veya milis güçlerinin komutanı.

BAĞNAZ

Bir düşünceye, bir inanışa aşırı ölçüde bağlanıp ondan başka bir düşünce ve inanışı kabul etmeyen, mutaassıp, fanatik.

DEĞİŞİNİMCİLİK

Canlı bir varlıktaki soya çekimin, genlerin bazı özel durumlarının yitirilmesi, yeniden oluşması veya değişmesi yüzünden aniden değişebileceğini ve bu değişmenin, türlerin oluşmasında ana yol olduğunu ileri süren kuram, mutasyonizm. Doğa ve toplumdaki değişmelerin değişinim biçiminde olduğunu savunan düşünce akımı, mutasyonizm.

DÖNÜŞLÜ

Dönüşü olan. Öznesi ile nesnesi bir olan, mutavaat.

DEĞİŞİNİM

Genlerde veya kromozomlarda oluşan hasara bağlı olarak ortaya çıkan ve sonraki kuşağa aktarılabilen kalıcı hücresel değişiklik, mutasyon.

DEĞİŞİNİMCİ

Değişinimcilik yanlısı, mutasyonist.

ANTANT

Anlaşma, uyuşma, uzlaşma, mutabakat.

ÇORBACI

Çorba pişirip satan kimse. Tayfaların gemi sahibine verdikleri ad. Taşrada halkın Hristiyan ileri gelenlerine verdiği unvan. Yeniçerilerde bir birlik komutanı.

BAŞKOMUTAN

Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar.

ALBAY

Rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay.

BAŞKOMUTANLIK

Başkomutan olma durumu, başkumandanlık, serdarlık. Başkomutanın makamı, başkumandanlık. Başkomutanın yaptığı iş, başkumandanlık, serdarlık.

BAĞNAZLIK

Bir kimseye veya bir şeye aşırı düşkünlük ve tutkuyla bağlılık, bağnazca davranış, taassup, mutaassıplık, fanatiklik, fanatizm.

ARACI

Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.

BAŞKUMANDAN

Başkomutan.

ÇAVUŞ

Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse. Osmanlı ordusunda üst komutanların buyruklarını ast komutanlara ulaştıran görevli. Askerî okullarda sınıf başkanı. Osmanlı Devleti teşkilatında çeşitli hizmetler yapan görevli. Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş.