Kelimeler arşivi içinde; başında "muta" olan, toplam 37 adet kelime bulunmaktadır. muta ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu muta ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde muta olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MUTAASSIPLAŞMAK
MUTAASSIPLAŞMA
MUTASARRIFLIK
MUTAASSIPLIK, MUTAROTASYON
MUTASYONİZM, MUTASYONİST
MUTAZARRIR, MUTAVASSIT, MUTASAVVIF, MUTASAVVER, MUTASARRIF
MUTAASSIP, MUTAMADIN, MUTALLAKA, MUTAJENİK, MUTAJENEZ, MUTABAKAT
MUTANTAN, MUTAVAAT, MUTARİZA, MUTASYON, MUTAHHAR, MUTAFLAR
MUTAFLI, MUTABIK, MUTASIM, MUTAGEN, MUTARRA, MUTAJEN
MUTA
Veri. Muta nikâhı. Geçici kazanç.
MUTASAVVIF
Tasavvuf inançlarını benimseyerek kendini Tanrı'ya adamış kimse, İslam gizemcisi, sufi.
MUTASYONİZM
Değişinimcilik.
MUTAZARRIR
Zarar görmüş, zarara uğramış.
MUTASARRIFLIK
Mutasarrıfın görev ve makamı. Sancak.
MUTASARRIF
Kendinde kullanım hakkı olan, elinde bulunduran. Sancak beyi.
MUTAASSIP
Bağnaz.
MUTASYONİST
Değişinimci.
MUTAASSIPLAŞMA
Mutaassıplaşmak işi.
MUTAROTASYON
Optikçe aktifliğin zamanla değişmesi. Optikçe etkin maddelerin özgül çevirme derecelerinin değişmesi.
MUTASAVVER
Tasarlanmış, düşünülmüş.
MUTAASSIPLAŞMAK
Mutaassıp duruma gelmek.
MUTALLAKA
Boşanarak dul kalmış kadın.
MUTAMADIN
Mütemadiyen, devamlı.
MUTAASSIPLIK
Bağnazlık.
MUTAVASSIT
Aracı.
Bu bölümde tanımı içerisinde MUTA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİNBAŞI
Orduda rütbesi yüzbaşı ile yarbay arasında bulunan ve asıl görevi tabur komutanlığı olan subay.
BEY
Erkek adlarından sonra kullanılan saygı sözü. Satma, satış. As. Zengin, ileri gelen kimse, bay (I). Aşığın çukur yüzünün arkasındaki yumru bölge. Küçük bir toplumun veya küçük bir devletin başkanı. Erkek sıfatlarının hemen arkasına eklenir. Eş, koca. Komutan. Erkek özel adları yerine kullanılan bir söz.
BAŞKUMANDANLIK
Başkomutanlık.
ALIŞILMIŞ
Her zamanki, mutat.
FATİH
Zafer kazanan, fetheden (kimse). İslam devletlerinde bir ülkeyi veya bir şehri savaşarak alan hükümdar ve komutanlara verilen unvan. İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. Büyük ve önemli bir iş bitiren (kimse).
BAŞBUĞ
Eski Türklerde baş, başkan, komutan. Osmanlı Devleti'nde savaş zamanı başka birliklerden ayrılıp bir araya getirilerek oluşturulan birliğin veya milis güçlerinin komutanı.
BAĞNAZ
Bir düşünceye, bir inanışa aşırı ölçüde bağlanıp ondan başka bir düşünce ve inanışı kabul etmeyen, mutaassıp, fanatik.
DEĞİŞİNİMCİLİK
Canlı bir varlıktaki soya çekimin, genlerin bazı özel durumlarının yitirilmesi, yeniden oluşması veya değişmesi yüzünden aniden değişebileceğini ve bu değişmenin, türlerin oluşmasında ana yol olduğunu ileri süren kuram, mutasyonizm. Doğa ve toplumdaki değişmelerin değişinim biçiminde olduğunu savunan düşünce akımı, mutasyonizm.
DÖNÜŞLÜ
Dönüşü olan. Öznesi ile nesnesi bir olan, mutavaat.
DEĞİŞİNİM
Genlerde veya kromozomlarda oluşan hasara bağlı olarak ortaya çıkan ve sonraki kuşağa aktarılabilen kalıcı hücresel değişiklik, mutasyon.
DEĞİŞİNİMCİ
Değişinimcilik yanlısı, mutasyonist.
ANTANT
Anlaşma, uyuşma, uzlaşma, mutabakat.
ÇORBACI
Çorba pişirip satan kimse. Tayfaların gemi sahibine verdikleri ad. Taşrada halkın Hristiyan ileri gelenlerine verdiği unvan. Yeniçerilerde bir birlik komutanı.
BAŞKOMUTAN
Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar.
ALBAY
Rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay.
BAŞKOMUTANLIK
Başkomutan olma durumu, başkumandanlık, serdarlık. Başkomutanın makamı, başkumandanlık. Başkomutanın yaptığı iş, başkumandanlık, serdarlık.
BAĞNAZLIK
Bir kimseye veya bir şeye aşırı düşkünlük ve tutkuyla bağlılık, bağnazca davranış, taassup, mutaassıplık, fanatiklik, fanatizm.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
BAŞKUMANDAN
Başkomutan.
ÇAVUŞ
Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse. Osmanlı ordusunda üst komutanların buyruklarını ast komutanlara ulaştıran görevli. Askerî okullarda sınıf başkanı. Osmanlı Devleti teşkilatında çeşitli hizmetler yapan görevli. Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş.