Kelimeler arşivi içinde; sonunda "muska" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu muska ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında muska olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde muska olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MUSKA
İçinde dinsel veya büyüleyici bir gücün saklı olduğu sanılan, taşıyanı, takanı veya sahip olanı zararlı etkilerden koruyup iyilik getirdiğine inanılan bir nesne, yazılı kâğıt vb., hamaylı. Üçgen biçiminde katlanmış olan şey.
SIRMALIMUSKA
Üzerinde muskayı andıran süsler bulunan at gerdanlığı. (Maraş).
Bu bölümde tanımı içerisinde MUSKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CADIBİTİK
Düşmanlık muskası.
ASETİLKOLİN
Otonomik gangliyonların sinapslarından ve iskelet kasını döşeyen sinir telciklerinin uçlarından salgılanan kolinin asetil esteri olan nörotransmitter bir madde. Otomotik gangliyonların sinapslarından ve iskelet kasını döşeyen sinir iplikciklerinin uçlarından salgılanan kolinin asetil esteri olan nörotransmiter bir madde. Kolinerjik sinir uçlarında, kolin asetiltransferaz enzimi ileasetilkoenzim A'dankoline, asetil grubunun aktarılmasıyla oluşan, otonom sinir sisteminin tüm pregangliyoner nöronları, parasempatik sistemin postgangliyoner nöronları, sempatik sistemin bazı postgangliyoner kolinerjik nöronları, sinir-kas kavşaklarındaki sinir uçları ve beynin birçok bölümünden salgılanan, muskarinik ve nikotinik iki tip almacı bulunan küçük moleküllü nörotransmitter madde, ACh. Çoğunlukla uyarıca etkisi olmasına karşın, kalpte vagus sinirleriyle inhibitör etkiye sahiptir. Sinir dokusunda raslanan bir kimyasal madde olup sinir uyarmalarını ileten en önemli madde olarak düşünülür.
HAMAYIL
İçine muska konularak boyna asılan silindir biçimindeki kutu.
GÖZDEĞME
Kötü niyet ve etkin bakışlı, toplumuna göre mavi gözlü, sarı saçlı ya da kara gözlü, kara saçlı kişilerin, isteyerek ya da istemeyerek baktıkları, övdükleri, dokundukları canlıların, özellikle çocuk ve hayvanların, hastalanacakları, sakatlanacakları, yoksullaşacakları hatta ölebilecekleri; nesnelerin ise kırılacakları, yanacakları, yıkılacakları ya da yokolabilecekleri biçimindeki çok yaygın halk inanışı, bk. gözdeğmesinden korunma, gözdeğme sağaltımı, karşılığı muska.
PAZUBENT
Belli bir amaçla kola geçirilen enli kuşak, kolçak. Kol muskası.
HAMELİ
Muska, nazarlık. Hamile, yüklü.
TILSIM
Doğaüstü işler yapabileceğine inanılan güç. Çare, önlem. Büyülü olduğuna inanılan muska vb. şey.
ASHİ
Askı. Muska.
HAMAY
Muska, nazarlık. Sofa.
MUSKACILIK
Muskacının işi.
NAZARLIK
Nazarı etkisiz duruma getirdiğine inanılan kumaş parçası, mavi boncuk, kurşun, dua yazılı kâğıt, muska vb. şeyler.
GÖZDEĞMELİK
Halkın, kendisinde gözdeğmesine karşı doğal koruma gücü bulunduğuna ya da bir dizi işlemle bu gücü kazandığına inandığı nesneleri bir araya getirerek değişik biçimlerde kullandığı geleneksel koruma aracı. bk. yapımsal gözdeğmelik, bitkisel gözdeğmelik, dinsel gözdeğmelik, büyülü gözdeğmelik. karşılığı muska, tapıncak.
HAMAYİL
Arapça kökenli hamâil: hamail; içine muska konularak boyuna asılan silindir biçimindeki kutu.
BAYLAMA
Mayasız ekmek, pide. İple boyuna asılan muska.
HAMİLİ
Muska.
İNOSİBE
Yapısında fazla miktarda muskarin içeren ve parasempatik sistemini uyarıcı etkinlik oluşturarak zehirlenme yapan bir mantar türü.
MUSKACI
Muska yazan kimse.
BAĞLAMAK
Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.
HAMAYLI
Omuzdan çapraz olarak bele inen bağ. Muska. Muska, nazarlık. Kadınların boyunlarına taktıkları altın ya da gümüş kolye. Madenden yapılmış muska kılıfı. Etkili, gösterişli, büyük muska. İçine en'am konulan, üzeri boncuk ve zincirlerle donatılmış, gelinlerin nazarlık olarak kullandıkları gümüş kutucuk.
HEMAYİL
Arapça kökenli hamâil: pul gibi ince ince yapılmış üzerinde padişah tuğrası bulunan altın; muska.