Kelimeler arşivi içinde; başında "muka" olan, toplam 50 adet kelime bulunmaktadır. muka ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu muka ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde muka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MUKADDESATÇILIK, MUKAVEMETSİZLİK
MUKAVEMETÇİLİK
MUKABELECİLİK
MUKAVELENAME, MUKAVEMETSİZ, MUKADDESATÇI
MUKAVEMETÇİ, MUKALLİTLİK, MUKABELESİZ, MUKAVEMETLİ, MUKAVELESİZ
MUKADDERAT, MUKADDESAT, MUKARRERAT, MUKAYESELİ, MUKABELELİ, MUKABELECİ, MUKAVELELİ
MUKATAALI, MUKAVEMET, MUKARENET, MUKADDİME, MUKADDEMA
MUKAVVES, MUKAYESE, MUKAYYET, MUKAYYİT, MUKAVELE, MUKATTAR, MUKASSEM, MUKADDEM, MUKADDER, MUKABELE, MUKARRER, MUKANNEN, MUKAMLAR, MUKALLİT, MUKADDES
MUKABİL, MUKAVVİ, MUKAVVA, MUKAVİM, MUKAFFA, MUKASSİ, MUKAŞIR, MUKATAA
MUKAAR
MUKAT
MUKA
MUKA
Kaydırak oynarken kale içine konulan sivri taş parçası.
MUKABELESİZ
Karşılığı olmayan.
MUKAVEMETLİ
Dayanıklı, güçlü, dirençli.
MUKABELECİLİK
Mukabeleci olma durumu.
MUKADDESATÇI
Kutsal tanınan şeylere aşırı ölçüde bağlılık gösteren kimse.
MUKADDERAT
Yazgı.
MUKARRERAT
Alınan kararlar, kararlaştırılmış şeyler.
MUKAVEMETSİZLİK
Mukavemetsiz olma durumu.
MUKAVELENAME
Sözleşme.
MUKADDESATÇILIK
Mukaddesatçı olma durumu.
MUKALLİTLİK
Mukallit olma durumu, mukallidin işi.
MUKADDESAT
Kutsal sayılan inanç ve davranışlar.
MUKAVEMETÇİLİK
Mukavemetçi olma durumu.
MUKAVEMETSİZ
Dayanıksız, güçsüz, dirençsiz.
MUKAVELESİZ
Sözleşmesiz.
MUKAVEMETÇİ
Düşman saldırısına boyun eğmeyip her çeşit araçla karşı gelen yurtsever kimse. Uzun mesafe koşucusu.
Bu bölümde tanımı içerisinde MUKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İADE
Alınmış bir şeyi geri verme. Karşılıklı olarak yapma, mukabele etme. İadeli. Verilen bir şeyi almayarak geri çevirme, reddetme.
CEBİRE
Kırık ve çıkık kemikleri yerinde tutmak için kullanılan tahta, mukavva veya tenekeden yapılmış, üzeri sargıyla kaplanan levha, süyek, koaptör. Rayları iki ucundan birbirine bağlamak için kullanılan delikli metal çubuk.
İÇBÜKEY
Yüzeyi düzgün ve pürüzsüz çukur biçiminde olan, obruk, mukaar, konkav.
İKİLEM
İki önermesi bulunan ve her iki önermenin vargısı olan tasım, kıyasımukassem, dilemma. İnsanı istenmeyen seçeneklerden birini, çoğunlukla iki seçenekten birini izlemeye zorlayan tartışma, sorun veya usa vurma durumu.
BAŞLANGIÇ
Bir iş, bir dönem, bir hayat vb.nin ilk bölümü. Ön söz, giriş, mukaddime.
DAYANIRLIK
Direnç, mukavemet.
DELGEÇ
Mukavva, kâğıt, kayış, maden vb.nde delik açmaya yarayan araç, delecek, zımba.
DİRENÇ
Dayanma, karşı koyma gücü, mukavemet. Bir nesnenin elektrik akımına karşı dayanma özelliği, mukavemet, rezistans. Bir çevrime istenilen değerde ek direnç katmak için kullanılan düzen, mukavemet, rezistans.
KARŞI
Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.
DAYANMAK
Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.
EĞMEÇLİ
Eğmeci olan, kavisli, mukavves.
KALEYDOSKOP
Bir ucu buzlu camla kapatılan, metal veya mukavvadan bir boru içine yerleştirilmiş aynaların aracılığıyla, boru içine konulmuş renkli küçük cisimlerin ve görüntülerin oluşturduğu çeşitli biçimleri gösteren araç, çiçek dürbünü.
ESKİDEN
Geçmiş zamanlarda, geçmiş çağlarda, geçmişte, mukaddema.
EĞRİ
Doğru veya düz olmayan, bir noktasında yön değiştiren, çarpık, münhani, doğru karşıtı. Bir olayın şiddetindeki azalış ve çoğalışları gösteren çizgi. Yatay veya düşey olmayan, bütünüyle bir yana eğilmiş bulunan, eğik, mail. Yay gibi kavislenmiş, eğmeçli, mukavves. Doğru veya düz olmayan çizgi, yüzey. Yanlış bir biçimde.
DAYANIKLI
Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil. Metanetli, metin, mütehammil.
KARAGÖZ
İzmaritgillerden, 25-30 santimetre uzunluğunda, enli, boz renkli, beyaz etli bir balık (Sargus sargus). Güldürüp eğlendiren kimse. Deve derisinden veya mukavvadan kesilip boyanmış insan biçimlerini beyaz bir perde üzerine arkadan ışık vererek yansıtma yoluyla oynatmaya dayalı bir gösteri oyunu. Bu oyunda halk görüşünü ve duyuşunu veren kimse.
AMBALAJ
Eşyayı sarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plastik vb. malzeme.
FİBER
Sıkıştırılmış bitki tellerinden yapılmış mukavva veya tahta.
DİVAL
Altı mukavva ile beslenmiş, üstü sırmalı işleme.
KARŞILAŞTIRMA
Kişi ve nesnelerin benzer veya aynı yanlarını incelemek için kıyaslama, mukayese.