Sonu MUAYENE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "muayene" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu muayene ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında muayene olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde muayene olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MUAYENE

Bir kimsenin hasta olup olmadığını veya hastalığın ne olduğunu araştırma, sağlık muayenesi. Gözden geçirme, araştırma, yoklama, kontrol.

  -   -   -  

Anlamında MUAYENE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MUAYENE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAKMAK

Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.

DİNLEMEK

İşitmek için kulak vermek. Uymak, baş eğmek, itaat etmek. Birinin sözünü, öğüdünü kabul edip gereğince davranmak. Kulakla veya dinleme aletiyle hastayı muayene etmek.

ADSPEKSİYON

Gözle muayene.

BALSINMAK

Doktora muayene olmak, tedavi olmak.

OFTALMOSKOP

Gözün içini muayene etmek için kullanılan gereç.

KABİNE

Bakanlar Kurulu, hükûmet. Hela. Kabin. Hekim muayenehanesi.

ENDOPALPASYON

Doğal vücut deliklerinin veya aynı amaçla operatif olarak açılmış vücut boşluklarının el veya parmakla muayenesi.

ENDOSKOP

İnsan vücudunun herhangi bir boşluğunu, muayeneyi kolaylaştırmak için aydınlatıp görünür duruma getiren alet, içgöreç.

EKSPLORASYON

Laparotomi ve operasyonlarda iç organların elle muayenesi.

VİZİTE

Hekimin hastanedeki hastaları dolaşıp yoklaması. Muayene için hekime ödenen ücret.

PERKÜSYON

Vurmalı sazlar. Tanı için parmak veya alet kullanılarak vurup dinlemekle yapılmış olan muayene.

RADYOSKOPİ

Bir organ veya cismin her türlü açıdan biçiminin ve hareketlerinin ışınlar altında incelenmesini sağlayan muayenesi.

ABDOMİNOSKOPİ

Karın boşluğundaki organların laparoskop yardımıyla görülerek muayene edilmesi.

ENDOMETRİTİS

Döl yatağının endometriyum katının yangısı. Daha çok ineklerde görülür ve yüzey epitel tabakasında dökülme ve hafif hücre infiltrasyonuyla belirgindir. Klinik muayene ve histopatolojik bulgulara göre endometritis hafif, orta ve şiddetli veya I, II, III. derece ve piyometra olarak derecelendirilir.

BAKINMAK

Çevreye göz gezdirmek, araştırmak. Muayene olmak.

DERMATOFİTOZİS

Deri ve eklentilerinin keratinli tabakalarının patojen dermatofit türü mantarlardan biriyle yüzeysel, çok bulaşıcı ve insanlara da bulaşabilen enfeksiyonu, epidermofitozis, Halk dilinde demregü, dermem. Tanı anamneze, klinik bulgu, deri kazıntılarının ve kılların mikroskobik incelemesine, kılların morötesi ışık altında muayenesine, deri biopsilerine ve mantar kültürlerine dayanır.

KLİNİK

Hastanın bakıldığı, muayene edildiği yer. Vücut muayenesinde görülen (hastalık belirtisi). Hekim olacak öğrencilerin hasta başında uygulamalı olarak ders gördükleri hasta koğuşu.

ENDOSKOPİ

İnsan vücudunda, organ veya kovuk içlerinin endoskopla muayenesi, iç görüm.

SEDİMANTASYON

Tortu oluşması, çökelme. Tortulaşma. Pıhtılaşması önlenmiş kanda, alyuvarların dibe çökme hızının ölçülmesiyle yapılmış olan bir tür kan muayenesi.

MUAYENEHANE

Hekimlerin hastalarını muayene ettikleri yer.