Sonu MOL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "mol" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. Sonu mol ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında mol olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde mol olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

PARASETAMOL

8 harfli kelimeler

İKTAMMOL

7 harfli kelimeler

MİLİMOL, MUSİMOL

6 harfli kelimeler

FORMOL, RAZMOL

5 harfli kelimeler

BEMOL, KUMOL, MOMOL, OZMOL, ŞİMOL, TİMOL

3 harfli kelimeler

MOL

Bazı kelimelerin anlamları

MOL

Ev. -gil anlamında çoğul eki : Hasanmola gittik. Ağaç sürgünü, fışkın. Ağaçların ince dalları. Hayvanlara yedirilmek için toplanan, kayın, kestane, kızılağaç, fındık ve benzerleri ağaçların yaprakları. Melez köpek. Sürgün. Bir Avogadro sayısınca molekül içeren özdek niceliği. Avogadro sayısı kadar tanecik içeren madde miktarı. Karbon-12'nin 0,012 kg.'ında bulunan atom sayısı kadar molekül içeren madde miktarı. Avogadro sayısı. Bir maddenin gram olarak molekül ağırlığı veya gram olarak atom ağırlığı.

MOMOL

Börek. Böcek, kurt.

MİLİMOL

1x10-3 mol.

RAZMOL

İri, kepekli un.

TİMOL

Kekik ve mercan köşkün yapısında bulunan, antimikrobiyal özelliği olan esansiyel bir yağ asidi. Bakteri ve mantarlara karşı etkili olan ve özellikle ağız, boğaz ve vajinaya uygulanacak çözeltilere de % 1 oranında katılan koku giderici etkisi de bulunan bir bileşik.

BEMOL

Bir sesin yarım ton kalınlaştırılacağını gösteren nota işareti. Böylece kalınlaştırılmış ses.

OZMOL

Çözeltide mevcut olan parçaların ozmoz ve ozmotik basınca neden olma yeteneklerinin ölçüsü. İyonlarına ayrışmayan bir maddenin gram olarak molekül ağırlığı, iyonlarına ayrışan bir maddenin ise molekül ağırlığının iyon sayısına bölümü. 1 mol glikoz, iyonize olmadığı için çözünen madde 1 ozmol oluştururken, 1 mol sodyum klorür, iki iyona ayrıştığı için 2 ozmol oluşturur.

İKTAMMOL

Ziftli şist veya tortulu şistin tahrip edici damıtılması sonucunda ortaya çıkan sülfolanmış yağlı maddenin amonyum tuzları. Suda çözünen, keskin kokusu olan siyah viskoz sıvı. Bakteriostetik merhem.

ŞİMOL

Taze sürgün.

FORMOL

Formaldehitin % 40'lık sulu çözeltisi.

PARASETAMOL

Asetaminofen.

KUMOL

Kum yığını.

MUSİMOL

İzoksazol türevi bir amino asit olan ibotenik asidin dekarboksilasyon ürünü.

  -   -   -  

Anlamında MOL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MOL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GEÇİŞME

Geçişmek işi. Yarı geçirgen bir çeperin iki yanına yerleştirilmiş, derişikliği farklı iki sıvıdan oluşan yer değiştirme olayı, hulul, ozmoz. Moleküllerin kinetik enerjileri sebebiyle çok yoğun bir bölgeden az yoğun bir bölgeye hareketleri, difüzyon.

FORMİKA

Fenol formol reçinesine batırılmış ve yüzeyi yapay reçine ile kaplanmış birkaç kat kâğıttan oluşan ve çoğu marangozlukta kullanılan bir tür madde.

FOTOSENTEZ

Yeşil bitkilerin ışıkta basit birleşiklerinden karmaşık yapılı organik moleküller üretmesi.

DÖNEÇ

Dalgalı akımlı elektrik motor veya dinamolarında hareketli bölüm, rotor.

ATOM

Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

ASBEST

Tremolitin bozulmasından oluşan, lifli, kırılmadan bükülebilen ve ateşte niteliği değişmeyen bir mineral, taş pamuğu, kaya lifi.

GAGAVUZ

Büyük çoğunluğu Moldova'da, az bir kısmı Deliorman, Dobruca, Beserabya ve Ukrayna'da oturan Ortodoks Türk halkı veya bu halktan olan kimse.

BULDOK

Köpekgillerden, burnu basık, alt çenesi üsttekinden uzun, iri ve güçlü bir tür köpek (Canis familiaris molosus hibernicus).

HİDROLİZ

Bir molekülün su etkisiyle ikiye ayrılmasını sağlayan tepkime.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

AYRIŞMA

Ayrışmak işi. Moleküllerin, türlü etkenlerle geçici olarak daha yalın atom ve moleküllere bölünmesi, inhilal.

ETKİN

Hareketli, işleyen, çalışan, faal, aktif, dinamik. Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı. Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom).

BİLLURLAŞMA

Billur durumuna gelme. Herhangi bir cisim moleküllerinin bazı fizik ve kimya değişmeleriyle geometrik biçim alması, kristalleşme.

AYRIŞMAK

Birbirinden ayrılmak, birliği bozulmak. Moleküller, türlü etkenler sebebiyle geçici olarak daha yalın atom veya moleküllere bölünmek.

ARIZA

Aksama, aksaklık, bozulma. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı. Engebe.

BİYOELEKTRONİK

Moleküler biyolojinin hücrelerin yapısına giren moleküller arasında geçerli elektrostatik güçlerini inceleyen bölümü.

ESTER

Organik asitlerle alkollerin aralarından bir su molekülü ayrılması sonucunda verdikleri madde.

DURAKSIZ

Otobüs mola vermeden, duraklarda durmadan (gitmek). Hareketli, oynak. Herhangi bir durağa bağlı olarak çalışmayan (taksi).

BİSÜLFÜR

Molekülünde iki kükürt atomu bulunduran birleşik.

BEKAR

Diyezli veya bemollü bir sesin eski durumuna getirilmesini gösteren nota işareti.