MİRASÇI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "mirasçı" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. mirasçı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu mirasçı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mirasçı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MİRASÇI

Kalıtçı. Başkasının iyi veya kötü yönlerini aynı biçimde ortaya koyan.

  -   -   -  

Anlamında MİRASÇI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MİRASÇI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MERESE

Mirasçılar.

MİREÇÇİ

Mirasçı.

MERESKER

Mirasçılar.

KATOLİKLİK

Hz. İsa'nın Aziz Petrus'a aktardığı yetkilerin mirasçısı olan papayı dini başkan olarak tanıyan Hristiyan mezhebi. Papayı baş olarak tanıyan Hıristiyanlık mezhebi. İsa Peygamber'in aziz Petrus'a aktardığı yetkilerin kalıtçısı olan papayı dinsel başkan tanıyan Hıristiyan mezhebi.

VERESE

Mirasçılar.

FARİZA

Tanrı buyruğu. İslam hukukuna uygun bir biçimde mirasçılara düşen pay. Yapılması gerekli ödev, görev.

MERESECİ

Mirasçı.

KALITÇI

Bir kalıttan yasalar gereğince yararlanan kimse, mirasçı, vâris.

MIRASGOR

Arapça kökenli mirâs: Mirasçı.

MERESCİ

Mirasçı.

MEŞRUTA

Bir kimseye, mirasçılara veya bir kuruluşa satılmamak şartı ile verilmiş mülk.

MAHLUL

Hallolmuş, çözülmüş, dağılmış. Eriyik. Mirasçısı olmayan bir kimseden hükûmete kalan (mülk).

TEKİN

Boş, içinde kimse bulunmayan. İçinde doğaüstü varlıklar bulunmadığına inanılan (yer). Güvenilir (kişi, yer). Eski Türklerde bir babanın taşınmaz mallarının mirasçısı olan en küçük oğlu.

ASABA

Ölen kimsenin, karısına düşen mal. Erkek mirasçı, erkek evlât. İkinci derecedeki akraba. Dost, arkadaş. Bir ilde, bir memlekette oturanlar. Soy, akraba, sülâle. Boy, yükseklik, derinlik. Fotin veya mestin topuğu örten parçası. Giyside beden: Ceketin asabası genişçe olmuş. Tarlanın yüzü.