Kelimeler arşivi içinde; başında "milik" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. milik ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu milik ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde milik olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MİLİK
MİLİK
Cilalı, parlak taş. Kadınların süs için ördükleri ince saç örgüleri. Tıpkı, benzeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde MİLİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇAYLAKLIK
Toyluk, deneyimsizlik, acemilik.
ŞAP
İstekle öperken çıkan ses. Birden yere düşme veya çarpma sırasında çıkan ses. Alüminyum ve potasyum sülfatından veya amonyum alüminyum sülfatından oluşan, sıcak suda eriyen, tadı buruk, antiseptik bir madde. İnce kum ve çimentoyla yapılan düzgün döşeme sıvası. Bez üstüne dikilip boyna takılan yirmilik altın dizisi. Kumlu çimento ile yapılan beton yapı üstüne yalnız sulu çimento ile geçilen cila sıvası. Bağlam. Bir değerlikli metal sülfatlarının üç değerlikli metal sülfatlarıyla oluşturdukları çift tuz. Potasyum-aluminyum sülfata halk arasında verilen ad. Doğal yollardan elde edilmiş ve saf olmayan alüminyum hidroksit ve sülfürik asit karışımına amonyum veya potasyum ilavesiyle elde edilen, renksiz, kokusuz, kan veya doku proteinlerini çöktürerek etkiyen emilebilir yerel etkili kanama dindirici bir ve büzüştürücü etkili, hematoksilenin yapısında bulunan ve aşı yapımında adjuvant olarak da kullanılan bir madde. Bu bileşiğin, herhangi bir çift sülfat içeren grubu, alum. Berberlerin ellerini kurutmaları ve usturanın kaymaması için kullandıkları madde. (Aksaray Niğde).
TAKSİR
Kısaltma, kısma. Dikkatsizlik, tedbirsizlik, meslekte acemilik veya düzene, buyruklara ve talimata uymazlıktan doğan kusurlu olma durumu. Kusurda bulunma.
TOYLUK
Toy (I) olma durumu, acemilik. Toyca davranış, acemilik.
EMEKLEMEK
Dizler ve eller üzerinde yürümek. Bir işe yeni başlarken deneyimsizlikten ötürü acemilik geçirmek.
SAVCILIK
Savcı olma durumu, müddeiumumilik. Savcının makamı. Savcının görevi. Savcının görev yaptığı bina.
ENDİKMEK
Şaşırtmak. Duraksamak, kararsız olmak. Sabırsızlanmak. Utanmak, sıkılmak. Aklı başına gelmek, uyanmak. Herhangi bir şey karşısında reflekssiz hareket yapmak. Şaşalamak, acemilik göstermek, şaşırmak, mütehayyir olmak; tevahhuş etmek.
TORLUK
Toyluk, acemilik.
İÇTENLİK
İçten olma durumu, içten davranış, samimilik, samimiyet.
SAMİMİYET
İçtenlik. Senli benli olma durumu, samimilik.
TERSANE
Gemi yapılmış olan yer, gemilik, tezgâh.
ACAMILIK
Acemilik.
MELAMİ
Parlak, simli kumaş. Melamilik yanlısı olan kimse.
EGEMİ
Herhangi bir iş ya da zanaatta acemilik devresini geçirmiş kişi.
GENELLİK
Genel olma durumu, yaygınlık, umumiyet, umumilik. Genel düşüncenin ya da kavramın özelliği.
ÇIĞIL
İri kumlu toprak. Çakıl ve taş yığını. Kalabalık. İri saman: Biz çığılları hep yakarız. Başa takılan yirmilik altın. Taşlı yol, patika. İri saman.