Kelimeler arşivi içinde; başında "mevzu" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. mevzu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu mevzu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde mevzu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MEVZUBAHİS
MEVZUSUZ
MEVZUAT, MEVZULU, MEVZUNE
MEVZUN
MEVZU
MEVZU
Konu.
MEVZUBAHİS
Söz konusu. Adından söz edilen.
MEVZUSUZ
Konusuz.
MEVZUN
Biçimli, düzgün, oranlı, uyumlu. Ölçülü.
MEVZUAT
Bir ülkede yürürlükte olan yasa, tüzük, yönetmelik vb.nin bütünü. Sandık, çuval, teneke gibi içine ticaret malı konulan koyacaklar.
MEVZUNE
Biçimli, yakışıklı. Güzel.
MEVZULU
Konulu.
Bu bölümde tanımı içerisinde MEVZU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜZENLEME
Düzenlemek işi, tertip, organizasyon. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon.
GALMAK
Kalmak. Gelmek, bk. gâlmak. Geri dönmek, dönüşü olmak. Ele almak, bahis mevzuu etmek - sirt yera galmak: mağlup olmak, yenilmek. Gelmek, intikal etmek. Ulaşmak, değmek - uzeruna gâlmak hücum etmek, saldırmak.
LAF
Söz, lakırtı. Konu, mevzu, bahis. Konuşma. Dedikodu. "Öyle şey olamaz, bu sözün hiçbir değeri yok" anlamlarında hafifseme yollu kullanılan bir söz. Sonuçsuz, yararı olmayan söz.
KONU
Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.
ODALAR
Üyelerinin ortak mesleki gereksinimlerini karşılamak, mesleki etkinlikleri kolaylaştırmak ve mesleğin toplumsal çıkarlara uygun olarak gelişmesini sağlamak, üyelerinin birbirleri ve halk ile olan ilişkilerinde karşılıklı güven ortamını oluşturmak, kuruluş yasasında ve mevzuatında yer alan görevleri yerine getirmek amacıyla kamu tüzel kişiliğine sahip olarak kurulan meslek kuruluşları. Kars ili, Karakurt nahiyesine bağlı bir bölge.
MEVZÜ
Arapça kökenli mevzû': mevzu.
KONUSUZ
Konusu olmayan, mevzusuz.
BİÇİMLİ
Herhangi bir biçimde olan. Uygun olarak, yakışacak bir biçimde. Düzgün. Biçimi güzel olan, mevzun.
KONULU
Konusu olan, mevzulu.
UYUMLU
Uyumu olan, ahenkli, mevzun, imtizaçlı.
ANDA
Kardeş. Fındık, bir fındık türü. Orada. Onda, o Hususta, o mevzuda. Oraya. O zaman.
ÖLÇÜLÜ
Ölçüsü alınmış, ölçülmüş. Dikkatli, düşünerek. Ilımlı. Belli bir ölçüye göre düzenlenmiş olan (manzume, düzyazı), vezinli, mevzun. Belirli bir ölçüde olan. Dar.