METAL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "metal" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. metal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu metal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde metal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

METALYAPIBİLİM, METALLOPROTEİN

13 harfli kelimeler

METALBİLİMSEL

12 harfli kelimeler

METALİMNİYON

11 harfli kelimeler

METALOGRAFİ, METALİMNİON, METALLENMİŞ

10 harfli kelimeler

METALLOSEN, METALÜRJİK, METALENZİM, METALBİLİM

9 harfli kelimeler

METALURJİ, METALÜRJİ, METALAZON

8 harfli kelimeler

METALOİT, METALSEL, METALSİZ

7 harfli kelimeler

METALİK, METALSİ

5 harfli kelimeler

METAL

Bazı kelimelerin anlamları

METAL

Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Bu maddeden yapılmış.

METALİMNİON

Göllerde ılıman yüzey tabakasıyla soğuk dip tabakası arasında kalan ve ani sıcaklık değişimi gösteren tabaka, termoklin.

METALÜRJİK

Metal bilimsel.

METALOGRAFİ

Maden, alaşım ve maden filizlerinin yüzeylerini, kesitlerini ve billurlaşma özelliklerini mikroskopla inceleyerek çözümünü yapan bilim kolu.

METALÜRJİ

Metal bilimi.

METALENZİM

Metal (iyon) taşıyan enzim.

METALBİLİMSEL

Metalbilime özgü olan.

METALBİLİM

Genellikle elementlerin, özellikle metallerin, özütleme, eritme, dökme, mekanik işleme, ısıl işlem ve yüzey işlemlerinin yöntem, özellik, kural ve yasalarını inceleyen bilim dalı.

METALAZON

Tiyazit grubu işetici ilaç.

METALİMNİYON

Göl ekosisteminde epilimniyon ile hipolimniyon zonları arasındaki geçiş zonu.

METALLOSEN

Ferrosein gibi organik sentezlerde kullanılan siklopentanilin geçiş metali ve metal halojenürleriyle oluşturduğu organo metalik koordinasyon bileşiği.

METALLOPROTEİN

Yapısında prostetik grup olarak bir veya birden fazla metali bulunduran proteinlerin genel adı.

METALLENMİŞ

Metallenim işlemi uygulanmış olan.

METALOİT

Metalsi.

METALURJİ

Minerallerden (filizlerden) metallerin hazırlanması ile ilgili bir bilim dalı.

METALYAPIBİLİM

Metallerin içyapılarını, gözetleç, x-ışınları ya da mekanik deneyler yoluyla inceleyen, araştıran metabilim kolu.

  -   -   -  

Anlamında METAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde METAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANTİKATOT

Basıncı azaltılmış bir elektrik boşalma tüpünde, katot ışınlarını durdurmak için tüp içerisinde katot karşısına yerleştirilen genel olarak metal yaprak.

AMETAL

Metal olmayan element.

BAR

Anadolu'nun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu. Halter sporunda ağırlığı oluşturan kiloları birbirine bağlayan metal çubuk. Danslı, içkili eğlence yeri. Ateşten, mide bozukluğundan, ağızda, dil ve dişlerde meydana gelen acılık, pas. Ayaküstü içki içilen eğlence yeri. Hava basıncı birimi. Amerikan bar.

ALKALİ

Alkali metallerin hidroksitleriyle amonyum hidroksitin genel adı.

ARSENİK

Atom numarası 33, atom ağırlığı 74,91, yoğunluğu 5,7 olan, atmosfer basıncı altında 450 °C'de süblimleşen, maden filizlerinde çok yaygın bulunan, metal görünümünde basit element, sıçanotu, zırnık (simgesi As).

ALAŞIMLAMAK

Metale, alaşım elementlerini eriterek katmak.

BAĞCI

Bağ yetiştirip ürününü satan kimse. Bağlayan veya soğuk haddehaneden çıkan metal şerit bobinlere bant yapıştıran kimse.

BETONARME

Yapıda gücü, esnekliği artırmak için metal ve çimentodan yararlanma yöntemi, demirli beton. Bu yöntemle yapılmış.

ALAŞIM

Bir metalin belli oranlarda bir veya birkaç metalle ergimesiyle oluşan yeni metal, halita.

AVİZE

Tavana asılan, şamdanlı, lambalı, cam veya metal süslü aydınlatma aracı.

BİGUDİ

Kadınların saçlarını kıvırmak için kullandıkları, metal, sünger veya plastikten, boru biçiminde küçük araç, sarmaç.

ASA

Bazı ülkelerde, hükümdarların, mareşallerin, din adamlarının güç sembolü olarak törenlerde taşıdıkları bir tür ağaç veya metalden değnek. İhtiyarların baston yerine kullandıkları uzun sopa.

ÇANAK

Toprak, metal vb. bir maddeden yapılmış yayvan, çukurca kap. Göstermelik, yalan yanlış, önceden belirlenmiş sonucu almaya yönelik. Göz çukuru. Çiçeğin en dışında bulunan yeşil yaprakların tümü. Çevresine göre alçakta bulunan, derinliği genişliğinden az olan arazi.

ÇAPAK

Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı. Metal veya toprak eşya kenarlarında bulunan pürüz. Madenler dövülürken sıçrayan ince, ufak parça. Sazan familyasından, vücudu yandan basık, 50 santimetre uzunluğunda, 4-5 kilogram ağırlığında, sarı pullu, eti tatsız, kılçıklı bir tatlı su balığı (Abramis brama).

BARET

Küçük takke, papaz takkesi. İşçilerin başlarına giydikleri, metal veya plastikten yapılmış koruyucu başlık. Bir süs iğnesi türü.

AKORDİYON

Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.

CEBİRE

Kırık ve çıkık kemikleri yerinde tutmak için kullanılan tahta, mukavva veya tenekeden yapılmış, üzeri sargıyla kaplanan levha, süyek, koaptör. Rayları iki ucundan birbirine bağlamak için kullanılan delikli metal çubuk.

BÖCEKKABUĞU

Mor ile yeşil arasında ve metal parlaklığında olan renk. Bu renkte olan.

BÜTAN

Metal bidonlar içinde az bir basınç altında sıvılaşan, yakıt olarak yararlanılan HC formülündeki hidrokarbür gazı.

BASTON

Yürürken dayanmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış olan araç. Geminin baş tarafındaki yatık direğin dışarıya doğru uzanan parçası.