Sonu MERKEP ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "merkep" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu merkep ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında merkep olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde merkep olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MERKEP

Eşek.

  -   -   -  

Anlamında MERKEP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MERKEP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SERÜK

Taşıma sırasında merkeplerin semeri üzerine yüklenen yükleri sarmakta kullanılan urgan. (Akbaş, Kamanlar Güdül Ankara).

MERKİB

Merkep.

MEKEP

Merkep.

EŞEKÇİLİK

Eşekçinin yaptığı iş, merkepçilik.

CILBIR

Yoğurtlu yumurta. Et, ıspanak ve yumurtadan yapılan yemek. Soğan, domates ve et suyu ile yapılan sulu yemek. Makarna ve erişteden yapılan sulu yemek. Yağda kızartılmış balık üstüne limon ve sarmısak dökülerek yapılan yiyecek. Manda ve öküzleri yürütmek için çenelerinin altına gelecek şekilde konulan sivri demir. Satılan hayvanın ipi için alınan para. Yırtık pırtık. Hayvanların yular başlığının çene altındaki halkasına bağlanan ip veya takılan zincir. Yulara takılan ip. Merkep yuları. (Kamanlar Güdül Ankara).

EŞEK

Atgillerden, uzun kulaklı binek ve hizmet hayvanı, merkep, karakaçan, uzun kulaklı (Equus asinus). Odun kesme, duvar örme, sıva yapma vb. işlerde kullanılan üç veya dört ayaklı sehpa.

GIRIK

Bir çeşit melez köpek. Kadının yasaya ve töreye aykırı olarak ilgi kurduğu erkek, sevgili. Arkadaş, dost. Babası belli olmayan çocuk, piç. Biçilen kumaşın işe yaramayan küçük parçaları. Küçük ve çevik hayvan: Bizim merkep çok gırıktır. Bağ budamaya yarayan bıçak. Tığ. Ekmeği fırından çıkarmaya yarayan ucu çengelli araç. Boş: Bu iş gırığa çıktı. Kırık baş hayvan. Kırıntı. Kadının törelere aykırı olarak ilgi kurduğu erkek, sevgili. Testi. (Dodurga Bozüyük Bilecik). Fırın küreği. (Zeyve Söğüt Bilecik).

GAMER

Merkep. Katmer.

GÖREMEZ

Yeni doğurmuş hayvanın ilk sütü. Merkep sırtındaki tulumda çalkanan çiğ sütten elde edilen yağ. Ekmekle yenen, taze sütle, ekşi sütün yoğurt kıvamındaki karışımı. Ekmeklik ve tohumluk olarak kullanılan, buğday ve arpa karışığı. Ekşimiş süde tazesi katılarak yapılan peynir gibi yiyecek.

HALAZLAMA

At, merkep ve katırın derisinde çıkan kabarcıklar.

IMBIŞ

Ağır yürüyen (hayvan): Bizim merkep çok ımbış bir hayvandır, gayet ağır gider.

ÇÜŞÜK

Çocuk dili ile merkep. Cevizin kofu. Pamuk kabuğu. Yapışık meyve.

GEDER

Bağ çubuklarını toprağa daldırarak çoğaltma yolu, çelikleme. Merkep. Alın yazısı. Küçük, büyük çuval. Kadar. Kadar (ğedder, geden, gedin, geddin ğetten, gartin şekilleri de vardır).

EŞEKÇİ

Eşeklerle yük taşıyan veya insan gezdiren kimse, merkepçi.

GÖZDEKİ

Sığırlarda, yük hayvanlarında, sıkıntı yüzünden gözde kanın toplanması ve gözün sertleşmesi hastalığı. Halk arasında yem yiyen bir hayvana bakan aç bir hayvanın imrenmesinden meydana geldiği sanılan, çoğunlukla at ve merkeplerde görülen göz zarının sertleşmesi hastalığı.

EMŞELMEK

At ya da merkep, üzerine binilirken sırtındaki yaradan ya da alışkanlıktan dolayı arkasını kolaylıkla binilecek şekilde yere doğru alçaltmak.