Kelimeler arşivi içinde; başında "merhamet" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. merhamet ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu merhamet ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde merhamet olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
MERHAMETSİZCESİNE
MERHAMETSİZLİK
MERHAMETSİZCE
MERHAMETSİZ
MERHAMETEN, MERHAMETLİ
MERHAMET
MERHAMET
Bir kimsenin veya bir başka canlının karşılaştığı kötü durumdan dolayı duyulan üzüntü, acıma.
MERHAMETSİZCE
Merhamet etmeksizin, merhametsiz bir biçimde, acımadan, merhametsizcesine, kalpsizce.
MERHAMETSİZLİK
Acımama durumu, katı yüreklilik, katı kalplilik, taş yüreklilik, taş kalplilik, kalpsizlik.
MERHAMETEN
Acıyarak, merhamet ederek.
MERHAMETLİ
Acıması olan, merhamet eden.
MERHAMETSİZCESİNE
Merhametsizce.
MERHAMETSİZ
Acıması olmayan, katı yürekli, katı kalpli, taş yürekli, taş kalpli, kalpsiz.
Bu bölümde tanımı içerisinde MERHAMET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACINDIRMAK
Birinin acımasına yol açmak, birini merhamete getirmek.
ACIMAK
Tadı acı duruma gelmek, acılaşmak. Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek. Merhamet etmek. Acılı, ağrılı olmak.
ABDÜLGAFUR
Suç bağışlayan, merhamet eden Tanrı'nın kulu.
ACIK
Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Keder, ıstırap, elem. Merhamet, şefkat. Hiddet, gazap, öfke. Sıkıntı, eziyet: Şu işi görürken bana acık etme. Yaban armudu, ahlat. Sumak yaprağı, nar, ceviz, palamut kabuğu, şap gibi şeylerden yapılan ve içine boyanacak bez atılan sıvı. Azıcık, biraz. Acı, dert, ıstırap.
KARINCAEZMEZ
Çok merhametli, ince duygulu (kimse), karıncaincitmez. Yavaş hareket eden.
KATI
Sert, yumuşak karşıtı. Taşlık. Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan, sulp. Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim. Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. Çok, aşırı derecede.
ACIMA
Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.
GADİR
Haksızlık etme, zarar verme. Acımasızlık, merhametsizlik, kıygı.
İSTİRHAM
Yalvarma, merhamet dileme.
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.
RAHMAN
Herkese, her canlıya merhamet eden (Tanrı).
GAFUR
Çok bağışlayıcı, merhamet eden ve bağışlayan (Tanrı).
CEBERUT
Acımasız, merhametsiz, zorba. Tasavvufta Allah'a varmanın üçüncü basamağı. Tanrı'nın her şeyin üstünde olan kudreti.
RAKİK
İnce, narin. Merhametli, yufka yürekli.
ABDÜRRAUF
Çok merhamet eden, esirgeyen Tanrı'nın kulu.
ABDÜRRAHİM
Merhametli, esirgeyen, koruyan Tanrı'nın kulu.
KALPSİZ
Merhametsiz.
GADDAR
Acıması olmayan, başkalarına haksızlık eden, merhametsiz, katı yürekli, insafsız davranan, kıyıcı (I).
RAHMET
Birinin suçunu bağışlama, yarlıgama, merhamet etme. Yağmur.
LANETLEMEK
Kargımak, beddua etmek, lanet etmek. Dinden kovmak. Tanrı, merhametinden yoksun bırakmak.