Sonu MERAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "merak" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu merak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında merak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde merak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MERAK

Bir şeyi anlamak veya öğrenmek için duyulan istek. Kaygı, tasa. Bir şeyi edinme, yapma, bir şeyle uğraşma isteği. Düşkünlük, heves.

KIRKMERAK

Çok meraklı, her şeyi anlamak isteyen.

  -   -   -  

Anlamında MERAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MERAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KOLEKSİYONCU

Koleksiyon yapmaya meraklı kimse, derlemci.

FİLOZOF

Felsefe ile uğraşan ve felsefenin gelişmesine katkıda bulunan kimse, felsefeci, feylesof. Sakin, kendi hâlinde yaşayan kimse. Felsefe yapmaya meraklı olan kimse.

MERAKLILIK

Meraklı olma durumu.

ARAŞTIRICI

Araştırmacı. Meraklı.

AMATÖR

Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı (kimse), özengen, profesyonel karşıtı. Bir işi meslek veya alan uzmanı olmadan yapan. Beceriksiz. Acemi.

MERAKLANMA

Meraklanmak işi.

KOKETRİ

Beğenilme merakı. Şıklık, hoşluk.

FANTEZİST

Fantezi meraklısı, fanteziye düşkün kimse.

KUŞBAZ

Süs kuşları yetiştiren kuş meraklısı kimse. Padişahların av kuşlarını yetiştiren görevli.

HEVESLİ

Bir şeye, bir işe istek duyan veya merak sarmış olan, istekli, heveskâr.

DİLSEVER

Ana dilini öne çıkaran, dil bilinci olan (kimse). Yeni bi dil öğrenmeye meraklı olan (kimse).

MERAKLANIŞ

Meraklanma işi.

MERAKLANDIRMA

Meraklandırmak işi.

İLGİLENMEK

İlgi göstermek, alakalanmak. Bir konu üzerinde çalışmak, uğraşmak. Görev gereği bir sorumluluğu yerine getirmek. Ağırlamak. Bir şeyi çekici bulmak. Birine karşı yakınlık duymak. Bakmak. Bir şeye karşı merak duymak.

ACABA

Şüphe, kuşku. (a'caba:) Merak, kararsızlık veya kuşku anlatan bir söz, acep.

DÜŞKÜN

Bir şeye kendini aşırı vermiş olan, çok bağlı, âşıklı, tutkun. Geçim sıkıntısına düşmüş. Yoksulluk sebebiyle mutluluk ve refahını yitirmiş. Meraklı. Yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle çalışma gücünü yitirmiş. Kötü yola düşmüş, ahlaksız. Değer ve onurunu yitirmiş.

DÜĞÜM

İplik, ip, halat vb. bükülebilir şeyleri kıvırıp kendi üzerine veya birbirine dolayarak yapılmış olan boğum. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan kararlı dalgalarda titreşim genliğinin sıfır olduğu noktalardan her biri. Anlaşılamayan, çözülemeyen karışık durum. Bilgisayar ağında başka birimlerle iletişim kurma yeteneği olan yazıcı, sunucu, bilgisayar vb. birim. Edebî eserlerde çapraşık olguların çözümlenmeden önce toplandığı en büyük merak unsuru.

MERAKLANDIRMAK

Meraklanmasına yol açmak, kaygılandırmak, tasalandırmak.

MERAKSIZLIK

Meraksız olma durumu.

GASTRONOMİ

Yemeği iyi yeme merakı. Sağlığa uygun, iyi düzenlenmiş, hoş ve lezzetli mutfak, yemek düzeni ve sistemi.