Sonu MELLE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "melle" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu melle ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında melle olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde melle olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

MELLE

Duvarcı aracı, mala. Mahalle.

HELLEMELLE

Çok pişen yemeğin dağılmış, erimiş durumu:Nohut hellemelle olmuş.

HAMMELLE

Gerdanlık.

  -   -   -  

Anlamında MELLE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MELLE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÖNSEZİ

Hiçbir belirti yokken bir şeyin olacağını sezme, içe doğma, hissikablelvuku, altıncı duyu, altıncı his. Temellendirilmeyen duygu, verilmemiş olanın, bilinmeyenin, özellikle gelecekle ilgili olanın önceden duyulması.

TEMELLENDİRME

Temellendirmek işi.

KÖKTENCİLİK

Bilimde, dinde, siyasette kökten yenilikler yapma eğilimi, radikalizm. Yaşama biçimlerini, yaşama ilişkilerini eleştirip kökten değiştirme eğiliminde sonuna kadar giden görüş. Ele alınan konunun temel nedenlerine, köklerine kadar inen düşünce biçimi, radikalizm. Kurulu düzenin temellerine yönelik toplumsal ve ekonomik değiştirmelerden yana olan tutum veya öğreti, radikalizm.

GRAMERÖNCESİ

Dilde gramer denecek bir yöntem temelleşmeden önceki zamana değgin olan.

BAKOZ

Ağaç temellerin küçük parçaları: Misafir odasının bakozları hafif kaldı.

AGNESİ

1718-1799. Maria Gaetana Agnesi, İtalyan matematikçisi. 1748 yılında basılmış "Analizin Temelleri" kitabında herbir küp denkleminin üç kökü olduğunu ispatlamıştır. Matematikte Agnesie eğrisi onun adı ile anılmaktadır.

RİMELLEME

Rimellemek işi.

ESASLANMAK

Temeli sağlamlaşmak, temelleşmek. Kökleşmek.

HİPOSTAZ

Bazı felsefe ve din kuramlarının dayandığı temellerden her biri, uknum.

BAŞMAKYAJCI

Bütün makyaj çalışmalarını yöneten, sanatçılara göre makyaj çeşitlerini, karakter makyajlarının temellerini saptayan kimse.

ELEŞTİRİ

Bir insanı, bir eseri, bir konuyu doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek amacıyla inceleme işi, tenkit. Özellikle bilginin temellerini ve doğruluk durumunu inceleme, sınama, yargılama. Bir edebiyat veya sanat eserini her yönüyle değerlendirerek anlaşılmasını sağlamak amacıyla yazılan yazı türü, tenkit, kritik.

TEMELLEŞTİRME

Temelleştirmek işi.

ÇEĞMELLENME

Çeğmellenmek işi.

TEMELLENME

Temellenmek işi.

DOĞAÖTESİ

Duyularımızla algılayamadığımız varlıkların sebeplerini ve temellerini araştıran felsefe, fizikötesi, metafizik. Akıl ve sezgiyle elde edilen ilk ilkeleri veya mutlak bilgiyi konu alan felsefe, fizikötesi, metafizik. Bu felsefeyle ilgili olan.

KÜFÜR

Sövme, sövmek için söylenen söz, sövgü. Tanrı'nın varlığı ve birliği gibi dinin temellerinden sayılan inançları inkâr etme.

HİM

Temel: Bu evin himi çürüktür. Köşe, aralık: Himden sepeti çıkar. Çalılık, dikenlik yer. Büyük taş. Arapça kökenli him: Duvarın temelle birleşen kenarları (Erzincan Merkez). Temel. Arapça kökenli him:temel; sır.

CİSMANİ

Cisimle, bedenle ilgili. Dinî bir inanışla ilgili düşüncelere bağlı olmayarak yalnız maddi temellere dayanan, ruhani karşıtı.

TEMELLEŞME

Temelleşmek işi.

TEESSÜS

Kurulma, ortaya çıkma. Yerleşme, temelleşme, kökleşme.