Kelimeler arşivi içinde; sonunda "meclis" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu meclis ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında meclis olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde meclis olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MECLİS
MECLİS
Bir konuyu konuşmak veya görüşmek için yapılmış olan toplantı. Bir konuyu konuşmak veya görüşmek için bir araya gelmiş kimseler topluluğu. Dostlar toplantısı. Bu toplantının yapıldığı yer, şûra.
Bu bölümde tanımı içerisinde MECLİS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GENSORU
Türkiye Büyük Millet Meclisinde başbakana veya bakanlardan birine, milletvekilleri tarafından açılan ve sonunda soruşturma yapılması istenebilen soru, istizah.
KURULTAY
Ulusal ya da uluslararası bilimsel toplantı. Bir kuruluşun, gündemindeki sorunları, temel konuları konuşmak ve yeni kurullar seçmek üzere belli sürelerle veya gerektikçe yaptığı genel toplantı, kongre. Eski Türklerde devlet işlerinin görüşülüp karara bağlandığı meclis.
BİRLEŞİM
Birleşme işi. Döllenmek için erkekle dişi hayvanın bir araya gelmesi. Bir meclisin bir gün içindeki toplanmaları, inikat.
KAMARA
Gemilerde oda. İngiltere yasama meclisi.
SENATO
Bazı ülkelerde yaş ve eğitimlerine göre seçilmiş parlamento üyelerinden oluşan meclis. Üniversite yasasına göre seçilen ve rektör başkanlığında toplanan yüksek karar organı. Eski Roma'da özellikle soylulardan oluşan yöneticiler meclisi. Senatörlerin toplandıkları yer.
DÖNEM
Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Yarıyıl. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre.
BEZM
İçki meclisi, dost toplantısı.
KONVANSİYON
Anlaşma. Bir anayasa yapmak veya bir anayasayı değiştirmek için toplanan olağanüstü geçici meclis.
DİVAN
Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis. Sedir. Meclis. Divan edebiyatı şairlerinin şiirlerini topladıkları eser.
OTURUM
Bir meclis veya kurulun çözümlenmesi gereken sorunları görüşüp tartışmak için yaptığı birleşimlerden her biri, celse. Bilimsel toplantıların aynı anda veya art arda gerçekleştirilen bölümlerinden her biri, seksiyon. Seans.
KAMUTAY
Türkiye Büyük Millet Meclisinin genel kurulu.
PAPA
Roma Katolik kilisesinin, bir meclis tarafından seçilen, Vatikan'da oturan ve Hz. İsa'nın vekili sayılan başkanı.
KONGRE
Çeşitli ülkelerden yöneticilerin, elçilerin, delegelerin katılmasıyla yapılmış olan toplantı. Amerika Birleşik Devletlerinde Temsilciler Meclisi ile Senato'nun bir aradayken aldıkları ad. Kurultay.
KONSEY
Yönetim görevi yüklenmiş kimselerden oluşan topluluk. Bazı sorunları görüşüp tartışmak için toplanan meclis.
TATİL
Kanun gereğince çalışmaya ara verileceği belirtilen süre, dinlenme. Okul, meclis, adliye vb. kuruluşların çalışmasını durdurduğu veya kapalı bulunduğu dönem. Eğlenmek, dinlenmek amacıyla çalışmadan geçirilen süre.
ÖNERGE
Meclis, kongre vb. resmî bir toplantıda, herhangi bir konu veya sorunla ilgili olarak bir öneride bulunmak için üyelerden biri veya birkaçı tarafından başkanlığa verilen, oya sunularak karar verilmesi istenen yazılı kâğıt, takrir.
PARLAMENTO
Başlıca görevi yasama, devlet bütçesini çıkarma, hükûmeti denetleme olan ve üyeleri halkoyu ile belirli bir süre için seçilen meclis veya meclisler, yasama kurulu, yasama meclisi, yasama organı.
MİLLETVEKİLİ
Anayasaya göre millet meclisine seçimle giren millet temsilcisi, mebus, parlamenter, vekil.
KANAT
Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ. Fırıldak biçiminde olan şeylerde kol. Meclis, parti vb. topluluklarda düşünce yönünden özellik gösteren taraflardan her biri. Balıklarda yüzgeç. Angıç. Yan, taraf. Futbol, hentbol vb. takım oyunlarında hücum hattının sağ ve sol bölümü. Bir uçağın havada durmasını sağlayan taşıyıcı aerodinamik güçlerin etkilediği yatay yüzey. Kapı, pencere, dolap gibi dikine açılıp kapanan şeylerin kapağı. Savaş düzenindeki ordunun iki yanından her biri, cenah.
SIRA
Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi. Nöbet. Bu biçimdeki topluluğun durumu. Ardı, arkası, önü ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kuran ve "ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde" anlamlarında kullanılan bir söz. Düzen. Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman. Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya. Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu. Tahtadan oturak.